Başkanın Mesajı

NEDEN İSAB?

İnsanların  yaşadıkları topluma karşı sosyal sorumluluklarının olması ve bu sorumluluğu sivil toplum kuruluşları ile karşılamaları günümüzde  çok daha büyük önem kazanmıştır.

Bütün gelişmiş toplumların yapısında ulusal ve uluslararası kuruluşların izleri ve etkileri bulunmaktadır.

Her şeyi devletten beklemek yerine münferit çabaları birleştirerek belirli alanlarda topluma faydalı olma gayretinin  tarih boyunca var olduğu bilinen bir gerçektir.

Topluma hizmet sunmak amacıyla hareket eden, gönüllü insanlar tarafından kurulan, siyasi yönü bulunmayan ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar; şüphesiz kısa adıyla STK olan “Sivil Toplum Kuruluşları”dır.

Sivil toplum kuruluşları, pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de, genellikle toplumun dinamik, değişime öncülük eden ve insanların duyarlılıklarını dile getiren kuruluşlar olarak önemini ve değerini zirveye taşımaktadır.

2015 yılında kurmuş olduğumuz “İslam Ülkeleri Akademisyenler Birliği” (İSAB) de bunlardan bir tanesidir.

İyi niyet ve sorumluluk duygusuyla yürüttüğümüz faaliyetler, aydınlık ve huzurlu bir geleceğe doğru yürümemize son derece önemli ve yararlı katkılar sağlamaktadır.

İşte biz de  gönüllü bilim insanları olarak; hizmet yarışında yeni, faydalı ve güzel bir çığır açmak  için bu birliği kurduk.

Yeryüzünde adalet, barış ve huzur ortamının sağlanmasına ve gelişmesine katkıda bulunmak için  İslam Ülkeleri Akademisyenler Birliğini kurduk.

Özellikle Eğitim, Kültür ve Teknoloji Bilimleri alanında müşterek araştırmalar ve çalışmalar yapmak, projeler geliştirmek ve uygulamak için kurduk.

Biz İslam Ülkeleri Akademisyenler Birliğini ve Vakfını, Dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek tespit edilen problemlerin çözümüne bilimsel katkıda bulunmak ve bu konuda aydınlatıcı yayınlar yapmak için kurduk.

Biz bu sivil toplum kuruluşları, Uluslararası ortak tarihi ve kültür değerlerimizin tanıtılmasına yönelik bilgi birikimlerimizi paylaşmak  için kurduk.

Ve hepsinden önemlisi genç akademisyenlerin enerjisi ile yılların bilgi birikimine sahip yaşı kemale ermiş saygıdeğer hocalarımızın bilgeliğini buluşturmak için 57 Ülkeden öemli kriterlerle seçtiğimiz mesleğinde üstün başarı elde etmiş Akademisyen, Yönetici, Bürokrat, İş  adamı, Sağlıkçı ve Hukukçulardan oluşan şimdilik 3.413 seçkin ve saygın insanla kurduk..

Biz gönüllüler olarak niyetimizi Seyyid M. Avni Özmansur Üstadımızın kaleme aldığı şu altın değerindeki mısralarıyla İslam Ülkelerine ve dolayısıyla bütün dünyaya  duyuruyoruz:

“ Bizim gönlümüz ne servet, ne şöhret sevdasında,

Bizim gönlümüz gerçekten bir millet sevdasında,

Öylesine millet ki, Hak ölçüsü tek delil,

İnsanları müsavi seçilmişleri ehil…

Baş gövdeden süzülme, tamam vücuda hakim,

Ömeru’l Faruk gibi hem adil, hem müstakim…

Her an Allah’a hesap vermekte olsun ruhu…

Asla yaklaşamasın dalkavuklar güruhu..

Hükumet Hakka bağlı, halk hükumete meftun,

Minareler yükselsin yer yönde sütun sütun…

Yanı başında ilim kaynağı fakülteler…

İslam nezahetiyle hocalar, talebeler…

Bir akış gibi uygun, bir akış kadar canlı…

Bir topluluk ki teker teker imanlı…

Ceviz kabuğu nasıl korursa öz içini,

Teknikleşen bu millet öyle korusun Din’i…

Bugün mensubu olmakla iftihar ettiğimiz büyük Türkiyemiz’de Bilimsel araştırmalar, çalışmalar ve projeler, Devlet tarafından teşvik edilmektedir.

Ülkemizde son 16 yılda Devlet eliyle yürütülen “Her şehre Bir Üniversite” kampanyası 80 milyon insanımız tarafından büyük ilgi görmüş, sevinç ve takdirle karşılanmıştır.

16 yıldan beri iktidarı elinde tutan  istikrarlı, uyumlu ve başarılı Hükumetimiz,  2017 yılı bütçesini 645 milyar olarak belirlemiş, bunun %20‘sini yani 122 milyar Türk Lirası Milli Eğitim, YÖK ve ÖSYM’ye tahsis etmiştir.

Bu rakamlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin, rakabet ortamında Eğitime, kültüre, Yüksek Öğrenime, Akademik çalışmalara, bilimsel araştırmalara ve gençlerin istikbaline ne kadar önem verdiğinin en açık belirtisidir.

Her toplumu bir tek kişi kabul etsek ve toplumu meydana getiren güçleri de o kişinin organları kabul etsek; gençliğin kalp makamında olduğunu görürüz…

Kalp, bedene hayat veren kan damarlarının enerji kaynağıdır.

Bedenin sağlıklı veya hasta olması, kalbin sağlıklı ve hasta olmasıyla ilgilidir.

Sağlam kalp, hem kendinin hem de bedeninin sağlıklı yaşamasını sağlar. Hasta kalp, kendisinin de, bedeninin de ölümünü hazırlar…

Bunun içindir ki Allah gençlere daha fazla önem vermiş, Peygamberler gençlik üzerinde daha çok durmuş ve toplumlar en değerli varlıklarını gençlere emanet etmişlerdir.

Bir toplum, gençliğini yetiştirirken onu; midesinden daha çok ruhunu doyuracak gıdalarla beslemişse; o gençlik, o toplumun her yönden kurtuluşunu ve kalkınmasını sağlamaya aday demektir.

“İSAK VAKFI” adıyla kuracağımız üniversitede bu özelliklerde bir gençlik yetiştirmek, başta Türkiye olmak üzere İslam Ülkelerinin  özellikle teknolojik, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmalarına yönelik İstihdam odaklı yatırımlar yapmak   en büyük arzumuz ve hedefimizdir.

Eğitime, kültüre, akademik çalışmalara verdikleri önem ve değerden dolayı Devlet Başkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN Beyefendi’ye şahsım ve Üyelerimiz adına şükranlarımızı sunuyorum.

Yeni Başkanlık döneminde kendilerine ve Kabine Üyelerine üstün başarılar diliyorum.

Saygılarımla…

Prof. Dr. Bayram Altan

İslam Ülkeleri Akademisyenler Birliği Genel Başkanı