Makaleler

Savaşın Kaynağı ve Barış – Prof. Dr. Remzi Kaya®

Din insanlığın yaratılmasıyla başlamıştır. Buna fıtrat ismi verilir. Yüce Allah insanlığı da ilk insanla başlatmış, tanışmaları ve bir arada yaşamaları için farklı ırk ve kabilelere ayırmıştır. Yaratıcı insanları dünyaya göndermekle kalmamış, mutlu olmaları için, peygamberleri aracılığı ile gerekli bilgileri vermiştir. İnsanların barış ve huzur içinde olmaları, bu kuralları yerine getirmeleri ile mümkün görülmüştür. İnsanlar yaratılış itibariyle bir ve aynı temel haklara sahiptirler. İnanma veya inanmama kişinin kendisinin vereceği karardır. Temel haklara sahiptir.  Temel haklar olarak bilinenler; akıl, din, nesil, can ve

Devamını Gör »

İlk İslâmcı Dergilerden Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad Dergileri Örnekliğinde İslâm Birliği İdeali – Prof. Dr. Âdem EFE

Meşrutiyet’in veya Hürriyet’in ilanı olan 10 Temmuz 1324/24 Temmuz 1908 tarihinden itibaren Osmanlı-Türk siyasal, kültürel, entelektüel ve düşünsel alanında büyük değişim ve dönüşümler yaşanmıştır. Bu dönemde Milli Kütüphane, Hazine-i Evrak, Milli Musiki, Milli Filmcilik Türk Gücü, Türk Ocağı, Hilal-i Ahmer, Himaye-i Etfal, Müdafa-i Milliye ve Donanma gibi birçok dernek kurulmuş, kadın hakları konusunda iyileştirmeler yapılmış, eğitim konusunda büyük atılımlar görülmüştür. Evkaf, İtibar-ı Milli ve Ziraat gibi bankalar kurulmuştur. Yine II. Meşrutiyet‟in ilan edilmesiyle birlikte Türk basınında yeni

Devamını Gör »

Bir Dini Grup Olarak Tarikatlara Yönelimin Psikososyolojik Nedenleri – Prof. Dr. Muammer Cengil

Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam toplumlarında yüzyıllardır maddi hayatın kıskacında sıkışan insanlar için dini yaşantının bir boyutu olarak çıkış yolları sunan tasavvuf ekolleri vb. dini oluşumlar günümüzde de aynı şekilde dini hayatın bir boyutu olarak varlığını devam ettirmektedir.  İslam toplumunda karşımıza çıkan ilk dini grup formu tasavvuf ekolleri olarak ifade edilebilir. IX. Yüzyılın başlarında ortaya çıkan ve İslam mistisizmi olarak tanımlayabileceğimiz tasavvuf hem dinin bir yorumu, hem de bizatihi kendisi olarak geniş kitleler tarafından kabul

Devamını Gör »

KONU: İSLAM ÜLKELERİNİN ORTAK HAREKET ETMESİNDE VE KALKINMASINDA AKADEMİSYENLER VE AKADEMİK KURULUŞLARIN ROLÜ

KAZIM DALKIRAN Dr. Emekli General İslam Ülkeleri Akademisyenler (İSAK) Vakfı Temsilcisi                                                                          ÖZET             Bu makalede İslam Ülkelerindeki inanan insanların daha fazla refah ve huzur içerisinde yaşaması için ülkelerin ve ortak olarak ihtiyaç duyulan konulalarında akademik çalışmaların yapılması incelenmiştir.’’ Bir elin nesi var iki elin sesi var’’ atasözümüzde olduğu gibi gayretlerin birleştirilmesinden sinerji doğacaktır. Akademisyenler ve Akademik kuruluşların ortak hareket etmesinin nasıl sağlanabileceği, uluslararası kurum ve kuruluşların birleştirici ve kurumsal yapılarının kullanılması imkanları değerlendirilmiştir. BM,

Devamını Gör »

İSRAİL YAKTIĞI ATEŞTE YANACAK!…

Barbar Siyonistler, bugün de Hamas Lideri İsmail Heniye”yi şehid etti. İsrail’in, kutsal aylar, günler ve geceler demeden Filistinli müslümanlara yönelik en acımasız saldırıları, dünyanın dört bir yanından gelen tepkilere rağmen 1948’den bu yana bütün şiddetiyle devam ediyor!… İsrail Başbakanı Netenyahu, İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant, İsrail Genel Kurmay Başkanı General Herzi Halevi ve bazı askeri yetkililer biraraya gelerek silahsız ve savunmasız Gazzeli müslümanlara saldırma, hatta saldırı şiddetini artırma ve hızlandırma kararı alıyor…. İngiliz Daily Mail

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-103 KURTULUŞ İNKARDA DEĞİL, İSLAMDADIR!…

Sevgili Gençler!… İnkâr, imanın zıddıdır. “Tanımama, kabul ve tasdik etmeme, inanmama, reddetme” anlamlarına gelir. Daha geniş anlamıyla inkâr,” Allah’ın varlığına inanmayı reddetmek, kendisini yaratmış olan Yüce Varlığa karşı gelmek” demektir. İslam, insanlığa eşi bulunmayan üstün bir nizam sunmuştur. İnsanı sonsuz mutluluğa ulaştıracak, onun dert ve ızdıraplarını dindirecek, bütün problemlerini çözecek tek kurtuluş yolu, İslamdır, Kur’anın hükümleridir. Bu nedenle, İslamı kabul etme şerefine ermeyen, Kur’anın hükümlerini inkâr eden inançsız, inkârcı bir kalp; inanç, ibadet, ahlak, fazilet,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-102 CEHENNEM MAHKÛMLARI OLMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Kur’an-ı Kerim karşısında inanç bakımından üç gruba ayrılan insanlardan bir grubu da “İnkârcılar”dır. İnkârcı, “Hakkı kabul etmeyen, Allah’ı inkâr eden, dinsiz,” iman esaslarını kabul etmeyen veya bazılarını kabul edip bazılarını, ya da birini inkâr eden kimse”dir. Cehennem mahkûmları, inançsızdırlar. Maneviyata inanmazlar. İmani esasları inkâr ederler. Gelecek hayatı kabul etmezler. Allah ve Peygamber tanımazlar. Manevi değerlere saygı göstermezler. Mü’minlerin olduğu yerde duramaz ve inanan insanların yanında barınamazlar. Onlar; küfrü, karanlığı, zulmeti, kötülüğü ve çirkin

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-101 GÖSTERİŞ YAPMAYIN!…

Gösteriş, “başkalarını aldatmak,  şaşırtmak,  korkutmak veya kendini beğendirmek için yapay davranmak” tır. Bu inançtaki insanlar, çevreleri için giyinir, konuşur, ev döşer, meslek seçer veya kitap okurlar. Tüm yaptıklarında en büyük hedefleri, insanların takdirini toplayabilmektir. Örneğin kitapçıya gidip bir kitap seçerken en merak ettikleri konuya değil, en çok satan kitaba bakarlar. Hangi kitabı okuduklarında daha “havalı” ve günün modasına daha uygun olacağını düşünürler. Çünkü burada kitap okumanın amacı görgü, bilgi veya kişiliğini geliştirmek değil, çevresine karşı

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-100 REENKARNASYON SAFSATASINA İNANMAYIN!

Reenkarnasyon;  “kişinin öldükten sonra ruhunun hayvan veya bitki de dâhil insan veya insan dışı varlıklara geçmesi” anlamına gelir. Yine bu görüşü savunanlar tarafından reenkarnasyon şöyle tanımlanır: “Tekâmül etmekte olan her varlık, madde içinde deneyim ve görgüsünü artırmak için çeşitli bedenler ve kimlikler içinde, sayısız kereler maddesel âlemlerde doğarlar. Tekrar tekrar doğma, tam ilâhî bir yasadır.” Dilimizde bu kelimenin karşılığı olarak “yeniden doğuş, tekrar doğuş” terimleri kullanılmaktadır. Tenâsüh ise: Ruhun bir bedenden ayrıldıktan sonra, başka bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-99 BAŞKALARI HAKKINDA KÖTÜ DÜŞÜNMEYİN!…!

Sevgili Gençler!… İslam’a göre büyük günahlardan olan sû-i zan, “Başkasını kötü sanmak”tır. Zan, kesin bilgiye dayanmaz. Kesin bilgi olmadan bir kimse hakkında hüküm vermek, söz söylemek yanlış olur. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak,  göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra Suresi, Ayet: 36) Bu konuda şöyle bir menkıbe anlatılır: Bir âlim talebelerine (Şafii mezhebinde alametlere bakarak kesin karar verilmez. Mesela bir köpeğin burnunda yoğurt bulaşığı varken

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-98 KALPLERİNİZDE KİN VE DÜŞMANLIK OLMASIN!

Sevgili Gençler!… Kin, “Öç alma duygusu, kalbe yerleşen şiddetli düşmanlık”tır. Kin, İslam’ın hoş görmediği, uzak durulmasını istediği kötü duygulardandır. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de, kinin şeytanın hilelerinden birinin sonucu olarak ortaya çıktığını şöyle beyan buyuruyor:  “Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi,  Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?” (Maide Suresi, Ayet: 91) Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri, oğluna hitaben; “Oğlum! Eğer Cennette olmak istersen, herkes ile dost geçin,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-97 YALAN SÖYLEMEYİN VE YALANCI ŞAHİTLİK YAPMAYIN!

Sevgili Gençler!… Yalan, “olanın aksini haber vermek, düşündüğünün ve bildiğinin aksini söylemek” demektir. Yalan söylemeye “yalancılık”, yalan söyleyene de “yalancı” denir. Yalancılık, bir insanın güvenini kötüye kullanmak, onu kandırmaktır. Onun için bu davranış, insanlık ve müslümanlık açısından hoş görülecek bir davranış değildir. Her devirde ve her toplumda kötü huylu insanlar daima olagelmiştir. Çevresine zarar vermekten hoşlanan bu tip insanlar, yaptıkları fenalıkların cezasından kurtulmak için çoğu kez yalana sığınmışlardır. Ama böylelerinin foyası uzun sürmemiş ve gerçek

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-96 BÜYÜYE VE FALA İNANMAYIN!

Sevgili Gençler!… Büyü(Sihir), “Gözbağcılık,  göz boyacılık, hile, aldatma, haktan uzaklaştırma, batıl şeyi hak diye göstermeye çalışma” gibi anlamlara gelmektedir. Genel anlamda büyü,” bazı güçler kullanarak canlı ve cansız varlıkları, özellikle insanları istenilen yönde etkilemek amacıyla yapılan eylem”dir. Büyünün tarihçesi çok eskilere dayanmaktadır. Yeryüzünde yaşamış olan insanlardan bazıları, sihri(büyüyü) öğrenmiş ve onunla meşgul olmuşlardır. Büyü ve büyücülük, öteden beri birçok milletlerde Araplarda, Rumlarda,  Hindlerde, Acemlerde, Mısırlılarda görülegelen tarihi bir hadisedir. Dehhak bin Ulvan, Babil tarafına gelip

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-95 BORÇLANMAK TEHLİKELİDİR

Sevgili Gençler!… Borç, “geri verilmek üzere alınan para veya eşya; bir veya birkaç kişiye yahut bir kuruma karşı yerine getirilmesi gereken yükümlülük, ödünç”gibi anlamlara gelir. Dini bir terim olarak borç,”genellikle borçlunun ödemeyi taahhüt ettiği nakit veya borçlunun zimmetinde bulunan mislî eşya; yani ölçü, tartı vb. yollarla benzeri ile ödenebilen eşya”dır. Dinimiz ödünç vermeyi teşvik etmekle birlikte, ödünç almayı ise ancak hayatî zarûretler karşısında onaylar. Nafaka temini için iş kurma, mesken edinme ve tedâvi gibi sebepler

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-94 BOZGUNCULUK YAPMAYIN!

Sevgili Gençler!… Bozgunculuk, “Yeryüzünde fitne, fesad ve karışıklık çıkarmak, zulüm ve taşkınlık yaparak haddi aşmak” gibi anlamlara gelir. İnsan, fıtratındaki “nankörlük” ve “zalimlik” özellikleriyle, zaman zaman isyan ederek, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmış, savaşlar çıkarmış ve kanlar dökmüştür. İslâm dini, tarih içinde yaşanan felaketlerin, perişanlıkların ve acıklı olayların bir daha yaşanmaması için, yeryüzünde fitne, fesad ve bozgunculuk çıkarmayı yasaklamıştır. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “…fitne; katl  (adam öldürme)’den daha kötüdür…” (Bakara Suresi, Ayet: 191) “Sizden önceki asırlarda

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-93 KUMARIN MANYETİK ALANINA YAKLAŞMAYIN!…

Sevgili Gençler!…      İnsanın maddi ve manevi yapısında büyük yıkımlar meydana getiren, aile düzenini alt üst eden, huzurunu bozan, insanlar arasında sevgi ve kardeşlik bağlarını koparan, kin, nefret ve intikam duygularını körükleyen, huzursuzluğun ve kargaşanın, kavga ve gürültülerin kaynağını teşkil eden zararlı şeyler İslam Dininde kesin olarak yasaklanmıştır. İnsan için zararlı olan kötü alışkanlardan biri de “kumar”dır. Kumar, ”Karşısındakini ütmek amacıyla para karşılığı oynanan her türlü oyun”dur. Kumar, gayri meşru bir kazanç yoludur. Oynayanlara fayda yerine

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-92 KİBİRLENMEYİN!

Sevgili Gençler!… Kibir, “kendini büyük görme, büyüklük taslama, kendini başkalarından üstün görerek insanları aşağılama” anlamlarına gelir. İslam Ahlakına göre kibir, Şeytana, Firavun’a ve aynı inançta olanlara özgü bir özelliktir. Gurur ve kibir şu yedi özellikten kaynaklanır: 1-İlimden, 2-İbadetten, 3-Nesebten, 4-Güzellikten, 5-Zenginlikten, 6-Kuvvetten, 7-Mahiyetindekilerle övünmekten. Bunlardan birine veya bir kaçına sahip olan kimse, onu Allah’ın emrettiği şekilde muhafaza eder, tevazu gösterirse, gurur ve kibir gibi manevi hastalıklara yakalanmaz. Manevi zehirlere (hastalıklara) karşı panzehir hükmünde olan güzel

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-91 KAZANÇ HIRSINA KAPILMAYIN!…

Sevgili Gençler!… İslam’ a göre; para kazanma ve zengin olma hırsıyla satılan bir malın ayıbını, kusurunu gizleyerek insanları aldatmak aldatmak haramdır. Alınan malın kıymetini gizleyerek aldatmak da faiz olur ki, haramdır. Mesela, bir kimse, sattığı malın kıymetini bilmiyor. On bin liralık malı, beş bin liraya satıyor. Ona, “Bu mal, her yerde 4 bin liradır.” diyerek kandırmak haramdır. İnsanlar, İslam ahlakına uyarsa, ne kandıran, ne de kandırılan olur. Arz ve talebe göre, mallar kıymetlenir veya ucuzlar.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-90 Nefsinizin Esiri Olmayın!..

Sevgili Gençler!…  Nefis, kelime olarak “bir şeyin varlığı, kendisi, zatı, hakikati” demektir. Nefis, kötü huyların; ruh da iyi huyların barınağıdır. İkisi de bedene tevdi edilmiştir. Bu tıpkı görme organının göz, işitme organının kulak, koku alma organının burun olup hepsinin de bir bedende bulunması gibidir. İnsanın kötü özellikleri iki kısma ayrılır: Birincisi, kendi iradesiyle işlediği günahlar, yani mekruh ve haram olan şeylerdir. İkincisi ise, nefsin aşağı ve bayağı huylarıdır. Bunlar; kibir, kin, hased, yalan, huysuzluk, tahammülsüzlük

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-89 Allah Yolunda Harcayın!…

Sevgili Gençler!… İslam Dini’nin her emri hikmet ve faydalarla doludur. Sadaka da bunlardan biridir. Samimi ve ihlasa dayalı olarak, ölçülerine uygun bir şekilde verilen sadaka; Yüce Allah katında kabule mazhar olur, vereni İlahi affa erdirir, Müslümanlar arasında birlik, beraberlik, huzur, sükûnet, maddi ve manevi dayanışmayı, sevgi ve saygıyı kuvvetlendirir. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah’a güzel bir ödünç verenlere, verdiklerinin karşılığı kat kat ödenir ve onlara değerli bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-88 Ahirete İmanın Hayatımıza Etkileri!..

Sevgili Gençler!… İman esaslarından biri de “Ahiret Gününe İnanmak”tır. Ahiret inancı, İslam’dan önceki İlahi dinlerin hepsinde de vardı. Çünkü bu konu, insanın duygu, düşünce, vicdan ve davranışları üzerinde en çok etki yapan temel bir inanç ilkesidir ve çok önemlidir. Ahirete iman, aslında Allah’ın varlığına, birliğine, yüce kudretine inanmak, O’nun buyruklarına ve iradesine teslim olmak demektir. Ahirete iman, İlahi adaletin gerçekleşmesi ve “ İnayet-i İlahiyenin” tamamlanması için gereklidir. Bu nedenle Ahirete iman,”Ba’s-ü ba’de’l Mevt”e yani öldükten

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-87 Haram Kazanç Edinmeyin!..

Sevgili Gençler!… Allah, insanı şerefli ve üstün varlık olarak yaratmıştır. Ayı, güneşi, geceyi, gündüzü insanoğlunun emrine vermiş, yeryüzünde ve gökyüzünde olan her şeyi insanın istifadesine sunmuştur. Bu sebeple insan, bütün bu yaratıklardan faydalanacaktır. Yeni buluşlarla hayatını daha iyi bir şekilde, huzur ve saadet içinde geçirmeye gayret edecektir. Bu bakımdan insan, önce kendisini yoktan var eden ve sayısız nimetlerle donatan Allah’a inanmak, O’na layık bir kul olmak, emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak, dünyayı imar etmek, insanlığın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-86 Açgözlü Olmayın!..

Sevgili Gençler!… Hırs, “Açgözlülük, aşırı tutku, sonu gelmeyen istek” gibi anlamlara gelir. Eğer insan bu duyguya kapılırsa mal, mülk, makam, mevki hırsı kendini sarar. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: “Kişiden mal hırsının, şeref ve mevkiye düşkünlüğünün dinine yaptığı zarar, iki aç kurdun sürüye yaptığı zarardan daha büyük olur.” (Kamus-i Türki, C.1,S. 544) Hâlbuki bu duygu insana, iyilik yolunda, hayır için ve hak yolunda kullanmak, İmanda, İslam’da ve hakta sebat etmek için verilmiştir. Özellikle ebedi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-85 15 Asırdır Değişmeyen ve Asla Değişmeyecek Olan KUTSAL KİTABIMIZ KUR’AN-I KERİM

v İlahi dinlerin sonuncusu İSLAM DİNİ’dir. Tek Allah’ın varlığını kabullenme ve O’na inanma esasına dayanır. “Allah’tan başka İlah olmadığına, Hz. Muhammed’in O’nun kulu ve Resulü olduğuna inanmak” İslam’ın temel inanç kuralıdır. Bu kurala kalp ile bağlanmak, söz ile ifade etmek her müslümanın görevidir. Zira müslüman; İslamı kabul deden, Allah’a, Peygamberine ve Peygamberin haber verdiği İlahi buyruklara yürekten teslim olan kimse demektir. İnsana doğru inanç yolunu göstermek, onu kötülüklerden uzaklaştırarak yararlı yaşayışa yönlendirmek İslamın ana hedefidir.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-84 HER ZERRE ALLAH’IN VARLIĞINI HAYKIRIYOR!…

v İnsanlık tarihi boyunca bütün Peygamberler, ümmetlerine öncelikle Allah  inancını ve O kudretin bir tek olduğunu öğretmişlerdir. Bütün semavi dinler, tevhid esasına yani Allah’ın bir tek olduğu ilkesine  dayanır. Bu inancı, en akli delillerle anlatan ve gerçekleştiren din ise İSLAMİYET’tir. İslam’ın öğrettiği esaslara göre; Allah vardır ve tektir. O’nun eşi, ortağı,  örneği, benzeri ve dengi yoktur. Allah doğmamış ve doğurmamıştır. Sonradan da olmamıştır. Allah’ın  bulunmadığı zaman yoktur. Allah’tan başka ne varsa, hepsi sonradan O’nun  dilemesi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-83 İNSAN SORUMLULUK BİLİNCİYLE YAŞAMALIDIR

Yaratılmışlar içinde en güzel bir şekilde olanı şüphesiz insandır. İnsan, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’e göre topraktan yaratılmıştır. Ona  canlılığını ruhu verir. Bu ruhu, Yaratan yüklemiş ve insanı onurlandırmıştır. İnsanın ruhu olmazsa hiçbir işe yaramaz. Ruhsuz insan, toprak ve su karışımından yapılmış cansız bir heykeldir. Şeklen  insana benzer ama insanın görevlerini yerine getiremez. Oysa insan, canlıdır. Yürür, gezer, düşünür, konuşur, bazen yerinir, bazen  sevinir… Varlığını devam ettirmek için evlenir, aile oluşturur. Toplum halinde  yaşar, medeniyet kurar.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-82 İNSANLIĞIN SON DİNİ

İlahi dinlerin en sonu İslamdır. İslam Dinine “İSLAM” adı Allah tarafından verilmiştir. Kur’an-ı Kerimde bunu  bildiren ayetler vardır. Bunlardan biri Maide suresinin 3. Ayetidir. Cenab-ı  Hak bu ayette şöyle buyuruyor: “….bugün size dininizi ikmal ettim,  üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı  seçtim”. Al-i İmran Suresi 19. Ayette ise:” Allah nezdinde hak din İslam’dır…” Ayrıca Kur’an-ı Kerimin pek çok ayetinde “İslam”, “Müslimin” ve “Esleme”  kelimeleri geçer. İslam kelime anlamı bakımından “İtaat etmek, boyun eğmek,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-81 MANEVİ DEĞERLERİMİZİ KORUYALIM !…

Sevgili Gençler!… İlim ve teknik geçmiş yıllara göre çok gelişmiştir. Hemen her gün yeni bir buluş, insanlığın hizmetine sunulmaktadır.  Gelişmiş araç ve gereçlerle artık kıt’alar arası mesafeler yakınlaşmış,  bilinmeyen diyarlara gidilir hale gelmiştir. Seyahat imkanları artmış,  haberleşme hızlanmıştır. Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen olay, aynı gün  televizyonlardan seyrediliyor… Hatta anında izleniyor… Çeşitli ülkelerin  yaşayışları, inançları, gelenek ve görenekleri evimizden görülüyor… Bu  gelişmelerin elbette pek çok yararının olduğu muhakkaktır. Ancak bu durum, bazı insanların duygu,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-80 DÜNYA BİR MİSAFİRHANEDİR!…

Sevgili Gençler!… Dünyayı, dinlenmek için eğlenip-göçeceğin bir menzil veya uykunda elde edip, kalktığında ise elinde olmayacak bir mal gibi kabul edin. Bir şeyi ele geçirmeye ihtiraslı olup, onu ele geçirdiğinde de bedbaht olan niceleri olduğu gibi, bir şeyin peşine gitmedikleri halde onu elde ederek mutlu olan nice insanlar vardır Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Nefsani arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe,  salma atlara,  sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-79 HIRSIZLIK YAPMAYIN!

Sevgili Gençler!… Hırsızlık, “Başkalarına ait bir malı, sahibinden habersiz ve gizlice, almak, çalmak”tır. İnsanda hırs, israf, lüks hayat, mal-mülk sahibi olmak gibi doymak bilmez duygular vardır. Bunları meşru yolla elde edemeyenler veya bu menfi duygularını dizginleyemeyenler, başkasının mal ve servetine göz diker, hırsızlık ve soygunculuğa yeltenirler. İnsan emeği ve malının dokunulmazlığı vardır. Kimse, başkasının malını haksız yere çalamaz, gasp edemez. İslam mal emniyetini mühim bir esas kabul etmiş, malını müdafaa ederken öldürülenin şehid olacağını bildirmiştir.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-78 Siz de ‘BİLİM ve TEKNOLOJİ’ Öğrenin (2)

Sevgili Gençler!… Müslümanlar, yaşadıkları şehirleri medeniyet merkezleri haline getirmişlerdi. Bunlardan biri de Kurtuba’dır. Kurtuba; hastaneleri, kütüphaneleri ve Orta Avrupa’dan öğrencilerin eğitim görmek üzere geldiği okulları ile Avrupa’nın en modern şehri olarak bilinmekteydi. Kültürel ve sosyal alanda meydana gelen atılımlara paralel olarak ilerleyen bilim ve teknoloji, Osmanlı devleti döneminde doruğa ulaşmıştır. Hazerfen Ahmet Çelebi, Lagari Hasan Çelebi gibi âlimler, alanlarında tarihin ilk örnek çalışmalarını gerçekleştirmişlerdir. 14. Yüzyıl’da matbaanın icadı ile 1400-1500 yılları arasında, Arapçadan ve Eski Yunancadan

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-77 Siz de ‘BİLİM ve TEKNOLOJİ’ Öğrenin (1)

Sevgili Gençler!… Yaşadığımız yüzyılda dünya tarihini etkileyecek önemli gelişimlere ve değişimlere vesile olan Bilim ve Teknoloji, insanların yaşam koşullarını da köklü ve süratli bir şekilde etkilemektedir. Dünyanın bugünkü medeniyet seviyesinde büyük payı olan bilim ve teknolojinin tarihi gelişimi de son derece hızlı olmuştur. Dokuzuncu yüzyıldan on dördüncü yüzyıla kadar uzanan dünya tarihini incelediğimiz zaman görürüz ki; dönemin en ileri medeniyeti “İslam Medeniyeti”dir. Özellikle bu tarihler arasında bütün hayatlarının temelini Kuran ayetlerine dayandıran Müslümanlar, o dönemde bile

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-76 KİMSEYE ZULÜM VE HAKSIZLIK YAPMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Zulüm, “boyutu ve önemi ne olursa olsun herhangi bir hakka tecavüz etmek”tir. Bu kelime, küçük günah hakkında da büyük günah hakkında da kullanılır. Said ibn-i Abdülaziz(r.a) diyor ki: “İyilik eden sevap beklesin, kötülük edense, cezasını (bu nereden geldi diyerek)  inkâr etmesin. Haksız yere bir izzet (yücelik, şan ve şeref) kazanana,  Allah’û Tealâ haklı olarak bir zillet (alçaklık, rezillik, rüsvaylık) verir Zulüm ederek mal toplayana ise, Allah’û Tealâ, zulüm etmeden fakirlik verir” Zulüm; insanlık

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-75 GAFİLLERDEN OLMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Gaflet, kelime olarak “dikkatsizlik, vurdumduymazlık ve dalgınlık” gibi anlamlara gelir. İslami anlamı ise, “Allah’ı unutmak ve dini vecibeleri yerine getirmede sorumluluklarının farkında olmama hali”dir. Çoğu İnsan, Allah’ın emir ve yasaklarından habersizce yaşayıp, sadece kendi istek ve arzuları peşinde koştukça, dünyanın fani ve bir imtihan yeri olduğunu unutup geçici mutluluklar,  eğlenceler, nefsanî istek ve arzuların peşinden koşuyor ve bu duyguları tatmin etmekten başka bir amaçlarının olmadığını düşünüyor. Çünkü gaflet içerisinde yaşayan insanlar, sadece dünyanın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-74 BÜYÜK GÜNAHLARDAN SAKININ!

Sevgili Gençler!… Yüce Rabbimiz, bizim için maddi ve manevi faydaları olan, bizi huzura, dünya ve ahret mutluluğuna erdiren, iyilikler ile; bizi felaketlere sürükleyen, bela ve musibetlere duçar eden, huzursuzlukların kaynağını teşkil eden kötülükleri Kur’an-ı Kerim’de açık olarak beyan buyurmuştur. Allah’ın emirlerini yerine getiren, iyi ve güzel hareketlerde bulunan, tek kelime ile İslam’ın icaplarını yerine getiren insanlar, bu dünya hayatında huzur ve mutluluk içinde yaşadıkları gibi ahret gününde de ebedi mutluluğa ereceklerdir. Allah’ın haram kıldığı ve

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-73 ASILSIZ ŞEYLERE İNANMAYIN!

Sevgili Gençler!…  Batıl, sözlükte, “aslı olmayan, boş şey, yanlış, bir değer taşımayan,  gerçek olmayan şey” demektir. Aydınlığın olduğu yerde karanlık, ilmin olduğu yerde cehalet, adaletin  olduğu yerde zulüm barınamadığı gibi Hakkın olduğu yerde de batıl  barınamaz, tutunamaz. Yok olup gider. Yok olmaya da mahkumdur. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Hak geldi, batıl zail oldu. Şüphesiz batıl, zeval bulmaya (yok  olmaya) mahkûmdur.” (İsra Suresi, Ayet: 81) İslam Dini, İlahi nuruyla kâinatı aydınlatınca her türlü batıl inanışları, 

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-72 DÜNYA HAYATI GEÇİCİDİR!….

Sevgili Gençler!…  Allah, insanı şerefli ve üstün bir varlık olarak yaratmıştır. Ayı, güneşi, yıldızları, gezegenleri, geceyi, gündüzü, yeryüzünde ve  gökyüzünde olan her şeyi insanın istifadesine sunmuştur. İnsan, kendisine hizmet için yaratılan bütün mahlukattan yararlanacak,  her geçen gün İlahi rızaya uygun olan yeni bilgiler ve faydalı buluşlarla  hayatını daha iyi bir şekilde, huzur ve saadet içinde geçirmeye gayret  edecektir. Bu bakımdan insan, önce kendisini yoktan var eden ve sayısız nimetlerle  donatan Allah’a inanmak, O’na layık bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-71 Düşündüren Mekanlar

Sevgili Gençler!… Türkiye, her yönüyle dünyanın en güzel ülkelerinden biridir. Güney yarımküreyi, kuzey yarımküreye, Asyayı Avrupaya, Akdeniz’i Karadeniz’e bağlayan köprü konumunda şirin bir ülkedir. Üç tarafı denizlerle çevrili muhteşem bir ülkedir. Dört mevsimin doyasıya yaşandığı, bol güneşli havası, birbirinden güzel sahil şeridi, zengin bitki örtüsü, yemyeşil ormanları, fiziki yapısı, tarihi ve kültürel varlıkları, dini ziyaret yerleri ve doğal güzellikleriyle ünlü, insan ruhunu okşayan, huzur ve mutluluğun buram buram teneffüs edilip yaşandığı güzel bir ülkedir. Bu

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 70 MANEVİ TERBİYE MEKANLARI TEKKE VE ZAVİYELER

Sevgili Gençler!… Tekke’nin sözlük anlamı; “Dayanılacak yer”dir. Terim olarak tekke, “Tarikat  mensuplarının oturup kalktıkları ve Allah’ı zikrettikleri yer”dir. Tekke’nin aslı, “Tekye”dir. Dergâh ve zâviye ile eş anlamdadır. Genel olarak; Tarikat Piri’nin türbesinin bulunduğu tekkeye “Pir Evi”;  tarikat büyüklerine ait türbelerin olduğu tekkelere “Asitâne; asitânelerin  küçüklerine “Tekke” veya “Dergâh”; tarikat mensuplarının yolculuk sırasında  konaklayıp ibadet yaptıkları yerlere de, “Zaviye” adı verilir. Zâviye; tekkenin küçüğüdür. Daha ziyade şehir ve kasabaların ücra  semtlerinde bulunur. Zâviye, “küçük oda, hücre”

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 69 İLİM VE İRFAN KAYNAĞI MEDRESLER

Sevgili Gençler!… Medrese, Arapça bir kelimedir. Medrese’nin sözlük anlamı, “Ders görülen veya ders okutulan yer” dir. Terim olarak medrese, “İslâmî ilimleri tahsil eden öğrencilerin yatıp kalktıkları ve tahsil için çalıştıkları (öğrenim gördükleri) vakıf odalarının bulunduğu yapı”dır. İslâm’ın ilk yıllarında medreseler yoktu. Eğitim ve öğretim evlerde yapılıyordu. Özellikle Sevgili Peygamberimiz (S.A.S.) Efendimizin evi, bir ilim ve irfan merkezi, nur ve feyiz kaynağı, şifa ve kurtuluş sığınağı idi. Risâlet ( Peygamberlik) görevine başlamasından sonra yaklaşık dört yıl,

Devamını Gör »

GENÇLERE SESLENIYORUM-68 Kararan Gönülleri Aydınlatan İlk İlahi Emir

Sevgili Gençler!… Günümüzden 15 asır önceydi. Hak yoldan uzaklaşan, nefsi ve şehevi ihtiralarına esir olan insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyor, Allah’ a şirk koşuyor, iman yerine küfrü tek Allah inancı yerine putperestliği tercih ediyorlardı. Kuvvetli zayıfı eziyor, mallarını gasbediyor, kolundan tutup ‘‘ bu benim kölemdir ’’ diyerek pazarda satıyordu. Kadına hiç bir hak tanınmıyor, kız çocukları diri diri kızgın kum çöllerinde göğüslerine kadar kazılan kızgın kum çukurlarına gömülüp diri diri ölüme terk ediliyordu. O

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-67 İslam’ın İlk Üniversitesi Ve MUS’AB BİN UMEYR (R.A) (3)

Sevgili Gençler!… Mus’ab Bin Ümeyr ‘in hayatı böyle devam edip giderken Uhud Muharebesi çıktı ve Mus’ab yine Resulullah’ın sancağını alarak cihat meydanına koştu. Allah ve Resulü’nün emrettiği yerde İslam sancağını dalgalandırmaya başladı. Uhud Muharebesinde Müslümanların mevzilendikleri yerden çıkıp ganimet malları toplamaları, Resulullah’ın talimatına uymamaları, savaş meydanından kaçan müşrikleri( düşmanı) yenilen alana dönmeye mecbur etti. Allah Resulü’nün talimatına uymayan Müslümanlar derin yaralar aldılar. İslam Sancağını taşıyan Mus’ab bin Ümeyr’in durumu ise çok üzücüydü. Çünkü O, Resulullah’ın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-66 İslam’ın İlk Üniversitesi ve MUS’AB BİN UMEYR(R.A) (2)

Mus’ab bin Umeyr,  aradığı evin kapısı önünde durup kapıyı hafifçe çaldı. Kapı açılınca içeri girdi ve selam verip bir yana oturdu. Mus’ab’ ın göz alıcı güzelliğini ve özellikle nadide elbisesini ve güzel görünüşünü seyreden cemaatin içinde şu arzu canlandı: “ Allah şu gösterişli ve zengin gence hidayet ihsan etse de Müslümanların arasına katılsa, kendileri gibi İslamiyet’ in sonsuz nimetlerinden istifade etse ve Allah ile Resulü olan Muhammed(S.A.S)’ e inanmak saadetine mazhar olsa da İslam cemaatinin

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-65 İslam’ın İlk Üniversitesi ve MUS’AB BİN UMEYR(R.A) (1)

Sevgili Gençler!.. İnşasına bizzat Peygamber (S.A.S) Efendimizin katıldığı, “Mescid-i Nebi’ nin yapılış tarzında yeni bir dönemin başladığına işaret vardır. Dikdörtgen şeklinde kerpiçten yapılan ve üzeri hurma dallarıyla örtülen Medine’deki bu ilk mescidin yanına bir SUFFE, bir de Resulullah’ın ailesi için birkaç küçük oda ilave edilmiştir. Mescidin bitişiğindeki Suffe’de kalanlar, yalnız ilim tahsil ederlerdi. Öğretmenliğini bizzat Peygamberimiz (s.a.v) Efendimizin yaptığı bu medresede ilk olarak 40 sahabinin (Ashab-ı Suffenin) ilim tahsil etttiği ve zamanla bu sayının 400’ü

Devamını Gör »

Hoş Geldin Ey Sevgili Peygamberim!…

Bundan 1450 sene önce Rebiülevvel ayının 12. Gecesi (pazarı pazartesiye bağlayan gece) tan yeri ağarmaya başlarken Cenab-ı Hakkın: “Ey Peygamber, biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeci ve bir korkutucu ve Allah’a O’nun emri (ve tesiri) ile bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.” buyurduğu Sevgili Peygamberimiz  bu dünyayı şereflendirdiler. Hoş geldin ya Resulallah!… Hoş geldin ya Habiballah!… Hoş geldin ya Hayru’l Alemin!… Hoş geldin ya Rahmeten Li’l Alemin!… Hoş geldin ya Hatemü’l-Enbiya!….

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-64 KUL HAKKINA DİKKAT EDİN!…

Sevgili Gençler, Dinimiz, hukuk kavramına büyük değer vermiş, hakların kaybolmaması için de gerekli  kuralları koymuştur. Bu sebeple hak mefhumu Müslümanlıkta önemli bir yer işgal eder. Bunlardan üzerinde en çok durulanı da “kul hakkı” dediğimiz insanların kendi aralarında olan haklardır. O halde, her Müslüman kendi hakkının sınırını bilmeli ve diğerlerinin hukukuna saygılı davranmalıdır. Yani kendi haklarını başka insanların tespit edilmiş hukukunun sınırında bittiği şuuru içinde olmalıdır. Bu kural vazgeçilmesi mümkün olmayan karşılıklı esas bir prensiptir. Nitekim

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-63 İNSANLIK İSLAM AHLAKINA MUHTAÇTIR…

Sevgili Gençler, İslam dinin temel amacı, insan aklını ve kalbini ıslah ederek onu faziletli kılmak, böylece duygu ve davranışlarını en güzele ulaştırarak kişiyi, dünya ve ahirette mutlu etmektir. İslam dini bunu sağlamak için hükümlerini üç ana grupta toplamıştır. Bunlardan ilki; insanın inanç yönünü doygun hale getirecek olan imanın esaslarıdır. Bunlara “İtikadi Hükümler” denilmektedir. İkincisi ise; insanların işlerini, davranışlarını, birbiriyle olan ilişkilerini ve Allah’a karşı yapılacak kulluk görevlerini bildiren “Ameli Hükümlerdir”. Üçüncüsü; davranışların gözlemlenmesi, vicdanın gelişmesi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-62 CAMİLER HAFTASI

Sevgili Gençler!… Her toplumun kendine has önemli bazı gün ve haftaları vardır. Müslüman-Türk toplumunun da önemli gün ve haftaları birbirini takip ederken 1 Ekim 1986 tarihinde bunlara bir yenisi daha eklendi: CAMİLER HAFTASI!… Diyanet İşleri Başkanlığı 1-7 Ekim tarihleri arasını “Camiler Haftası” olarak kutlamayı kararlaştırmış ve bu kararını Valiliklere gönderdiği bir genelge ile de duyurmuştur. Cami, Arapça bir kelimedir. Sözlük anlamı,”Toplayan, buluşturan, birleştiren”dir. Dinî bir terim olarak Cami, “İçerisinde minaresi, mihrabı ve minberi olan, mü’minlerin

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-61 BÜTÜN İNSANLARA SESLENİŞ

Sevgili Gençler!… Cenab-ı Hakk’ın: “Habibim, şüphesiz biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik”(Enbiya suresi,107) buyurduğu Peygamberimiz (S.A.S) Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye hicret buyurmalarından tam 10 yıl sonra idi. Mekke fethedilmiş, Kabe putlardan temizlenmiş, etrafa nurlar saçılmış, bütün Arap Yarımadası baştan başa İslam’ın nuruyla aydınlanmıştı. Zulüm ve haksızlıklara, küfür ve işkencelere, cahiliye adetlerinin tümüne birden artık son vermişti. İslamiyet’in bütün esasları artık olduğu gibi tatbik ediliyor… Huzursuzluğa, vurgunculuk ve soygunculuğa artık rastlanmıyordu. İslamiyet’in tam olarak hakim olduğu ve İslam

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-60 ETKİLİ GÖZLER

Sevgili Gençler, Nazar, “bakmak, görmek ve göz atmak” gibi anlamlara gelen Arapça bir kelimedir. Dilimizde ise bu kelime daha çok “göz değmesi ve bakma neticesinde bakılan şeyi maddi ve manevi yönden etkileme” manasında kullanılır. Nazar Arapça bir kelime olmasına rağmen dilimizde Arapçadaki, “İsabetü’l-ayn” kelimesinin karşılığı olarak kullanılıyor. Halk arasında söylenen “nazardan gitti rahmetli… nazarı ne kadar da keskinmiş… nazar etme nolur… onun nazarından Allah’a sığınırım…” gibi sözler de bu manayı teyit etmektedir. Sevgili Gençler, Her

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 59 Bir Şarkının Düşündürdükleri!..

Sevgili Gençler!… Yoğun ve yorucu çalışmalarımdan arta kalan zamanım olursa; dini musiki yanında, bazen, büyük anlam yüklü, dinleyenin ruhunu okşayan ve tefekkür alemine sevk eden şarkı ve türküler de dinlerim. Bir gün bu düşüncelerle bir şarkı dinledim televizyondan. Hafızamda kalan şu sözleri gecenin bir vaktinde terennüm etmeye başladım: Gecenin en siyahında, Umudun bittiği yerdeyim. Köşeyi dönsem ölüm, Düz gitsem Hayat; Gölgeler içindeyim. Bu sözler beni çok etkilemişti. Burada önemli bir mesaj vardı. Dinleyenleri bazı şeyleri

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 58 PEYGAMBERİMİZİN ÖRNEK AHLAKI

Sevgili Gençler, Yüce Rabbimiz Kur’ an-ı Kerim’de Peygamberimiz (S.A.S) Efendimize hitaben şöyle buyuruyor: “(Habibim), biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.”(Enbiya suresi, 107) “(Habibim) biz seni ancak müjdeci, bir korkutucu (ve) bütün insanlara Peygamber olarakgönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.” (SebeSuresi,28) “(Habibim) hiç şüphesiz sen, büyük bir ahlak üzerindesin.” (Kalem Suresi, 4) Peygamberimiz, eşsiz bir ahlaka sahipti. O, alemlere rahmet olarak gönderilen, ilim ve hilimde, şefkat ve merhamette, kemalatta asla eşi olmayan bir insandır. O Allah’ın en

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 57 HAYATIMIZI KUR’AN İLE AYDINLATALIM

Sevgili Gençler!… Yüce Rabbimiz, Kur’ an-ı Kerim’ de mealen şöyle buyuruyor: “Ey insanlar, size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine şifa olan bir kitap geldi ki müminler için Rahmet ve hidayettir.” (Yunus Suresi,85) “Gerçek bu Kur’ an(insanları) öyle bir şeye(yola) doğrultup götürür ki o, en adil ve en doğru bir (yol)dur. Güzel güzel amel(ve hareket)lerde bulunan müminlere kendileri için muhakkak bir ecir olduğunu da müjdeler O.” (İsra,9) “Eğer biz Kur’an’ ı bir dağ başına indirmiş olsaydık muhakkak ki o dağı Allah

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 56 HER GELECEK YAKINDIR

Sevgili Gençler, Çok uzaklarda zannettiğimiz günler, karanlıkları yırtarak zaman tünelini yıldırım hızıyla geçip bize doğru geliyor… Çoğu insan, “zaman” adı verilen bu nimetin kıymetini idrak edemediği için geçen günlerine “ah,vaah!” ederek üzülüp durur. Giden zaman geri gelir mi hiç? İmkansız! Güneşin batışıyla kaybolan o gün, artık bir daha geri dönmeyecek şekilde bize ve bütün dünyaya veda ediyor, ömür takvimimizden bir yaprak kopararak geçip gidiyor… Akşam karanlığı çökerken batıda dağları aşıp ufukları kızıla boyayarak batan güneşe

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-55 SABIRLI OLUN!..

Sevgili Gençler!… Sabır, “Acıya katlanmak, sıkıntı ve meşakkatlere karşı, soğukkanlılıkla mukavemet etmek, aklın ve dinin gösterdiği yolda sebat etmek” tir. Sabır, ruhun bir melekesidir. Güzel bir huydur. Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabır ile olur. Bir hakkı müdafaa ve muhafaza etmek için gösterilen sebat, sabretmekle mümkündür. Bütün faziletlerin anası, hayatta muvaffak olmanın ve kemale ermenin sırrı, bu güzel huydur. Her türlü rezaletin altında sabırsızlık veya gerektiği gibi sabır göstermemek yatmaktadır. Sabır,

Devamını Gör »

BÜYÜK YOLCULUK

Bugün miladi takvime göre  09 Ağustos 2021… Hicri takvime göre ise 01 Muharrem 1443 Yani Yeni bir yılın ilk günü… 1399 senen beri  büyük  bir sevinç ve mutlulukla karşıladığımız  hicri yeni yılımız kutlu olsun!… Hicri yeni yılın başladığı gün çok önemli tarihi bir olay gerçekleşti. Büyük yolculuk!… Bunu bilmeden hicri yeni yıl anlaşılamaz. Deve sırtında, yakıcı güneşte ve  gözleri dönmüş düşman takibinde yapılan 450 km.lik büyük ve tarihi yolculuk 1399 sene önce  bugün gerçekleşti. Risalet

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-54 FİTNELERDEN KORUNUN!…

Sevgili Gençler!… Fitne, “azgınlık, azdırmak, sapıklık, kavga, iç isyan, karışıklık, ayrılık, kavga, bela ve azap” anlamlarına gelir. Bunlardan ayrı olarak fitneyi, “insanları bir fayda olmaksızın ızdıraba, ihtilale, ihtilafa, mihnet ve belaya düşürmek” şeklinde açıklayanlar da olmuştur. Uykuda olan fitneyi uyandırana lanet edilmiştir. Ayrıca fitnenin katl (adam öldürmek)den beter olduğu belirtilmiştir. Kalpleri hasta olanlar, Kur’an-ı Kerim’i kendi akıllarına göre açıklarlar. Allah kimi fitneye düşürürse, onu bertaraf etmeye kimsenin gücü yetmez. Fitneciler, o kadar kötü kimselerdir ki,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-53 UMUDUNUZU YİTİRMEYİN!…

Sevgili Gençler!… Bir toplumu teşkil eden, fertlerini birbirine bağlayan ve ortak bir inanç etrafında birleştiren faktörler sadece maddi değildir. Fert ve toplum için manevi değerlere bağlılık, en az maddi güçler kadar gereklidir. Hatta toplum hayatının devamında manevi değerler, maddi güçlerden daha etkilidir. Çünkü manevi değerler, bir toplumun benliğini teşkil eden temel taşlarıdır. Temelden bu taşlar çıkarıldığı zaman o toplum yıkılmaya mahkumdur. Din, insan için bir ihtiyaçtır. Bir ümit kaynağıdır. En önemli bir sığınaktır. Din duygusu,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-52 YETİMLERİ SEVİNDİRİN!…

Sevgili Gençler!… Yetim, sözlükte “yalnız olmak, tek başına kalmak” anlamına gelir. Terim olarak, “babası ölmüş erginlik çağına gelmemiş çocuk” demektir. Erginlik çağına girdiği halde, rüştünü ortaya koymamış çocuğa da “yetim” denir. İslam Dini, yetimlere iyi davranılmasına, onların mallarının korunmasına son derece önem vermiştir. Yetimlik, Allah’ın takdiri ile olmaktadır. İlahi irade ile gerçekleşen bu olay karşısında maddi ve manevi olarak büyük desteklerinden mahrum bir yaşam sürmeye mecbur kalan yetimlerin, hem kendilerini, hem de ailesinden kalma mallarını

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-51/DOSTLUK ve SEVGİ

Dostluk, “İnsanlar arasında sevgi ve samimiyet duygularına dayanan bağlılık”tır. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin…” (Nisa Suresi, Ayet:144) Bir diğer Ayet-i Kerime’de ise şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Yahudileri de Nasranîleri de kendinize dost(ve üstünüze hâkim)  edinmeyin. Onlar (ancak) birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost (ve hâkim)  edinirse o da onlardandır. Şüphesiz Allah o zalimler güruhuna muvaffakiyet vermez” (Mâide Suresi, Ayet:51) Bizim dostumuz; bizleri yoktan var eden ve yaratılmışların en

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-50 KAİNATI AYDINLATAN GÜNEŞ!..

Sevgili Gençler!… Günümüzden 15 asır önceydi. Tevhid inancından sıyrılan, Hak yoldan uzaklaşan, nefsi ve şehevi ihtiralarına esir olan insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyor, Allah’ a şirk koşuyor, iman yerine küfrü tek Allah inancı yerine putperestliği tercih ediyorlardı. Kuvvetli zayıfı eziyor, mallarını gasbediyor, kolundan tutup ‘‘ bu benim kölemdir ’’ diyerek pazarda satıyordu. Kadına hiç bir hak tanınmıyor, kız çocukları diri diri kızgın kum çöllerinde kazılan çukurlara gömülüyordu. O gün, huzur, saadet ve mutluluk gibi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-49 DÜNYA ZİNETLERİNE ALDANMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Dünya, “üzerinde yaşadığımız yer yuvarlağı, ahiretin zıddı, doğduğumuz, yaşadığımız ve öldüğümüz küre”dir. Kur’an-ı Kerim’de dünya hayatının inançsızlara süslü ve cazip gösterildiği, oysa bu dünya hayatının aldatıcı olduğu, asıl güzelliklerin ahiret hayatında bulunduğu anlatılmaktadır. Çünkü bu dünya hayatı geçicidir. Ahiretteki hayat ise süreklidir. Kur’an, bu dünya hayatının cazibesine aldanıp heva ve heveslerine kapılanları kınamakta ve mü’minlerin dünya ve ahret hayatının güzelliklerini birlikte istemelerini tavsiye etmektedir. Peygamberimiz (s.a.v) Efendimiz de Müslümanların asıl ahiret için hazırlık

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-48 O EŞSİZ İNSANI ÇOK SEVİN!..

Sevgili Gençler!… Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v), alemlere rahmet olarak gönderilen, ilim ve hilimde, şefkatte, merhamette ve kemalatta eşi ve benzeri olmayan bir insandır. Cenab- Hak şöyle buyuruyor: “Allah ve melekleri, Peygamber’e çok salavat getirirler. Ey mü’minler! Siz de ona salavat getirin ve tam teslimiyetle selam verin. (Ahzab Suresi, Ayet: 56) Allah’ın salavatı, rahmet etmek ve kulunun şanını yüceltmektir. Meleklerin salavatı, Peygamberin şanını yüceltmek, mü’minlere bağış dilemek anlamınadır. Mü’minlerin salatı ise, dua anlamına gelmektedir. Allah, bütün mü’minlere,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 47 Hayatımızı Etkileyen Tehlike: RUHSAL BUNALIM!…

Sevgili Gençler!… Çağımızın en yaygın hastalığı olan “Ruhsal Bunalım”, hayatımızı  saran bir tehlike haline gelmiştir. Hızla ilerleyen teknoloji… Yerleşim merkezlerinde göze çarpan yapısal değişiklikler… Motorlu vasıtaların egzozlarından ve fabrika bacalarından yükselen zehirli gazlar… Gürültülü, hareketli ve hızlı bir yaşam… Monoton bir çalışma temposu… Başdöndürücü  hızla ilerleyen zamanla yapılan yarış… İşte ruhsal bunalıma davetiye çıkaran faktörler: Gün gelir insan, hiçbir şeyden zevk alamaz. Pek çok şey anlamsız gelmeye başlar. Bazen insan, yaşamak bile istemez. Başını iki

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-46 MUTLU OLMAK İSTEYENLER OKUSUN!…

Kıymetli Okuyucularım!… Bu dünya hayatında mutlu olmak için; Yüzünüz ve yüreğiniz birlikte gülümseyecek! Ümitle korku arasında yaşayacaksınız! Olduğunuz gibi görünecek veya göründüğünüz gibi olacaksınız! Bukalemun gibi renk değiştirmeyecek, iki yüzlü olmayacaksınız! Doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmayacaksınız!… Yüksek itibar sahibi “saygın birer insan” olacaksınız! Düşman değil, dost olacaksınız!… Cimri değil, cömert olacaksınız!…. Güler yüzlü, tatlı dilli, sevimli, şefkatli ve merhametli olacaksınız! Her zaman mazlumdan, haktan ve haklıdan yana tavır alan “adil birer insan” olacaksınız! Sevgide güneş gibi

Devamını Gör »

İSTANBUL’UN FETHİ VE GÖNÜL SULTANLARI

29 Mayıs, İslam tarihinde büyük ve anlamlı bir gündür. Sevgili Peygamberimizin müjdesine nail olabilmek için hemen her dönemde büyük taarruzlar gerçekleştirildiği halde bu tarihten önce hiç kimseye ve hiçbir orduya nasip olmayan büyük Fetih, 568 yıl önce bugün gerçekleşti. Ülkemizin kalbi, en güzel ve tarihi bir kenti olan İstanbul; zor bir mücadele sonunda Osmanlı Padişahı Sultan Mehmet’ in üstün kabiliyeti sonucu Bizanslıların elinden bugün alındı. Bu yolda yüzlerce şehid verdiği halde azminden ve kesin kararından

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-45 DÜŞMANLARINIZI İYİ TANIYIN!

Sevgili Gençler!… Düşman, “dostun zıddı”dır. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de ve Hadis-i Şeriflerde bize, dostlarımız ve düşmanlarımız tanıtılmıştır. Bizim birinci düşmanımız; Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılan, cennetten kovulan, Allah’ın lanetine uğrayan, insanları doğru yoldan uzaklaştıran, zihinleri bulandıran, kalplerden imanı çalmak isteyen, insanları Allah’a isyana zorlayan “Şeytan” dır. Bizim düşmanımız; bir zamanlar kısır aklıyla, küçücük beyniyle İlah’lık davasında bulunan, Musa(a.s)a karşı gelen, Onun Peygamberliğini yalanlayan ve O’na isyan eden “firavun ve günümüzdeki yoldaşları” dır. Bizim düşmanımız; bir zamanlar, “ben

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-44 HUZUR VE MUTLULUK İÇİN İSLAM’A KOŞUN!..

Sevgili Gençler! İslam; “Allah’ın, Hz. Muhammed (s.a.v) e, insanlara tebliğ etmesi için vahy ettiği, insan hayatını bütünüyle kuşatan emir ve yasaklar manzumesi” dir. Allah’ın, “İslam” adını verdiği ve Hak dinlerin son halkası olması sebebiyle bu isim, sadece bu zincirin tahrif edilmemiş ve kemal (olgunluğun zirve) noktasına erişmiş olan bu emir ve yasaklar manzumesine has kılınmıştır. Böylece akide (inanç), ahlak, ibadet, muamelat, ahkâm, kısacası Kur’an’daki bütün hükümler ve bu hükümlerin Allah Resulü tarafından açıklamaları, İslam(Müslümanlık) Dini’ni

Devamını Gör »

Jeo Biden’ın Gölgesine Sığınan ERMENİLER YALAN SÖYLÜYOR!…

Amerika Birleşik Devletleri’nin, uçak merdivenlerinde olduğu gibi dünya siyasetinde de tökezleyen Başkanı Joe BIDEN, büyük bedeller ödeyerek onun gölgesine sığınan Ermeniler ve kendilerine şirin görünmek için yalakalık yapan ülkeler; Türkiye’nin Savunma Sanayiinde Dünya Liderliğine yükselişi, İslam Ülkeleri’nin tek umudu haline gelmesi, “Osmanlı Torunları Geliyor!…”haberinin duyulması karşısında hafakanlar geçiriyorlar… Ermeniler, her yıl 24 Nisan tarihi yaklaştıkça; yıpranmış kişilikleri, yılan gibi zik zak yapan karakterleri, pörsümüz fikirleri ve habis düşünceleri ile aylar öncesinden sinsi planlar yapmaya, temcit

Devamını Gör »

Ortadoğu’nun Başbelası İSRAİL ATEŞLE OYNUYOR!…

İsrail’in, kutsal aylar, günler ve geceler demeden Filistinli müslümanlara yönelik en acımasız saldırıları, dünyanın dört bir yanından gelen tepkilere rağmen 10 mayıs 2021 tarihinden bu yana bütün şiddetiyle devam ediyor!… İsrail Başbakanı Netenyahu, İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, İsrail Genel Kurmay Başkanı Aviv Kochavi ve bazı askeri yetkililer biraraya gelerek silahsız ve savunmasız Gazzeli müslümanlara saldırma, hatta saldırı şiddetini artırma ve hızlandırma kararı alıyor…. İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan ve “İsrail’in en yoğun saldırısı”

Devamını Gör »

RAMAZAN BAYRAMI

Bayram günleri, İslam nurunun camileri tıklım tıklım dolduran müminlerin yüzlerinde bütün güzelliği ile parladığı, İlahi feyizlerin iman dolu kalplerde çağladığı ulvi günlerdir. Çünkü bir ay boyunca azgınlaşan, insanı isyana zorlayan nefis, mücadele sonunda artık mağlup edilmiştir. Okunan ayetler, kılınan namazlar, verilen zekatlar, sadakalar ve yapılan yardımlarla kalplerden günah kirleri silinmiş, kulakların pasları giderilmiş, gözlerden gaflet perdeleri kaldırılmıştır. Artık kalpler, aşk-ı İlahi ve aşk-ı Muhammedi ile dolmuştur… Ramazan Bayramı, bir ay boyunca Allah rızası için yemeden,

Devamını Gör »

BİN GECEYE BEDEL TEK GECE !…

Değerli Okuyucularım, Asırlar önce yeryüzünde yaşayan insanların üzerine küfür bulutları bir kabus gibi çökmüştü…. Tek Allah inancı tamamen yok olmuş, Hak Dinler tahrif edilmişti… Adalet mefhumu kalmamıştı… Kuvvetli zayıfı eziyor, onun her türlü mallarını gasp ediyordu… Kadına hiçbir hak tanınmıyor, kadın bir ticaret metaı gibi alınıp satılıyordu… Hiçbir acıma hissi duyulmadan kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu… Böylece hiçbir hayvanın dahi yapamayacağı vahşilikler yapılıyordu… İman yok, saadet yok, huzur ve mutluluk yoktu… Eşitlik duygusu, kardeşlik

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-43 HAYIRDA YARIŞIN

Sevgili Gençler!… Hayır alanında yarışmak, hem insanın kendi kişiliğini yüceltmesine, hem de toplumun daha nitelikli olmasına yardımcı olur. Bu erdemli davranış, insandaki aşırı isteklerin, olumsuz duyguların dizginlenmesini sağlayarak, akli ve ruhi melekelerin olumlu yönde gelişmesine ve ahlaki değerlerin güçlenmesine katkıda bulunur. Bunun için Kur’an, insanları hayır alanında yarışa teşvik ederek, onların daha duyarlı, anlayışlı, özverili ve daha olgun kimseler haline gelmelerini istemektedir. “…O halde hayır işlerine koşun,  nerede olursanız, Allah sizi bir araya getirir… ” (Bakara

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-42 ALLAH’IN HİMAYESİNE SIĞININ!..

Sevgili Gençler!… İnsanlar, Hz. Âdem ve Havva’dan çoğalmaları veya her biri bir anne ve babadan doğmaları itibariyle yaratılışta eşittirler. Bu açıdan soylarıyla övünmeleri yersizdir. Çünkü gerçek ve yegâne üstünlük, takva iledir. Takva, İslami bir terimdir. Takva, “Korkmak, sakınmak, Allah korkusuyla günahtan kaçınmak, Allah’ın emir ve yasaklarına İslam’ın istediği şekilde gerekli hassasiyeti göstererek uymak. Allah’ın himâyesine girmek, emrini tutup azabından korunmak” anlamlarına gelir. Bu şekilde hassas davranan bir insana, “muttaki” denir. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de takva

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-40 RUHUNUZU ARINDIRIN!

Sevgili Gençler! Gerek İlahi, gerekse beşeri dinlerin hangisini incelersek inceleyelim, hepsinin bir iman, bir de ibadet ve ahlak yönleri bulunduğunu görürüz. Kişi, önce kendini aşan yüce bir güce inanıyor, sonra da bu inancını söz ve hareketlerle açıklıyor. İşte buna “İbadet” diyoruz!… Ancak şurası da bir gerçektir ki; bilinçsiz ibadet insana hiçbir manevi kazanç sağlamaz. Çünkü İnancın ve ibadetlerin insan hayatı ve ahlakı üzerinde çok büyük etkisi vardır. Allah’a iman, her şeyden önce insana kendini tanıtır.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-39 BİLMEDİKLERİNİZİ ÖĞRENİN!

Sevgili Gençler! Cehalet, “bilgisizlik”demektir. Cehalet, arapça bir kelime olup asırlardan beri kullandığımız kelimelerden birisidir. İnsanı, diğer varlıklardan ayıran ve üstün bir dereceye yükselten özellik, Allah’ın lütfettiği AKIL ve BİLGİ’dir. Aklı olmayan bir insan ile sohbet yapılmaz. Anlatılanları anlamaz. Allah, aklı olmayanı muhatap kabul etmemiş, ona bir takım sorumluluklar yüklememiştir. Bilgisiz (cahil) bir insan ile de sohbet edilmez. Bilgisiz insan, bilmediği halde bildiğini iddia eder. Ağzından çıkan sözlere dikkat etmez. Tavırlarını kontrol altına almaz. Kırıcı olur.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-38 İSTİŞARE EDİN!

Sevgili Gençler! Bir insan, ne kadar bilgili, kültürlü olursa olsun verdiği yalnız kararlarda yanılma payı yüksektir. Ancak teşebbüs edeceği işleri, bilen ve konusunda uzman olan kişilere danışarak, onlarla istişare ederek yapanların yanılma payı oldukça azdır. Önemli kararlarda mutlaka ama mutlaka istişare etmek gerekir. İstişare, belli bir konuyu bilen güvenilir birisiyle değerlendirmekdir. Tek kişinin karar vermesinin güç olduğu durumlarda, konunun istişare edilmesi gerekir. İstişare, önemli bir konuyu farklı görüş açılarına sunmak ve başkalarının görüşlerini almaktır. İstişare

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-37 DOSTLARINIZI İYİ SEÇİN!…

Sevgili Gençler! İnsanlar arasında sevgi ve samimiyet duygularına dayanan bağlılığa, “Dostluk” denir. Sevgili Gençler! Arada hiçbir maddi menfaat olmaksızın sırf Allah rızası için kazanılan dostlara Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle “Sadık Dost” denilir. Bu dostluğun başlangıcı da, geliştirilmesi de, devamı da hep Allah rızası içindir. Bu dostlara, “kara gün dostu” da denilir. Yani sıkıntılı anların, yalnızlığa terk edilmiş günlerin ve ilgi beklenen demlerin ‘can dostu’durlar. Temeli İlahi Rıza’ya dayanan dostluklar, kalıcı ve daimidir. Bu tür dostluklar, babadan, anneden

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-36 KOMŞULARINIZLA İYİ GEÇİNİN!

Sevgili Gençler! İnsanlık, küfür ve zulüm denizinde inim inim inleyerek boğulmak üzere iken;can kurtaran bir kuvvet olarak yetişen İslam, küfür ve zulüm bulutlarını dağıtmış, insanlık ufkunu aydınlatmış, insanlığı küfür bataklığında boğulup helak olmaktan kurtarmış, ebedi saadet ve mutluluğa kavuşturmuştur. İnsanlık, İslamiyet sayesinde derin bir nefes almış, hak- hukuk nedir öğrenmiş, beşeri münasebetlerini düzene koymuştur. Komşu komşusunun hakına riayet etmiş, mü’minler birbirerini sevmiş ve İslam sayesinde kardeş olmuşlardır. İslam’ın tam anlamıyla tatbik edildiği Saadet Asrı’nda komşu

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-35 AKRABALARINIZI GÖZETİN!

Sevgili Gençler! Allah’ın, inanç bağı ile birleştirdiği ve kardeş yaptığı insanlar, birbirlerini sevip saymak, iyi ve faydalı işlerde yardımcı olmakla görevli kılınmıştır. Hiçbir müslüman, kendisini bu manevi sorumluluğun dışında tutamaz. İslam Dini’ndeki bu sevgi, yardımlaşma ve dayanışma anlayışı, durgun suya atılan bir taşın meydana getirdiği halkalar gibi yakından uzağa doğru genişler ve bütün insanlığı içine alır. Gerçek bir müslüman, önce anne ve babasına iyilik yapar, saygılı olur, onları sevindirir, sağlık, huzur ve mutluluk içinde yaşamaları

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-34 MUTLULUĞUN TEK ŞARTI!..

Sevgili Gençler! Mü’min, kelime olarak “inanan, iman eden ve bir şeyi tasdik eden kimse”dir. İslami bir terim olarak mü’min, ‘Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere inanan kimseye verilen isimdir. Mümin, Allah’ın yarattıklarını Allah için sever. Yunus Emre’nin diliyle, “Yaratılanı sev, Yaratan’dan ötürü”. Yaratılanları sadece Yaratan yani Allah için sever. Kur’an-ı Kerim, imandan yoksun olan kalpleri, taşa benzetmektedir. Hatta taşı bile, imansız kalplerden daha üstün kabul etmektedir. Kısaca imandan yoksun olan bir kalp, taştan

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-33 GÖZLERDEKİ ENERJİ (2)

Sevgili Gençler! Dikkatli bakışlar, bir kişi üzerinde yoğunlaştığında muhatap konumunda olan kişi huzursuz olur. Yoğun ilgi ve dikkat, kişinin cesaretini kırabilir. Kişiye eleştiri gözüyle bakılması onun dengesini yitirmesine ve sınırlamalarının farkına varmasına neden olabilir. Böylece korku ve ürperme olayı meydana gelir. Kin, nefret, kıskançlık ve çekememezlik duygularıyla dolu olan bakışların hedefi haline gelen kişide korku ve ürperme, yüzünde sararma, kalp atışlarının hızlanması gibi belirtiler görülür. Korku ve ürperti, yapılmaması ve söylenmemesi gereken şeyleri yaptırır ve

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-32 GÖZLERDEKİ ENERJİ (1)

Sevgili Gençler! Bir gün, İstanbul-Bakırköy ilçesinin meşhur Özgürlük Meydanı’ndan geçiyordum. Meydan cıvıl cıvıldı. Sanki insan seli. Yüzlerce insan hareket halindeydi. Kimi insan, evine yetişebilmek için otobüs, minibüs kuyruğuna koşuyor… Kimileri, hızla gelmekte olan banliyö trenine yetişebilmek için istasyona inen merdivenleri ikişer-üçer atlayıveriyor. Bir kadın, çocuğunun elinden tutmuş, çekiştirerek yürümeye çalışıyor… Gözleri görmeyen bir ihtiyar, elindeki bastonu bir sağa, bir sola sallayarak yol almaya uğraşıyor… Saatine baka baka hızla ilerleyenler… Randevusuna geç kaldığı için insanları ite-kaka

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-31 SAYGILI OLUN!…!

Prof. Dr. Bayram Altan’ın, 1979 yılında Üstadı Seyyid M. Avni ( Avnullah) Özmansur’a hitaben yazdıği uzun şiirini Ünlü Sanatçı Ahmet Akbaba besteledi. Sevgili Gençler! İnsan topluluklarının en küçük birimi ailedir. Diğer bir ifadeyle, Aile; insanın içinde doğup büyüdüğü küçük bir topluluğun adıdır. Bu topluluk, kadın ile erkeğin anlaşıp “Nikah Akti” ile biraraya gelmesinden teşekkül eder. Toplumun temeli aile ocağıdır. Bu ocak, kendine özgü kuralları içinde toplumun devamını sağlayan saygın bir yuvadır. Bu yuvanın devamlılığı, aileyi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-30 İYİLİK YAPIN!…

Sevgili Gençler! İnsan iradesini kullanmada serbest bırakılmış ama sorumluluktan uzak tutulmamıştır. İnsanın sorumluluğu, davranışlarını kontrol altına alabilmesi içindir. Herkes her aklına geleni istediği yerde ve istediği şekilde yapmaya kalkarsa, orada ne huzur, ne güven ve ne de nizam kalır. İnsan davranışlarından sorumlu tutulmamış olsaydı iyilikle kötülüğün, doğru ile yanlışın hiçbir anlamı ve değeri kalmazdı. İnsan, aklı erdiği günden itibaren hep mutlu olmak için çalışır. Ancak gerçek mutluluk; inanç, sevgi ve iyilikten geçer. Dinimize göre olgun bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-29 MÜSLÜMANIN ASALETİ YETER!…

Sevgili Gençler! Bir insanın Müslüman olabilmesi için, Kelime-i Tevhid’i yani “Lailahe illallah Muhammedün Resulullah” sözünü bilerek ve kalbiyle tasdik ederek diliyle söylemiş olması gerekir. Kelime-i Tevhid’in içindeki “Lailahe illallah Muhammedün Resulullah” sözünün mânâsı ise “Allah’tan başka İlâh yoktur, Hz. Muhammed (s.a.v.) Allah’ın elçisidir” demektir. Ancak bu sözün iyice anlaşılabilmesi için, Arapça olan “İLAH” kelimesinin mânâsının iyice bilinmesi zaruridir. Arapça, veciz bir lisandır. Diğer lisanlardan üstünlük arz eden meziyetleri yanında Arapça lisanının veciz bir lisan olmasının

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-27 NİÇİN YARATILDIK?…

Sevgili Gençler! Bir insanın yağmur yağarken şemsiyesini alıp da dışarı çıkması doğru bir harekettir. Ama yağmur yağmadığı halde şemsiyesini açarak dışarı çıkması yanlış bir harekettir. Dolayısıyla, Türkçemizde kullanılan doğru ve yanlış kelimeleri şarta bağlı olarak isabetli olan şey veya olmayan şey mânâsındadır. Halbuki iki kere iki dört eder. Yağmur yağsa da dört eder, güneş açsa da dört eder, bir hafta önce de dört eder, bin yıl önce de dört eder. İşte hiçbir şarta bağlı olmaksızın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-25 İSLAMİ TERBİYE !…

Sevgili Gençler! Bir gün evleneceksiniz. Çocuklarınız olacak. Birer anne veya baba olacaksınız inşaallah. Onun için aile hayatından, anne ve babanın görevlerinden ve özellikle de istikbalimizin bekçileri olacak nesillerimizin terbiyesinden bir nebze bilgi vermek istiyorum. İslam aile hayatında, anne ve babanın görevi sadece çocuk dünyaya getirmek değildir. Anne – babalar, çocuklarının eğitim ve öğretiminden, ruhi ve bedeni sağlıklarını korumak ve kollamaktan sorumludur. Sevgili Gençler! İnsanın iyi ve kötü kişilik kazanmasında ailenin tutumu çok önemlidir. Gerçekten de

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-24 İSLAM’A KOŞUN!

Sevgili Gençler! Günümüzde ilim ve teknik, önceki asırlara göre çok gelişti ve her geçen gün baş döndürücü bir hızla daha da gelişiyor… Hergün yeni bir buluş, insanlığın hizmetine giriyor. Gelişmiş araç ve gereçlerle artık kıt’alar arası mesafeler yakınlaşıyor, bilinmeyen diyarlara gidiliyor… Seyahat imkanları artıyor ve haberleşme hızlanıyor…. Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir olay, aynı gün televizyon ekranlarında seyredilebiliyor, hatta anında izlenebiliyor…. Çeşitli ülkelerin yaşayışları, inançları, gelenek ve görenekleri, yaşam tarzları evlerimizin içinden görünüyor….

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 23 ÖFKENİZE HÂKİM OLUN!

Sevgili Gençler, Yaratılışımızın gereği bir toplum içinde yaşamak zorundayız. Bu ortaklaşa yaşayışta, istesek te istemesek te bazı kurallara uymak zorundayız. Bunlar, birlikte yaşamanın değişmez kurallarıdır. Hayatımız boyunca farklı kişi ve topluluklarla ilişkilerimiz olur. Bu ilişkilerde hep benim dediğim, hep benim arzum yerine gelsin dersek, toplumun huzuru bozulur. Halbuki anlaşmış, kaynaşmış, huzurlu bir toplum olmanın yararını kimse inkar edemez. Toplum içinde birlikte yaşarken her yerde ve her zaman sözümüzü, düşüncemizi ve davranışlarımızı mantıki olmaktan uzak tutmazsak,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 22 MANEVİ BAĞLARINIZI GÜÇLENDİRİN!

Sevgili Gençler, İnsanları bir dava etrafında toplayan, aralarındaki kin, haset, husumet, kıskançlık ve düşmanlık duygularını izale eden, öz kardeşlikten daha ileri bir kardeşlik anlayışına sahip kılan, düşman karşısında tek vücut olmalarını sağlayan iksir, şüphesiz manevi bağlardır. Gücünü İlahi inanç esaslarından, etkisini kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’den alan, Allah ve Resulü’nün rızasından başka hiçbir maddi menfaate dayanmayan manevi bağlar, daimidir, ebedidir. Manevi değerlerle ilgisi olmayan ve tamamen çıkara dayalı maddi bağlar ise, geçicidir ve günün birinde küçücük

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 21 MUTLULUĞUN KAYNAĞI CÖMERTLİKTİR!…

Sevgili Gençler, Allah tarafından mükemmel bir şekilde yaratılan ve sayısız nimetlere mazhar olan insan, zamanla bazı özellikler kazanır. Bu özellikler, insanın manevi yapısına göre şekillenir ve farklı isimler alır. Bazı insanlar “cömert”, bazı insanlar ise “cimri” olur. Allah’ın kendisine lütfettiği nimetleri Allah’ın kullarıyla paylaşır. İkramda bulunur, ihtiyaç sahiplerine yardım eder, ihtiyaçlarını giderir. Sadaka-i Cariye’de bulunur. Yol yaptırır, çeşme yaptırır, köprü yaptırır, cami yaptırır, okul yaptırır, ağaçlar diker… Kısacası geride insanların yararlanacağı kalıcı eserler bırakır. Kazancının

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-20 ULUSLARARASI SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIMIZ

Bütün gelişmiş toplumların yapısında, Demokrasinin sigortası sayılan ulusal ve uluslararası Sivil Toplum Kuruluşlarının etkileri vardır. Her şeyi devletten beklemek yerine münferit çabaları birleştirerek belirli alanlarda topluma faydalı olma gayreti, tarih boyunca hep var olmuş ve günümüze kadar gelmiştir. Sivil Toplum Kuruluşları, gönüllü insanlar tarafından kurulan, topluma hizmet sunmak amacıyla hareket eden, siyasi yönü bulunmayan ve kâr amacı gütmeyen resmi kuruluşlardır.. Sivil toplum kuruluşları, pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de, genellikle toplumun dinamik, değişime öncülük

Devamını Gör »

2020 yılı Mevlid Kandili Münasebetiyle… SEVGİLERİN EN YÜCESİ !…

Bu gece idrak edeceğimiz “ Mevlid Kandiliniz” Mübarek Olsun!… Allah ve Resulü Hz. Muhammed (s.av)in sevgisi, sevgilerin en güzeli ve en yücesidir. Asırlardan beri müslümanlar, bu sevgiye nail olabilmek için büyük gayret ve fedakarlıllarda bulunmuşlardır. Bu ulvi sevgiyi tâ küçük yaşlarda kazanan (geçen yıl aramızdan ayrılıp ebedi hayata göç eden ) Üstadım Seyyid M. Avni (Avnullah) ÖZMANSUR, Allah ve Resulü’nün yolundan yürürken en büyük şiarı, Sevgili Peygamberimiz (s.av) Efendimizin sünnetine sarılmak ve onun eşsiz ahlakını

Devamını Gör »

Gençlere sesleniyorum–19 CAMİ VE MESCİDLER, KUDSİYETİNİ KÂBE’DEN ALIR!..

Sevgili Gençler! İnsan, bazı özellikleri ile daha fazla değer kazanır, çok sevilir ve toplumda büyük saygı görür. Bazı özellikleriyle de şeytani bir hâl alır. Hiç kimsenin sevgisini ve saygısını kazanamaz. Aksine toplumdan tecrid edilir. Yalnızlığa itilir. Çevresinde sadık dostlar bulunmaz. Mevki, makam, rutbe ve servet nedeniyle yalakalar sarar etrafını. Onlar da sadık değil, menfaat devam ettiği müddetçe dost görünürler. Menfaat bittiği anda, dostlukları da biter. Bir gün sahip olduğu mevki, makam, şöhret ve servet elinden

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-18 İNSANCA YAŞAMA ZEVKİ…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! Bizler bu dünya hayatına yaşamak için geldik. Ancak, istikbalden güzellikler ve mutluluklar umarak, yaşama azmini kaybetmeden, niçin yaratıldığımızın  bilincinde olarak yaşamak çok daha güzel ve anlamlı. Ümitsizliğe, karamsarlığa ve  istikbal endişesine kapılmadan, geleceğin aydınlığının yakalanacağını umarak yaşamak; hayatı kolaylaştırır, büyük bir  zevk ve keyifle yaşanır  hâle getirir. Yaşama zevki, huzur ve mutluluğu ancak umut olduğu zaman tadılabilir. Umutlar kaybolunca, yaşama sevincini, mutluluğunu ve zevkini de beraberinde götürür. Sevgili gençler!

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-17 ZOR BİR GÖREV!…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsan hayatı, şerefle geçirilmesi gereken zor bir görevdir. Bundan dolayı bir lokma ekmek için şeref ve haysiyetinizi ayaklar altına almaya, bir anlık zevk için namusunuzu kirletmeye, geçici bir zaman için makam sevdasıyla el öpmeye ve ufak çıkarlar uğruna şahsiyetinizi yitirip hayatınızı karartmaya değmez!… İkinci Murat(1451) şöyle söylüyor; “Bu dünyada üç sınıf insan vardır: Birincisi, aklı ve fikri yerinde, geleceği görebilen, düşünebilen ve  hiçbir anormalliği olmayan kimselerdir. İkincisi, yolların doğru

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-16 ZAMANINIZI GÜZEL DEĞERLENDİRİN!…

Prof. Dr. Bayram Altan Bir toplumun huzurlu ve onu oluşturan insanların da mutlu olabilmesi için bazı özelliklerin  ön planda olaması gerekir. Bu özelliklerin en önemli ve etkili olanları ise; inanç ve maneviyattan sonra  karşılıklı sevgi, saygı, hoşgörü ve güvendir. İnsanlar, toplumun özüdür. Öz iyi olursa toplum da iyi olur. İnsanlar, bayrak direği gibi dosdoğru olmak zorundadır. Bir insanın yaptığı ile söylediği çelişkili olmamalı,  sözü ile özü  bir olmalıdır. İnsanlar, toplumun birer ferdidir. Toplumu meydana getiren

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-15 BAYRAK DİREĞİ GİBİ DOSDOĞRU OLUN!…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsan, maddi ve manevi yönüyle bir bütündür. Dünyaya ilk defa gözlerini açan insanın; ne kadar masum, sevimli ve temiz olduğu bilinen bir gerçektir. Bu nezahat ve masumiyet, zamanla insanın içinde bulunduğu ortamın durumuna göre değişiveriyor… İnsanın bu nezahat ve masumiyeti içinde fiziki yapısı, düşünce tarzı, hayata bakış açısı da gelişiyor, değişiyor… Büyük bir hızla meydana gelen bu değişiklikler; ortama, çevredeki yaşam biçimine , gelenek ve göreneklere, yetişme tarzına, aile

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-14 AHLAK VE MÂNEVİYAT

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsanı olgunlaştıran, yüzünü gülümseten, gönlünü huzurla dolduran, toplumda sevilen ve sayılan, itibar edilen, güvenilen bir   konuma yükselten  özellik şüphesiz, “Ahlak Güzelliği” dir. Bir insanın ahlakı ne kadar güzel olursa, onun kemalatı ve toplum içindeki derecesi de aynı ölçüde güzel ve üstün olur. Ahlakı güzel, davranışları örnek olan insanlar, toplumun en değerli, en seçkin, en saygın kişileridir. Bunlar; her yerde özlenen, söz ve sohbetleri dinlenen, birarada bulunmaktan  zevk duyulan dünyanın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-13 SELAMLAŞMANIN EN GÜZELİ…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsanlarla güzel, samimi ve kalıcı iletişim kurmanın ilk şartı, “Selam” dır. Selam, insanlar arasında sevgi ve barışı sağlamaya rehberlik eden, dostluk ve samimiyeti arttıran güzel ve etkili bir sözdür. Selamın dili ve şekli bölgeden bölgeye, ülkeden ülkeye göre değişiklik gösterebilir. Bazı insanlar, “günaydın, tünaydın” diyerek birbirlerini selamlar…. Bazı insanlar, “ iyi günler, iyi geceler” diye birbirine selam verirler…. Bazı insanlar, “Subh bikhayr,  şeb bikhayr” diyerek birbirlerine hayır tenenni ederler

Devamını Gör »

Savaşın Kaynağı ve Barış – Prof. Dr. Remzi Kaya®

Din insanlığın yaratılmasıyla başlamıştır. Buna fıtrat ismi verilir. Yüce Allah insanlığı da ilk insanla başlatmış, tanışmaları ve bir arada yaşamaları için farklı ırk ve kabilelere ayırmıştır. Yaratıcı insanları dünyaya göndermekle kalmamış, mutlu olmaları için, peygamberleri aracılığı ile gerekli bilgileri vermiştir. İnsanların barış ve huzur içinde olmaları, bu kuralları yerine getirmeleri ile mümkün görülmüştür. İnsanlar yaratılış itibariyle bir ve aynı temel haklara sahiptirler. İnanma veya inanmama kişinin kendisinin vereceği karardır. Temel haklara sahiptir.  Temel haklar olarak bilinenler; akıl, din, nesil, can ve

Devamını Gör »

İlk İslâmcı Dergilerden Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad Dergileri Örnekliğinde İslâm Birliği İdeali – Prof. Dr. Âdem EFE

Meşrutiyet’in veya Hürriyet’in ilanı olan 10 Temmuz 1324/24 Temmuz 1908 tarihinden itibaren Osmanlı-Türk siyasal, kültürel, entelektüel ve düşünsel alanında büyük değişim ve dönüşümler yaşanmıştır. Bu dönemde Milli Kütüphane, Hazine-i Evrak, Milli Musiki, Milli Filmcilik Türk Gücü, Türk Ocağı, Hilal-i Ahmer, Himaye-i Etfal, Müdafa-i Milliye ve Donanma gibi birçok dernek kurulmuş, kadın hakları konusunda iyileştirmeler yapılmış, eğitim konusunda büyük atılımlar görülmüştür. Evkaf, İtibar-ı Milli ve Ziraat gibi bankalar kurulmuştur. Yine II. Meşrutiyet‟in ilan edilmesiyle birlikte Türk basınında yeni

Devamını Gör »

Bir Dini Grup Olarak Tarikatlara Yönelimin Psikososyolojik Nedenleri – Prof. Dr. Muammer Cengil

Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam toplumlarında yüzyıllardır maddi hayatın kıskacında sıkışan insanlar için dini yaşantının bir boyutu olarak çıkış yolları sunan tasavvuf ekolleri vb. dini oluşumlar günümüzde de aynı şekilde dini hayatın bir boyutu olarak varlığını devam ettirmektedir.  İslam toplumunda karşımıza çıkan ilk dini grup formu tasavvuf ekolleri olarak ifade edilebilir. IX. Yüzyılın başlarında ortaya çıkan ve İslam mistisizmi olarak tanımlayabileceğimiz tasavvuf hem dinin bir yorumu, hem de bizatihi kendisi olarak geniş kitleler tarafından kabul

Devamını Gör »

KONU: İSLAM ÜLKELERİNİN ORTAK HAREKET ETMESİNDE VE KALKINMASINDA AKADEMİSYENLER VE AKADEMİK KURULUŞLARIN ROLÜ

KAZIM DALKIRAN Dr. Emekli General İslam Ülkeleri Akademisyenler (İSAK) Vakfı Temsilcisi                                                                          ÖZET             Bu makalede İslam Ülkelerindeki inanan insanların daha fazla refah ve huzur içerisinde yaşaması için ülkelerin ve ortak olarak ihtiyaç duyulan konulalarında akademik çalışmaların yapılması incelenmiştir.’’ Bir elin nesi var iki elin sesi var’’ atasözümüzde olduğu gibi gayretlerin birleştirilmesinden sinerji doğacaktır. Akademisyenler ve Akademik kuruluşların ortak hareket etmesinin nasıl sağlanabileceği, uluslararası kurum ve kuruluşların birleştirici ve kurumsal yapılarının kullanılması imkanları değerlendirilmiştir. BM,

Devamını Gör »

İSRAİL YAKTIĞI ATEŞTE YANACAK!…

Barbar Siyonistler, bugün de Hamas Lideri İsmail Heniye”yi şehid etti. İsrail’in, kutsal aylar, günler ve geceler demeden Filistinli müslümanlara yönelik en acımasız saldırıları, dünyanın dört bir yanından gelen tepkilere rağmen 1948’den bu yana bütün şiddetiyle devam ediyor!… İsrail Başbakanı Netenyahu, İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant, İsrail Genel Kurmay Başkanı General Herzi Halevi ve bazı askeri yetkililer biraraya gelerek silahsız ve savunmasız Gazzeli müslümanlara saldırma, hatta saldırı şiddetini artırma ve hızlandırma kararı alıyor…. İngiliz Daily Mail

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-103 KURTULUŞ İNKARDA DEĞİL, İSLAMDADIR!…

Sevgili Gençler!… İnkâr, imanın zıddıdır. “Tanımama, kabul ve tasdik etmeme, inanmama, reddetme” anlamlarına gelir. Daha geniş anlamıyla inkâr,” Allah’ın varlığına inanmayı reddetmek, kendisini yaratmış olan Yüce Varlığa karşı gelmek” demektir. İslam, insanlığa eşi bulunmayan üstün bir nizam sunmuştur. İnsanı sonsuz mutluluğa ulaştıracak, onun dert ve ızdıraplarını dindirecek, bütün problemlerini çözecek tek kurtuluş yolu, İslamdır, Kur’anın hükümleridir. Bu nedenle, İslamı kabul etme şerefine ermeyen, Kur’anın hükümlerini inkâr eden inançsız, inkârcı bir kalp; inanç, ibadet, ahlak, fazilet,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-102 CEHENNEM MAHKÛMLARI OLMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Kur’an-ı Kerim karşısında inanç bakımından üç gruba ayrılan insanlardan bir grubu da “İnkârcılar”dır. İnkârcı, “Hakkı kabul etmeyen, Allah’ı inkâr eden, dinsiz,” iman esaslarını kabul etmeyen veya bazılarını kabul edip bazılarını, ya da birini inkâr eden kimse”dir. Cehennem mahkûmları, inançsızdırlar. Maneviyata inanmazlar. İmani esasları inkâr ederler. Gelecek hayatı kabul etmezler. Allah ve Peygamber tanımazlar. Manevi değerlere saygı göstermezler. Mü’minlerin olduğu yerde duramaz ve inanan insanların yanında barınamazlar. Onlar; küfrü, karanlığı, zulmeti, kötülüğü ve çirkin

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-101 GÖSTERİŞ YAPMAYIN!…

Gösteriş, “başkalarını aldatmak,  şaşırtmak,  korkutmak veya kendini beğendirmek için yapay davranmak” tır. Bu inançtaki insanlar, çevreleri için giyinir, konuşur, ev döşer, meslek seçer veya kitap okurlar. Tüm yaptıklarında en büyük hedefleri, insanların takdirini toplayabilmektir. Örneğin kitapçıya gidip bir kitap seçerken en merak ettikleri konuya değil, en çok satan kitaba bakarlar. Hangi kitabı okuduklarında daha “havalı” ve günün modasına daha uygun olacağını düşünürler. Çünkü burada kitap okumanın amacı görgü, bilgi veya kişiliğini geliştirmek değil, çevresine karşı

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-100 REENKARNASYON SAFSATASINA İNANMAYIN!

Reenkarnasyon;  “kişinin öldükten sonra ruhunun hayvan veya bitki de dâhil insan veya insan dışı varlıklara geçmesi” anlamına gelir. Yine bu görüşü savunanlar tarafından reenkarnasyon şöyle tanımlanır: “Tekâmül etmekte olan her varlık, madde içinde deneyim ve görgüsünü artırmak için çeşitli bedenler ve kimlikler içinde, sayısız kereler maddesel âlemlerde doğarlar. Tekrar tekrar doğma, tam ilâhî bir yasadır.” Dilimizde bu kelimenin karşılığı olarak “yeniden doğuş, tekrar doğuş” terimleri kullanılmaktadır. Tenâsüh ise: Ruhun bir bedenden ayrıldıktan sonra, başka bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-99 BAŞKALARI HAKKINDA KÖTÜ DÜŞÜNMEYİN!…!

Sevgili Gençler!… İslam’a göre büyük günahlardan olan sû-i zan, “Başkasını kötü sanmak”tır. Zan, kesin bilgiye dayanmaz. Kesin bilgi olmadan bir kimse hakkında hüküm vermek, söz söylemek yanlış olur. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak,  göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra Suresi, Ayet: 36) Bu konuda şöyle bir menkıbe anlatılır: Bir âlim talebelerine (Şafii mezhebinde alametlere bakarak kesin karar verilmez. Mesela bir köpeğin burnunda yoğurt bulaşığı varken

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-98 KALPLERİNİZDE KİN VE DÜŞMANLIK OLMASIN!

Sevgili Gençler!… Kin, “Öç alma duygusu, kalbe yerleşen şiddetli düşmanlık”tır. Kin, İslam’ın hoş görmediği, uzak durulmasını istediği kötü duygulardandır. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de, kinin şeytanın hilelerinden birinin sonucu olarak ortaya çıktığını şöyle beyan buyuruyor:  “Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi,  Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?” (Maide Suresi, Ayet: 91) Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri, oğluna hitaben; “Oğlum! Eğer Cennette olmak istersen, herkes ile dost geçin,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-97 YALAN SÖYLEMEYİN VE YALANCI ŞAHİTLİK YAPMAYIN!

Sevgili Gençler!… Yalan, “olanın aksini haber vermek, düşündüğünün ve bildiğinin aksini söylemek” demektir. Yalan söylemeye “yalancılık”, yalan söyleyene de “yalancı” denir. Yalancılık, bir insanın güvenini kötüye kullanmak, onu kandırmaktır. Onun için bu davranış, insanlık ve müslümanlık açısından hoş görülecek bir davranış değildir. Her devirde ve her toplumda kötü huylu insanlar daima olagelmiştir. Çevresine zarar vermekten hoşlanan bu tip insanlar, yaptıkları fenalıkların cezasından kurtulmak için çoğu kez yalana sığınmışlardır. Ama böylelerinin foyası uzun sürmemiş ve gerçek

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-96 BÜYÜYE VE FALA İNANMAYIN!

Sevgili Gençler!… Büyü(Sihir), “Gözbağcılık,  göz boyacılık, hile, aldatma, haktan uzaklaştırma, batıl şeyi hak diye göstermeye çalışma” gibi anlamlara gelmektedir. Genel anlamda büyü,” bazı güçler kullanarak canlı ve cansız varlıkları, özellikle insanları istenilen yönde etkilemek amacıyla yapılan eylem”dir. Büyünün tarihçesi çok eskilere dayanmaktadır. Yeryüzünde yaşamış olan insanlardan bazıları, sihri(büyüyü) öğrenmiş ve onunla meşgul olmuşlardır. Büyü ve büyücülük, öteden beri birçok milletlerde Araplarda, Rumlarda,  Hindlerde, Acemlerde, Mısırlılarda görülegelen tarihi bir hadisedir. Dehhak bin Ulvan, Babil tarafına gelip

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-95 BORÇLANMAK TEHLİKELİDİR

Sevgili Gençler!… Borç, “geri verilmek üzere alınan para veya eşya; bir veya birkaç kişiye yahut bir kuruma karşı yerine getirilmesi gereken yükümlülük, ödünç”gibi anlamlara gelir. Dini bir terim olarak borç,”genellikle borçlunun ödemeyi taahhüt ettiği nakit veya borçlunun zimmetinde bulunan mislî eşya; yani ölçü, tartı vb. yollarla benzeri ile ödenebilen eşya”dır. Dinimiz ödünç vermeyi teşvik etmekle birlikte, ödünç almayı ise ancak hayatî zarûretler karşısında onaylar. Nafaka temini için iş kurma, mesken edinme ve tedâvi gibi sebepler

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-94 BOZGUNCULUK YAPMAYIN!

Sevgili Gençler!… Bozgunculuk, “Yeryüzünde fitne, fesad ve karışıklık çıkarmak, zulüm ve taşkınlık yaparak haddi aşmak” gibi anlamlara gelir. İnsan, fıtratındaki “nankörlük” ve “zalimlik” özellikleriyle, zaman zaman isyan ederek, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmış, savaşlar çıkarmış ve kanlar dökmüştür. İslâm dini, tarih içinde yaşanan felaketlerin, perişanlıkların ve acıklı olayların bir daha yaşanmaması için, yeryüzünde fitne, fesad ve bozgunculuk çıkarmayı yasaklamıştır. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “…fitne; katl  (adam öldürme)’den daha kötüdür…” (Bakara Suresi, Ayet: 191) “Sizden önceki asırlarda

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-93 KUMARIN MANYETİK ALANINA YAKLAŞMAYIN!…

Sevgili Gençler!…      İnsanın maddi ve manevi yapısında büyük yıkımlar meydana getiren, aile düzenini alt üst eden, huzurunu bozan, insanlar arasında sevgi ve kardeşlik bağlarını koparan, kin, nefret ve intikam duygularını körükleyen, huzursuzluğun ve kargaşanın, kavga ve gürültülerin kaynağını teşkil eden zararlı şeyler İslam Dininde kesin olarak yasaklanmıştır. İnsan için zararlı olan kötü alışkanlardan biri de “kumar”dır. Kumar, ”Karşısındakini ütmek amacıyla para karşılığı oynanan her türlü oyun”dur. Kumar, gayri meşru bir kazanç yoludur. Oynayanlara fayda yerine

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-92 KİBİRLENMEYİN!

Sevgili Gençler!… Kibir, “kendini büyük görme, büyüklük taslama, kendini başkalarından üstün görerek insanları aşağılama” anlamlarına gelir. İslam Ahlakına göre kibir, Şeytana, Firavun’a ve aynı inançta olanlara özgü bir özelliktir. Gurur ve kibir şu yedi özellikten kaynaklanır: 1-İlimden, 2-İbadetten, 3-Nesebten, 4-Güzellikten, 5-Zenginlikten, 6-Kuvvetten, 7-Mahiyetindekilerle övünmekten. Bunlardan birine veya bir kaçına sahip olan kimse, onu Allah’ın emrettiği şekilde muhafaza eder, tevazu gösterirse, gurur ve kibir gibi manevi hastalıklara yakalanmaz. Manevi zehirlere (hastalıklara) karşı panzehir hükmünde olan güzel

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-91 KAZANÇ HIRSINA KAPILMAYIN!…

Sevgili Gençler!… İslam’ a göre; para kazanma ve zengin olma hırsıyla satılan bir malın ayıbını, kusurunu gizleyerek insanları aldatmak aldatmak haramdır. Alınan malın kıymetini gizleyerek aldatmak da faiz olur ki, haramdır. Mesela, bir kimse, sattığı malın kıymetini bilmiyor. On bin liralık malı, beş bin liraya satıyor. Ona, “Bu mal, her yerde 4 bin liradır.” diyerek kandırmak haramdır. İnsanlar, İslam ahlakına uyarsa, ne kandıran, ne de kandırılan olur. Arz ve talebe göre, mallar kıymetlenir veya ucuzlar.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-90 Nefsinizin Esiri Olmayın!..

Sevgili Gençler!…  Nefis, kelime olarak “bir şeyin varlığı, kendisi, zatı, hakikati” demektir. Nefis, kötü huyların; ruh da iyi huyların barınağıdır. İkisi de bedene tevdi edilmiştir. Bu tıpkı görme organının göz, işitme organının kulak, koku alma organının burun olup hepsinin de bir bedende bulunması gibidir. İnsanın kötü özellikleri iki kısma ayrılır: Birincisi, kendi iradesiyle işlediği günahlar, yani mekruh ve haram olan şeylerdir. İkincisi ise, nefsin aşağı ve bayağı huylarıdır. Bunlar; kibir, kin, hased, yalan, huysuzluk, tahammülsüzlük

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-89 Allah Yolunda Harcayın!…

Sevgili Gençler!… İslam Dini’nin her emri hikmet ve faydalarla doludur. Sadaka da bunlardan biridir. Samimi ve ihlasa dayalı olarak, ölçülerine uygun bir şekilde verilen sadaka; Yüce Allah katında kabule mazhar olur, vereni İlahi affa erdirir, Müslümanlar arasında birlik, beraberlik, huzur, sükûnet, maddi ve manevi dayanışmayı, sevgi ve saygıyı kuvvetlendirir. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah’a güzel bir ödünç verenlere, verdiklerinin karşılığı kat kat ödenir ve onlara değerli bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-88 Ahirete İmanın Hayatımıza Etkileri!..

Sevgili Gençler!… İman esaslarından biri de “Ahiret Gününe İnanmak”tır. Ahiret inancı, İslam’dan önceki İlahi dinlerin hepsinde de vardı. Çünkü bu konu, insanın duygu, düşünce, vicdan ve davranışları üzerinde en çok etki yapan temel bir inanç ilkesidir ve çok önemlidir. Ahirete iman, aslında Allah’ın varlığına, birliğine, yüce kudretine inanmak, O’nun buyruklarına ve iradesine teslim olmak demektir. Ahirete iman, İlahi adaletin gerçekleşmesi ve “ İnayet-i İlahiyenin” tamamlanması için gereklidir. Bu nedenle Ahirete iman,”Ba’s-ü ba’de’l Mevt”e yani öldükten

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-87 Haram Kazanç Edinmeyin!..

Sevgili Gençler!… Allah, insanı şerefli ve üstün varlık olarak yaratmıştır. Ayı, güneşi, geceyi, gündüzü insanoğlunun emrine vermiş, yeryüzünde ve gökyüzünde olan her şeyi insanın istifadesine sunmuştur. Bu sebeple insan, bütün bu yaratıklardan faydalanacaktır. Yeni buluşlarla hayatını daha iyi bir şekilde, huzur ve saadet içinde geçirmeye gayret edecektir. Bu bakımdan insan, önce kendisini yoktan var eden ve sayısız nimetlerle donatan Allah’a inanmak, O’na layık bir kul olmak, emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak, dünyayı imar etmek, insanlığın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-86 Açgözlü Olmayın!..

Sevgili Gençler!… Hırs, “Açgözlülük, aşırı tutku, sonu gelmeyen istek” gibi anlamlara gelir. Eğer insan bu duyguya kapılırsa mal, mülk, makam, mevki hırsı kendini sarar. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: “Kişiden mal hırsının, şeref ve mevkiye düşkünlüğünün dinine yaptığı zarar, iki aç kurdun sürüye yaptığı zarardan daha büyük olur.” (Kamus-i Türki, C.1,S. 544) Hâlbuki bu duygu insana, iyilik yolunda, hayır için ve hak yolunda kullanmak, İmanda, İslam’da ve hakta sebat etmek için verilmiştir. Özellikle ebedi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-85 15 Asırdır Değişmeyen ve Asla Değişmeyecek Olan KUTSAL KİTABIMIZ KUR’AN-I KERİM

v İlahi dinlerin sonuncusu İSLAM DİNİ’dir. Tek Allah’ın varlığını kabullenme ve O’na inanma esasına dayanır. “Allah’tan başka İlah olmadığına, Hz. Muhammed’in O’nun kulu ve Resulü olduğuna inanmak” İslam’ın temel inanç kuralıdır. Bu kurala kalp ile bağlanmak, söz ile ifade etmek her müslümanın görevidir. Zira müslüman; İslamı kabul deden, Allah’a, Peygamberine ve Peygamberin haber verdiği İlahi buyruklara yürekten teslim olan kimse demektir. İnsana doğru inanç yolunu göstermek, onu kötülüklerden uzaklaştırarak yararlı yaşayışa yönlendirmek İslamın ana hedefidir.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-84 HER ZERRE ALLAH’IN VARLIĞINI HAYKIRIYOR!…

v İnsanlık tarihi boyunca bütün Peygamberler, ümmetlerine öncelikle Allah  inancını ve O kudretin bir tek olduğunu öğretmişlerdir. Bütün semavi dinler, tevhid esasına yani Allah’ın bir tek olduğu ilkesine  dayanır. Bu inancı, en akli delillerle anlatan ve gerçekleştiren din ise İSLAMİYET’tir. İslam’ın öğrettiği esaslara göre; Allah vardır ve tektir. O’nun eşi, ortağı,  örneği, benzeri ve dengi yoktur. Allah doğmamış ve doğurmamıştır. Sonradan da olmamıştır. Allah’ın  bulunmadığı zaman yoktur. Allah’tan başka ne varsa, hepsi sonradan O’nun  dilemesi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-83 İNSAN SORUMLULUK BİLİNCİYLE YAŞAMALIDIR

Yaratılmışlar içinde en güzel bir şekilde olanı şüphesiz insandır. İnsan, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’e göre topraktan yaratılmıştır. Ona  canlılığını ruhu verir. Bu ruhu, Yaratan yüklemiş ve insanı onurlandırmıştır. İnsanın ruhu olmazsa hiçbir işe yaramaz. Ruhsuz insan, toprak ve su karışımından yapılmış cansız bir heykeldir. Şeklen  insana benzer ama insanın görevlerini yerine getiremez. Oysa insan, canlıdır. Yürür, gezer, düşünür, konuşur, bazen yerinir, bazen  sevinir… Varlığını devam ettirmek için evlenir, aile oluşturur. Toplum halinde  yaşar, medeniyet kurar.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-82 İNSANLIĞIN SON DİNİ

İlahi dinlerin en sonu İslamdır. İslam Dinine “İSLAM” adı Allah tarafından verilmiştir. Kur’an-ı Kerimde bunu  bildiren ayetler vardır. Bunlardan biri Maide suresinin 3. Ayetidir. Cenab-ı  Hak bu ayette şöyle buyuruyor: “….bugün size dininizi ikmal ettim,  üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı  seçtim”. Al-i İmran Suresi 19. Ayette ise:” Allah nezdinde hak din İslam’dır…” Ayrıca Kur’an-ı Kerimin pek çok ayetinde “İslam”, “Müslimin” ve “Esleme”  kelimeleri geçer. İslam kelime anlamı bakımından “İtaat etmek, boyun eğmek,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-81 MANEVİ DEĞERLERİMİZİ KORUYALIM !…

Sevgili Gençler!… İlim ve teknik geçmiş yıllara göre çok gelişmiştir. Hemen her gün yeni bir buluş, insanlığın hizmetine sunulmaktadır.  Gelişmiş araç ve gereçlerle artık kıt’alar arası mesafeler yakınlaşmış,  bilinmeyen diyarlara gidilir hale gelmiştir. Seyahat imkanları artmış,  haberleşme hızlanmıştır. Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen olay, aynı gün  televizyonlardan seyrediliyor… Hatta anında izleniyor… Çeşitli ülkelerin  yaşayışları, inançları, gelenek ve görenekleri evimizden görülüyor… Bu  gelişmelerin elbette pek çok yararının olduğu muhakkaktır. Ancak bu durum, bazı insanların duygu,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-80 DÜNYA BİR MİSAFİRHANEDİR!…

Sevgili Gençler!… Dünyayı, dinlenmek için eğlenip-göçeceğin bir menzil veya uykunda elde edip, kalktığında ise elinde olmayacak bir mal gibi kabul edin. Bir şeyi ele geçirmeye ihtiraslı olup, onu ele geçirdiğinde de bedbaht olan niceleri olduğu gibi, bir şeyin peşine gitmedikleri halde onu elde ederek mutlu olan nice insanlar vardır Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Nefsani arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe,  salma atlara,  sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-79 HIRSIZLIK YAPMAYIN!

Sevgili Gençler!… Hırsızlık, “Başkalarına ait bir malı, sahibinden habersiz ve gizlice, almak, çalmak”tır. İnsanda hırs, israf, lüks hayat, mal-mülk sahibi olmak gibi doymak bilmez duygular vardır. Bunları meşru yolla elde edemeyenler veya bu menfi duygularını dizginleyemeyenler, başkasının mal ve servetine göz diker, hırsızlık ve soygunculuğa yeltenirler. İnsan emeği ve malının dokunulmazlığı vardır. Kimse, başkasının malını haksız yere çalamaz, gasp edemez. İslam mal emniyetini mühim bir esas kabul etmiş, malını müdafaa ederken öldürülenin şehid olacağını bildirmiştir.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-78 Siz de ‘BİLİM ve TEKNOLOJİ’ Öğrenin (2)

Sevgili Gençler!… Müslümanlar, yaşadıkları şehirleri medeniyet merkezleri haline getirmişlerdi. Bunlardan biri de Kurtuba’dır. Kurtuba; hastaneleri, kütüphaneleri ve Orta Avrupa’dan öğrencilerin eğitim görmek üzere geldiği okulları ile Avrupa’nın en modern şehri olarak bilinmekteydi. Kültürel ve sosyal alanda meydana gelen atılımlara paralel olarak ilerleyen bilim ve teknoloji, Osmanlı devleti döneminde doruğa ulaşmıştır. Hazerfen Ahmet Çelebi, Lagari Hasan Çelebi gibi âlimler, alanlarında tarihin ilk örnek çalışmalarını gerçekleştirmişlerdir. 14. Yüzyıl’da matbaanın icadı ile 1400-1500 yılları arasında, Arapçadan ve Eski Yunancadan

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-77 Siz de ‘BİLİM ve TEKNOLOJİ’ Öğrenin (1)

Sevgili Gençler!… Yaşadığımız yüzyılda dünya tarihini etkileyecek önemli gelişimlere ve değişimlere vesile olan Bilim ve Teknoloji, insanların yaşam koşullarını da köklü ve süratli bir şekilde etkilemektedir. Dünyanın bugünkü medeniyet seviyesinde büyük payı olan bilim ve teknolojinin tarihi gelişimi de son derece hızlı olmuştur. Dokuzuncu yüzyıldan on dördüncü yüzyıla kadar uzanan dünya tarihini incelediğimiz zaman görürüz ki; dönemin en ileri medeniyeti “İslam Medeniyeti”dir. Özellikle bu tarihler arasında bütün hayatlarının temelini Kuran ayetlerine dayandıran Müslümanlar, o dönemde bile

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-76 KİMSEYE ZULÜM VE HAKSIZLIK YAPMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Zulüm, “boyutu ve önemi ne olursa olsun herhangi bir hakka tecavüz etmek”tir. Bu kelime, küçük günah hakkında da büyük günah hakkında da kullanılır. Said ibn-i Abdülaziz(r.a) diyor ki: “İyilik eden sevap beklesin, kötülük edense, cezasını (bu nereden geldi diyerek)  inkâr etmesin. Haksız yere bir izzet (yücelik, şan ve şeref) kazanana,  Allah’û Tealâ haklı olarak bir zillet (alçaklık, rezillik, rüsvaylık) verir Zulüm ederek mal toplayana ise, Allah’û Tealâ, zulüm etmeden fakirlik verir” Zulüm; insanlık

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-75 GAFİLLERDEN OLMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Gaflet, kelime olarak “dikkatsizlik, vurdumduymazlık ve dalgınlık” gibi anlamlara gelir. İslami anlamı ise, “Allah’ı unutmak ve dini vecibeleri yerine getirmede sorumluluklarının farkında olmama hali”dir. Çoğu İnsan, Allah’ın emir ve yasaklarından habersizce yaşayıp, sadece kendi istek ve arzuları peşinde koştukça, dünyanın fani ve bir imtihan yeri olduğunu unutup geçici mutluluklar,  eğlenceler, nefsanî istek ve arzuların peşinden koşuyor ve bu duyguları tatmin etmekten başka bir amaçlarının olmadığını düşünüyor. Çünkü gaflet içerisinde yaşayan insanlar, sadece dünyanın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-74 BÜYÜK GÜNAHLARDAN SAKININ!

Sevgili Gençler!… Yüce Rabbimiz, bizim için maddi ve manevi faydaları olan, bizi huzura, dünya ve ahret mutluluğuna erdiren, iyilikler ile; bizi felaketlere sürükleyen, bela ve musibetlere duçar eden, huzursuzlukların kaynağını teşkil eden kötülükleri Kur’an-ı Kerim’de açık olarak beyan buyurmuştur. Allah’ın emirlerini yerine getiren, iyi ve güzel hareketlerde bulunan, tek kelime ile İslam’ın icaplarını yerine getiren insanlar, bu dünya hayatında huzur ve mutluluk içinde yaşadıkları gibi ahret gününde de ebedi mutluluğa ereceklerdir. Allah’ın haram kıldığı ve

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-73 ASILSIZ ŞEYLERE İNANMAYIN!

Sevgili Gençler!…  Batıl, sözlükte, “aslı olmayan, boş şey, yanlış, bir değer taşımayan,  gerçek olmayan şey” demektir. Aydınlığın olduğu yerde karanlık, ilmin olduğu yerde cehalet, adaletin  olduğu yerde zulüm barınamadığı gibi Hakkın olduğu yerde de batıl  barınamaz, tutunamaz. Yok olup gider. Yok olmaya da mahkumdur. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Hak geldi, batıl zail oldu. Şüphesiz batıl, zeval bulmaya (yok  olmaya) mahkûmdur.” (İsra Suresi, Ayet: 81) İslam Dini, İlahi nuruyla kâinatı aydınlatınca her türlü batıl inanışları, 

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-72 DÜNYA HAYATI GEÇİCİDİR!….

Sevgili Gençler!…  Allah, insanı şerefli ve üstün bir varlık olarak yaratmıştır. Ayı, güneşi, yıldızları, gezegenleri, geceyi, gündüzü, yeryüzünde ve  gökyüzünde olan her şeyi insanın istifadesine sunmuştur. İnsan, kendisine hizmet için yaratılan bütün mahlukattan yararlanacak,  her geçen gün İlahi rızaya uygun olan yeni bilgiler ve faydalı buluşlarla  hayatını daha iyi bir şekilde, huzur ve saadet içinde geçirmeye gayret  edecektir. Bu bakımdan insan, önce kendisini yoktan var eden ve sayısız nimetlerle  donatan Allah’a inanmak, O’na layık bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-71 Düşündüren Mekanlar

Sevgili Gençler!… Türkiye, her yönüyle dünyanın en güzel ülkelerinden biridir. Güney yarımküreyi, kuzey yarımküreye, Asyayı Avrupaya, Akdeniz’i Karadeniz’e bağlayan köprü konumunda şirin bir ülkedir. Üç tarafı denizlerle çevrili muhteşem bir ülkedir. Dört mevsimin doyasıya yaşandığı, bol güneşli havası, birbirinden güzel sahil şeridi, zengin bitki örtüsü, yemyeşil ormanları, fiziki yapısı, tarihi ve kültürel varlıkları, dini ziyaret yerleri ve doğal güzellikleriyle ünlü, insan ruhunu okşayan, huzur ve mutluluğun buram buram teneffüs edilip yaşandığı güzel bir ülkedir. Bu

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 70 MANEVİ TERBİYE MEKANLARI TEKKE VE ZAVİYELER

Sevgili Gençler!… Tekke’nin sözlük anlamı; “Dayanılacak yer”dir. Terim olarak tekke, “Tarikat  mensuplarının oturup kalktıkları ve Allah’ı zikrettikleri yer”dir. Tekke’nin aslı, “Tekye”dir. Dergâh ve zâviye ile eş anlamdadır. Genel olarak; Tarikat Piri’nin türbesinin bulunduğu tekkeye “Pir Evi”;  tarikat büyüklerine ait türbelerin olduğu tekkelere “Asitâne; asitânelerin  küçüklerine “Tekke” veya “Dergâh”; tarikat mensuplarının yolculuk sırasında  konaklayıp ibadet yaptıkları yerlere de, “Zaviye” adı verilir. Zâviye; tekkenin küçüğüdür. Daha ziyade şehir ve kasabaların ücra  semtlerinde bulunur. Zâviye, “küçük oda, hücre”

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 69 İLİM VE İRFAN KAYNAĞI MEDRESLER

Sevgili Gençler!… Medrese, Arapça bir kelimedir. Medrese’nin sözlük anlamı, “Ders görülen veya ders okutulan yer” dir. Terim olarak medrese, “İslâmî ilimleri tahsil eden öğrencilerin yatıp kalktıkları ve tahsil için çalıştıkları (öğrenim gördükleri) vakıf odalarının bulunduğu yapı”dır. İslâm’ın ilk yıllarında medreseler yoktu. Eğitim ve öğretim evlerde yapılıyordu. Özellikle Sevgili Peygamberimiz (S.A.S.) Efendimizin evi, bir ilim ve irfan merkezi, nur ve feyiz kaynağı, şifa ve kurtuluş sığınağı idi. Risâlet ( Peygamberlik) görevine başlamasından sonra yaklaşık dört yıl,

Devamını Gör »

GENÇLERE SESLENIYORUM-68 Kararan Gönülleri Aydınlatan İlk İlahi Emir

Sevgili Gençler!… Günümüzden 15 asır önceydi. Hak yoldan uzaklaşan, nefsi ve şehevi ihtiralarına esir olan insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyor, Allah’ a şirk koşuyor, iman yerine küfrü tek Allah inancı yerine putperestliği tercih ediyorlardı. Kuvvetli zayıfı eziyor, mallarını gasbediyor, kolundan tutup ‘‘ bu benim kölemdir ’’ diyerek pazarda satıyordu. Kadına hiç bir hak tanınmıyor, kız çocukları diri diri kızgın kum çöllerinde göğüslerine kadar kazılan kızgın kum çukurlarına gömülüp diri diri ölüme terk ediliyordu. O

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-67 İslam’ın İlk Üniversitesi Ve MUS’AB BİN UMEYR (R.A) (3)

Sevgili Gençler!… Mus’ab Bin Ümeyr ‘in hayatı böyle devam edip giderken Uhud Muharebesi çıktı ve Mus’ab yine Resulullah’ın sancağını alarak cihat meydanına koştu. Allah ve Resulü’nün emrettiği yerde İslam sancağını dalgalandırmaya başladı. Uhud Muharebesinde Müslümanların mevzilendikleri yerden çıkıp ganimet malları toplamaları, Resulullah’ın talimatına uymamaları, savaş meydanından kaçan müşrikleri( düşmanı) yenilen alana dönmeye mecbur etti. Allah Resulü’nün talimatına uymayan Müslümanlar derin yaralar aldılar. İslam Sancağını taşıyan Mus’ab bin Ümeyr’in durumu ise çok üzücüydü. Çünkü O, Resulullah’ın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-66 İslam’ın İlk Üniversitesi ve MUS’AB BİN UMEYR(R.A) (2)

Mus’ab bin Umeyr,  aradığı evin kapısı önünde durup kapıyı hafifçe çaldı. Kapı açılınca içeri girdi ve selam verip bir yana oturdu. Mus’ab’ ın göz alıcı güzelliğini ve özellikle nadide elbisesini ve güzel görünüşünü seyreden cemaatin içinde şu arzu canlandı: “ Allah şu gösterişli ve zengin gence hidayet ihsan etse de Müslümanların arasına katılsa, kendileri gibi İslamiyet’ in sonsuz nimetlerinden istifade etse ve Allah ile Resulü olan Muhammed(S.A.S)’ e inanmak saadetine mazhar olsa da İslam cemaatinin

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-65 İslam’ın İlk Üniversitesi ve MUS’AB BİN UMEYR(R.A) (1)

Sevgili Gençler!.. İnşasına bizzat Peygamber (S.A.S) Efendimizin katıldığı, “Mescid-i Nebi’ nin yapılış tarzında yeni bir dönemin başladığına işaret vardır. Dikdörtgen şeklinde kerpiçten yapılan ve üzeri hurma dallarıyla örtülen Medine’deki bu ilk mescidin yanına bir SUFFE, bir de Resulullah’ın ailesi için birkaç küçük oda ilave edilmiştir. Mescidin bitişiğindeki Suffe’de kalanlar, yalnız ilim tahsil ederlerdi. Öğretmenliğini bizzat Peygamberimiz (s.a.v) Efendimizin yaptığı bu medresede ilk olarak 40 sahabinin (Ashab-ı Suffenin) ilim tahsil etttiği ve zamanla bu sayının 400’ü

Devamını Gör »

Hoş Geldin Ey Sevgili Peygamberim!…

Bundan 1450 sene önce Rebiülevvel ayının 12. Gecesi (pazarı pazartesiye bağlayan gece) tan yeri ağarmaya başlarken Cenab-ı Hakkın: “Ey Peygamber, biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeci ve bir korkutucu ve Allah’a O’nun emri (ve tesiri) ile bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.” buyurduğu Sevgili Peygamberimiz  bu dünyayı şereflendirdiler. Hoş geldin ya Resulallah!… Hoş geldin ya Habiballah!… Hoş geldin ya Hayru’l Alemin!… Hoş geldin ya Rahmeten Li’l Alemin!… Hoş geldin ya Hatemü’l-Enbiya!….

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-64 KUL HAKKINA DİKKAT EDİN!…

Sevgili Gençler, Dinimiz, hukuk kavramına büyük değer vermiş, hakların kaybolmaması için de gerekli  kuralları koymuştur. Bu sebeple hak mefhumu Müslümanlıkta önemli bir yer işgal eder. Bunlardan üzerinde en çok durulanı da “kul hakkı” dediğimiz insanların kendi aralarında olan haklardır. O halde, her Müslüman kendi hakkının sınırını bilmeli ve diğerlerinin hukukuna saygılı davranmalıdır. Yani kendi haklarını başka insanların tespit edilmiş hukukunun sınırında bittiği şuuru içinde olmalıdır. Bu kural vazgeçilmesi mümkün olmayan karşılıklı esas bir prensiptir. Nitekim

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-63 İNSANLIK İSLAM AHLAKINA MUHTAÇTIR…

Sevgili Gençler, İslam dinin temel amacı, insan aklını ve kalbini ıslah ederek onu faziletli kılmak, böylece duygu ve davranışlarını en güzele ulaştırarak kişiyi, dünya ve ahirette mutlu etmektir. İslam dini bunu sağlamak için hükümlerini üç ana grupta toplamıştır. Bunlardan ilki; insanın inanç yönünü doygun hale getirecek olan imanın esaslarıdır. Bunlara “İtikadi Hükümler” denilmektedir. İkincisi ise; insanların işlerini, davranışlarını, birbiriyle olan ilişkilerini ve Allah’a karşı yapılacak kulluk görevlerini bildiren “Ameli Hükümlerdir”. Üçüncüsü; davranışların gözlemlenmesi, vicdanın gelişmesi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-62 CAMİLER HAFTASI

Sevgili Gençler!… Her toplumun kendine has önemli bazı gün ve haftaları vardır. Müslüman-Türk toplumunun da önemli gün ve haftaları birbirini takip ederken 1 Ekim 1986 tarihinde bunlara bir yenisi daha eklendi: CAMİLER HAFTASI!… Diyanet İşleri Başkanlığı 1-7 Ekim tarihleri arasını “Camiler Haftası” olarak kutlamayı kararlaştırmış ve bu kararını Valiliklere gönderdiği bir genelge ile de duyurmuştur. Cami, Arapça bir kelimedir. Sözlük anlamı,”Toplayan, buluşturan, birleştiren”dir. Dinî bir terim olarak Cami, “İçerisinde minaresi, mihrabı ve minberi olan, mü’minlerin

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-61 BÜTÜN İNSANLARA SESLENİŞ

Sevgili Gençler!… Cenab-ı Hakk’ın: “Habibim, şüphesiz biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik”(Enbiya suresi,107) buyurduğu Peygamberimiz (S.A.S) Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye hicret buyurmalarından tam 10 yıl sonra idi. Mekke fethedilmiş, Kabe putlardan temizlenmiş, etrafa nurlar saçılmış, bütün Arap Yarımadası baştan başa İslam’ın nuruyla aydınlanmıştı. Zulüm ve haksızlıklara, küfür ve işkencelere, cahiliye adetlerinin tümüne birden artık son vermişti. İslamiyet’in bütün esasları artık olduğu gibi tatbik ediliyor… Huzursuzluğa, vurgunculuk ve soygunculuğa artık rastlanmıyordu. İslamiyet’in tam olarak hakim olduğu ve İslam

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-60 ETKİLİ GÖZLER

Sevgili Gençler, Nazar, “bakmak, görmek ve göz atmak” gibi anlamlara gelen Arapça bir kelimedir. Dilimizde ise bu kelime daha çok “göz değmesi ve bakma neticesinde bakılan şeyi maddi ve manevi yönden etkileme” manasında kullanılır. Nazar Arapça bir kelime olmasına rağmen dilimizde Arapçadaki, “İsabetü’l-ayn” kelimesinin karşılığı olarak kullanılıyor. Halk arasında söylenen “nazardan gitti rahmetli… nazarı ne kadar da keskinmiş… nazar etme nolur… onun nazarından Allah’a sığınırım…” gibi sözler de bu manayı teyit etmektedir. Sevgili Gençler, Her

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 59 Bir Şarkının Düşündürdükleri!..

Sevgili Gençler!… Yoğun ve yorucu çalışmalarımdan arta kalan zamanım olursa; dini musiki yanında, bazen, büyük anlam yüklü, dinleyenin ruhunu okşayan ve tefekkür alemine sevk eden şarkı ve türküler de dinlerim. Bir gün bu düşüncelerle bir şarkı dinledim televizyondan. Hafızamda kalan şu sözleri gecenin bir vaktinde terennüm etmeye başladım: Gecenin en siyahında, Umudun bittiği yerdeyim. Köşeyi dönsem ölüm, Düz gitsem Hayat; Gölgeler içindeyim. Bu sözler beni çok etkilemişti. Burada önemli bir mesaj vardı. Dinleyenleri bazı şeyleri

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 58 PEYGAMBERİMİZİN ÖRNEK AHLAKI

Sevgili Gençler, Yüce Rabbimiz Kur’ an-ı Kerim’de Peygamberimiz (S.A.S) Efendimize hitaben şöyle buyuruyor: “(Habibim), biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.”(Enbiya suresi, 107) “(Habibim) biz seni ancak müjdeci, bir korkutucu (ve) bütün insanlara Peygamber olarakgönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.” (SebeSuresi,28) “(Habibim) hiç şüphesiz sen, büyük bir ahlak üzerindesin.” (Kalem Suresi, 4) Peygamberimiz, eşsiz bir ahlaka sahipti. O, alemlere rahmet olarak gönderilen, ilim ve hilimde, şefkat ve merhamette, kemalatta asla eşi olmayan bir insandır. O Allah’ın en

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 57 HAYATIMIZI KUR’AN İLE AYDINLATALIM

Sevgili Gençler!… Yüce Rabbimiz, Kur’ an-ı Kerim’ de mealen şöyle buyuruyor: “Ey insanlar, size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine şifa olan bir kitap geldi ki müminler için Rahmet ve hidayettir.” (Yunus Suresi,85) “Gerçek bu Kur’ an(insanları) öyle bir şeye(yola) doğrultup götürür ki o, en adil ve en doğru bir (yol)dur. Güzel güzel amel(ve hareket)lerde bulunan müminlere kendileri için muhakkak bir ecir olduğunu da müjdeler O.” (İsra,9) “Eğer biz Kur’an’ ı bir dağ başına indirmiş olsaydık muhakkak ki o dağı Allah

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 56 HER GELECEK YAKINDIR

Sevgili Gençler, Çok uzaklarda zannettiğimiz günler, karanlıkları yırtarak zaman tünelini yıldırım hızıyla geçip bize doğru geliyor… Çoğu insan, “zaman” adı verilen bu nimetin kıymetini idrak edemediği için geçen günlerine “ah,vaah!” ederek üzülüp durur. Giden zaman geri gelir mi hiç? İmkansız! Güneşin batışıyla kaybolan o gün, artık bir daha geri dönmeyecek şekilde bize ve bütün dünyaya veda ediyor, ömür takvimimizden bir yaprak kopararak geçip gidiyor… Akşam karanlığı çökerken batıda dağları aşıp ufukları kızıla boyayarak batan güneşe

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-55 SABIRLI OLUN!..

Sevgili Gençler!… Sabır, “Acıya katlanmak, sıkıntı ve meşakkatlere karşı, soğukkanlılıkla mukavemet etmek, aklın ve dinin gösterdiği yolda sebat etmek” tir. Sabır, ruhun bir melekesidir. Güzel bir huydur. Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabır ile olur. Bir hakkı müdafaa ve muhafaza etmek için gösterilen sebat, sabretmekle mümkündür. Bütün faziletlerin anası, hayatta muvaffak olmanın ve kemale ermenin sırrı, bu güzel huydur. Her türlü rezaletin altında sabırsızlık veya gerektiği gibi sabır göstermemek yatmaktadır. Sabır,

Devamını Gör »

BÜYÜK YOLCULUK

Bugün miladi takvime göre  09 Ağustos 2021… Hicri takvime göre ise 01 Muharrem 1443 Yani Yeni bir yılın ilk günü… 1399 senen beri  büyük  bir sevinç ve mutlulukla karşıladığımız  hicri yeni yılımız kutlu olsun!… Hicri yeni yılın başladığı gün çok önemli tarihi bir olay gerçekleşti. Büyük yolculuk!… Bunu bilmeden hicri yeni yıl anlaşılamaz. Deve sırtında, yakıcı güneşte ve  gözleri dönmüş düşman takibinde yapılan 450 km.lik büyük ve tarihi yolculuk 1399 sene önce  bugün gerçekleşti. Risalet

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-54 FİTNELERDEN KORUNUN!…

Sevgili Gençler!… Fitne, “azgınlık, azdırmak, sapıklık, kavga, iç isyan, karışıklık, ayrılık, kavga, bela ve azap” anlamlarına gelir. Bunlardan ayrı olarak fitneyi, “insanları bir fayda olmaksızın ızdıraba, ihtilale, ihtilafa, mihnet ve belaya düşürmek” şeklinde açıklayanlar da olmuştur. Uykuda olan fitneyi uyandırana lanet edilmiştir. Ayrıca fitnenin katl (adam öldürmek)den beter olduğu belirtilmiştir. Kalpleri hasta olanlar, Kur’an-ı Kerim’i kendi akıllarına göre açıklarlar. Allah kimi fitneye düşürürse, onu bertaraf etmeye kimsenin gücü yetmez. Fitneciler, o kadar kötü kimselerdir ki,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-53 UMUDUNUZU YİTİRMEYİN!…

Sevgili Gençler!… Bir toplumu teşkil eden, fertlerini birbirine bağlayan ve ortak bir inanç etrafında birleştiren faktörler sadece maddi değildir. Fert ve toplum için manevi değerlere bağlılık, en az maddi güçler kadar gereklidir. Hatta toplum hayatının devamında manevi değerler, maddi güçlerden daha etkilidir. Çünkü manevi değerler, bir toplumun benliğini teşkil eden temel taşlarıdır. Temelden bu taşlar çıkarıldığı zaman o toplum yıkılmaya mahkumdur. Din, insan için bir ihtiyaçtır. Bir ümit kaynağıdır. En önemli bir sığınaktır. Din duygusu,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-52 YETİMLERİ SEVİNDİRİN!…

Sevgili Gençler!… Yetim, sözlükte “yalnız olmak, tek başına kalmak” anlamına gelir. Terim olarak, “babası ölmüş erginlik çağına gelmemiş çocuk” demektir. Erginlik çağına girdiği halde, rüştünü ortaya koymamış çocuğa da “yetim” denir. İslam Dini, yetimlere iyi davranılmasına, onların mallarının korunmasına son derece önem vermiştir. Yetimlik, Allah’ın takdiri ile olmaktadır. İlahi irade ile gerçekleşen bu olay karşısında maddi ve manevi olarak büyük desteklerinden mahrum bir yaşam sürmeye mecbur kalan yetimlerin, hem kendilerini, hem de ailesinden kalma mallarını

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-51/DOSTLUK ve SEVGİ

Dostluk, “İnsanlar arasında sevgi ve samimiyet duygularına dayanan bağlılık”tır. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin…” (Nisa Suresi, Ayet:144) Bir diğer Ayet-i Kerime’de ise şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Yahudileri de Nasranîleri de kendinize dost(ve üstünüze hâkim)  edinmeyin. Onlar (ancak) birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost (ve hâkim)  edinirse o da onlardandır. Şüphesiz Allah o zalimler güruhuna muvaffakiyet vermez” (Mâide Suresi, Ayet:51) Bizim dostumuz; bizleri yoktan var eden ve yaratılmışların en

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-50 KAİNATI AYDINLATAN GÜNEŞ!..

Sevgili Gençler!… Günümüzden 15 asır önceydi. Tevhid inancından sıyrılan, Hak yoldan uzaklaşan, nefsi ve şehevi ihtiralarına esir olan insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyor, Allah’ a şirk koşuyor, iman yerine küfrü tek Allah inancı yerine putperestliği tercih ediyorlardı. Kuvvetli zayıfı eziyor, mallarını gasbediyor, kolundan tutup ‘‘ bu benim kölemdir ’’ diyerek pazarda satıyordu. Kadına hiç bir hak tanınmıyor, kız çocukları diri diri kızgın kum çöllerinde kazılan çukurlara gömülüyordu. O gün, huzur, saadet ve mutluluk gibi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-49 DÜNYA ZİNETLERİNE ALDANMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Dünya, “üzerinde yaşadığımız yer yuvarlağı, ahiretin zıddı, doğduğumuz, yaşadığımız ve öldüğümüz küre”dir. Kur’an-ı Kerim’de dünya hayatının inançsızlara süslü ve cazip gösterildiği, oysa bu dünya hayatının aldatıcı olduğu, asıl güzelliklerin ahiret hayatında bulunduğu anlatılmaktadır. Çünkü bu dünya hayatı geçicidir. Ahiretteki hayat ise süreklidir. Kur’an, bu dünya hayatının cazibesine aldanıp heva ve heveslerine kapılanları kınamakta ve mü’minlerin dünya ve ahret hayatının güzelliklerini birlikte istemelerini tavsiye etmektedir. Peygamberimiz (s.a.v) Efendimiz de Müslümanların asıl ahiret için hazırlık

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-48 O EŞSİZ İNSANI ÇOK SEVİN!..

Sevgili Gençler!… Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v), alemlere rahmet olarak gönderilen, ilim ve hilimde, şefkatte, merhamette ve kemalatta eşi ve benzeri olmayan bir insandır. Cenab- Hak şöyle buyuruyor: “Allah ve melekleri, Peygamber’e çok salavat getirirler. Ey mü’minler! Siz de ona salavat getirin ve tam teslimiyetle selam verin. (Ahzab Suresi, Ayet: 56) Allah’ın salavatı, rahmet etmek ve kulunun şanını yüceltmektir. Meleklerin salavatı, Peygamberin şanını yüceltmek, mü’minlere bağış dilemek anlamınadır. Mü’minlerin salatı ise, dua anlamına gelmektedir. Allah, bütün mü’minlere,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 47 Hayatımızı Etkileyen Tehlike: RUHSAL BUNALIM!…

Sevgili Gençler!… Çağımızın en yaygın hastalığı olan “Ruhsal Bunalım”, hayatımızı  saran bir tehlike haline gelmiştir. Hızla ilerleyen teknoloji… Yerleşim merkezlerinde göze çarpan yapısal değişiklikler… Motorlu vasıtaların egzozlarından ve fabrika bacalarından yükselen zehirli gazlar… Gürültülü, hareketli ve hızlı bir yaşam… Monoton bir çalışma temposu… Başdöndürücü  hızla ilerleyen zamanla yapılan yarış… İşte ruhsal bunalıma davetiye çıkaran faktörler: Gün gelir insan, hiçbir şeyden zevk alamaz. Pek çok şey anlamsız gelmeye başlar. Bazen insan, yaşamak bile istemez. Başını iki

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-46 MUTLU OLMAK İSTEYENLER OKUSUN!…

Kıymetli Okuyucularım!… Bu dünya hayatında mutlu olmak için; Yüzünüz ve yüreğiniz birlikte gülümseyecek! Ümitle korku arasında yaşayacaksınız! Olduğunuz gibi görünecek veya göründüğünüz gibi olacaksınız! Bukalemun gibi renk değiştirmeyecek, iki yüzlü olmayacaksınız! Doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmayacaksınız!… Yüksek itibar sahibi “saygın birer insan” olacaksınız! Düşman değil, dost olacaksınız!… Cimri değil, cömert olacaksınız!…. Güler yüzlü, tatlı dilli, sevimli, şefkatli ve merhametli olacaksınız! Her zaman mazlumdan, haktan ve haklıdan yana tavır alan “adil birer insan” olacaksınız! Sevgide güneş gibi

Devamını Gör »

İSTANBUL’UN FETHİ VE GÖNÜL SULTANLARI

29 Mayıs, İslam tarihinde büyük ve anlamlı bir gündür. Sevgili Peygamberimizin müjdesine nail olabilmek için hemen her dönemde büyük taarruzlar gerçekleştirildiği halde bu tarihten önce hiç kimseye ve hiçbir orduya nasip olmayan büyük Fetih, 568 yıl önce bugün gerçekleşti. Ülkemizin kalbi, en güzel ve tarihi bir kenti olan İstanbul; zor bir mücadele sonunda Osmanlı Padişahı Sultan Mehmet’ in üstün kabiliyeti sonucu Bizanslıların elinden bugün alındı. Bu yolda yüzlerce şehid verdiği halde azminden ve kesin kararından

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-45 DÜŞMANLARINIZI İYİ TANIYIN!

Sevgili Gençler!… Düşman, “dostun zıddı”dır. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de ve Hadis-i Şeriflerde bize, dostlarımız ve düşmanlarımız tanıtılmıştır. Bizim birinci düşmanımız; Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılan, cennetten kovulan, Allah’ın lanetine uğrayan, insanları doğru yoldan uzaklaştıran, zihinleri bulandıran, kalplerden imanı çalmak isteyen, insanları Allah’a isyana zorlayan “Şeytan” dır. Bizim düşmanımız; bir zamanlar kısır aklıyla, küçücük beyniyle İlah’lık davasında bulunan, Musa(a.s)a karşı gelen, Onun Peygamberliğini yalanlayan ve O’na isyan eden “firavun ve günümüzdeki yoldaşları” dır. Bizim düşmanımız; bir zamanlar, “ben

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-44 HUZUR VE MUTLULUK İÇİN İSLAM’A KOŞUN!..

Sevgili Gençler! İslam; “Allah’ın, Hz. Muhammed (s.a.v) e, insanlara tebliğ etmesi için vahy ettiği, insan hayatını bütünüyle kuşatan emir ve yasaklar manzumesi” dir. Allah’ın, “İslam” adını verdiği ve Hak dinlerin son halkası olması sebebiyle bu isim, sadece bu zincirin tahrif edilmemiş ve kemal (olgunluğun zirve) noktasına erişmiş olan bu emir ve yasaklar manzumesine has kılınmıştır. Böylece akide (inanç), ahlak, ibadet, muamelat, ahkâm, kısacası Kur’an’daki bütün hükümler ve bu hükümlerin Allah Resulü tarafından açıklamaları, İslam(Müslümanlık) Dini’ni

Devamını Gör »

Jeo Biden’ın Gölgesine Sığınan ERMENİLER YALAN SÖYLÜYOR!…

Amerika Birleşik Devletleri’nin, uçak merdivenlerinde olduğu gibi dünya siyasetinde de tökezleyen Başkanı Joe BIDEN, büyük bedeller ödeyerek onun gölgesine sığınan Ermeniler ve kendilerine şirin görünmek için yalakalık yapan ülkeler; Türkiye’nin Savunma Sanayiinde Dünya Liderliğine yükselişi, İslam Ülkeleri’nin tek umudu haline gelmesi, “Osmanlı Torunları Geliyor!…”haberinin duyulması karşısında hafakanlar geçiriyorlar… Ermeniler, her yıl 24 Nisan tarihi yaklaştıkça; yıpranmış kişilikleri, yılan gibi zik zak yapan karakterleri, pörsümüz fikirleri ve habis düşünceleri ile aylar öncesinden sinsi planlar yapmaya, temcit

Devamını Gör »

Ortadoğu’nun Başbelası İSRAİL ATEŞLE OYNUYOR!…

İsrail’in, kutsal aylar, günler ve geceler demeden Filistinli müslümanlara yönelik en acımasız saldırıları, dünyanın dört bir yanından gelen tepkilere rağmen 10 mayıs 2021 tarihinden bu yana bütün şiddetiyle devam ediyor!… İsrail Başbakanı Netenyahu, İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, İsrail Genel Kurmay Başkanı Aviv Kochavi ve bazı askeri yetkililer biraraya gelerek silahsız ve savunmasız Gazzeli müslümanlara saldırma, hatta saldırı şiddetini artırma ve hızlandırma kararı alıyor…. İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan ve “İsrail’in en yoğun saldırısı”

Devamını Gör »

RAMAZAN BAYRAMI

Bayram günleri, İslam nurunun camileri tıklım tıklım dolduran müminlerin yüzlerinde bütün güzelliği ile parladığı, İlahi feyizlerin iman dolu kalplerde çağladığı ulvi günlerdir. Çünkü bir ay boyunca azgınlaşan, insanı isyana zorlayan nefis, mücadele sonunda artık mağlup edilmiştir. Okunan ayetler, kılınan namazlar, verilen zekatlar, sadakalar ve yapılan yardımlarla kalplerden günah kirleri silinmiş, kulakların pasları giderilmiş, gözlerden gaflet perdeleri kaldırılmıştır. Artık kalpler, aşk-ı İlahi ve aşk-ı Muhammedi ile dolmuştur… Ramazan Bayramı, bir ay boyunca Allah rızası için yemeden,

Devamını Gör »

BİN GECEYE BEDEL TEK GECE !…

Değerli Okuyucularım, Asırlar önce yeryüzünde yaşayan insanların üzerine küfür bulutları bir kabus gibi çökmüştü…. Tek Allah inancı tamamen yok olmuş, Hak Dinler tahrif edilmişti… Adalet mefhumu kalmamıştı… Kuvvetli zayıfı eziyor, onun her türlü mallarını gasp ediyordu… Kadına hiçbir hak tanınmıyor, kadın bir ticaret metaı gibi alınıp satılıyordu… Hiçbir acıma hissi duyulmadan kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu… Böylece hiçbir hayvanın dahi yapamayacağı vahşilikler yapılıyordu… İman yok, saadet yok, huzur ve mutluluk yoktu… Eşitlik duygusu, kardeşlik

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-43 HAYIRDA YARIŞIN

Sevgili Gençler!… Hayır alanında yarışmak, hem insanın kendi kişiliğini yüceltmesine, hem de toplumun daha nitelikli olmasına yardımcı olur. Bu erdemli davranış, insandaki aşırı isteklerin, olumsuz duyguların dizginlenmesini sağlayarak, akli ve ruhi melekelerin olumlu yönde gelişmesine ve ahlaki değerlerin güçlenmesine katkıda bulunur. Bunun için Kur’an, insanları hayır alanında yarışa teşvik ederek, onların daha duyarlı, anlayışlı, özverili ve daha olgun kimseler haline gelmelerini istemektedir. “…O halde hayır işlerine koşun,  nerede olursanız, Allah sizi bir araya getirir… ” (Bakara

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-42 ALLAH’IN HİMAYESİNE SIĞININ!..

Sevgili Gençler!… İnsanlar, Hz. Âdem ve Havva’dan çoğalmaları veya her biri bir anne ve babadan doğmaları itibariyle yaratılışta eşittirler. Bu açıdan soylarıyla övünmeleri yersizdir. Çünkü gerçek ve yegâne üstünlük, takva iledir. Takva, İslami bir terimdir. Takva, “Korkmak, sakınmak, Allah korkusuyla günahtan kaçınmak, Allah’ın emir ve yasaklarına İslam’ın istediği şekilde gerekli hassasiyeti göstererek uymak. Allah’ın himâyesine girmek, emrini tutup azabından korunmak” anlamlarına gelir. Bu şekilde hassas davranan bir insana, “muttaki” denir. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de takva

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-40 RUHUNUZU ARINDIRIN!

Sevgili Gençler! Gerek İlahi, gerekse beşeri dinlerin hangisini incelersek inceleyelim, hepsinin bir iman, bir de ibadet ve ahlak yönleri bulunduğunu görürüz. Kişi, önce kendini aşan yüce bir güce inanıyor, sonra da bu inancını söz ve hareketlerle açıklıyor. İşte buna “İbadet” diyoruz!… Ancak şurası da bir gerçektir ki; bilinçsiz ibadet insana hiçbir manevi kazanç sağlamaz. Çünkü İnancın ve ibadetlerin insan hayatı ve ahlakı üzerinde çok büyük etkisi vardır. Allah’a iman, her şeyden önce insana kendini tanıtır.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-39 BİLMEDİKLERİNİZİ ÖĞRENİN!

Sevgili Gençler! Cehalet, “bilgisizlik”demektir. Cehalet, arapça bir kelime olup asırlardan beri kullandığımız kelimelerden birisidir. İnsanı, diğer varlıklardan ayıran ve üstün bir dereceye yükselten özellik, Allah’ın lütfettiği AKIL ve BİLGİ’dir. Aklı olmayan bir insan ile sohbet yapılmaz. Anlatılanları anlamaz. Allah, aklı olmayanı muhatap kabul etmemiş, ona bir takım sorumluluklar yüklememiştir. Bilgisiz (cahil) bir insan ile de sohbet edilmez. Bilgisiz insan, bilmediği halde bildiğini iddia eder. Ağzından çıkan sözlere dikkat etmez. Tavırlarını kontrol altına almaz. Kırıcı olur.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-38 İSTİŞARE EDİN!

Sevgili Gençler! Bir insan, ne kadar bilgili, kültürlü olursa olsun verdiği yalnız kararlarda yanılma payı yüksektir. Ancak teşebbüs edeceği işleri, bilen ve konusunda uzman olan kişilere danışarak, onlarla istişare ederek yapanların yanılma payı oldukça azdır. Önemli kararlarda mutlaka ama mutlaka istişare etmek gerekir. İstişare, belli bir konuyu bilen güvenilir birisiyle değerlendirmekdir. Tek kişinin karar vermesinin güç olduğu durumlarda, konunun istişare edilmesi gerekir. İstişare, önemli bir konuyu farklı görüş açılarına sunmak ve başkalarının görüşlerini almaktır. İstişare

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-37 DOSTLARINIZI İYİ SEÇİN!…

Sevgili Gençler! İnsanlar arasında sevgi ve samimiyet duygularına dayanan bağlılığa, “Dostluk” denir. Sevgili Gençler! Arada hiçbir maddi menfaat olmaksızın sırf Allah rızası için kazanılan dostlara Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle “Sadık Dost” denilir. Bu dostluğun başlangıcı da, geliştirilmesi de, devamı da hep Allah rızası içindir. Bu dostlara, “kara gün dostu” da denilir. Yani sıkıntılı anların, yalnızlığa terk edilmiş günlerin ve ilgi beklenen demlerin ‘can dostu’durlar. Temeli İlahi Rıza’ya dayanan dostluklar, kalıcı ve daimidir. Bu tür dostluklar, babadan, anneden

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-36 KOMŞULARINIZLA İYİ GEÇİNİN!

Sevgili Gençler! İnsanlık, küfür ve zulüm denizinde inim inim inleyerek boğulmak üzere iken;can kurtaran bir kuvvet olarak yetişen İslam, küfür ve zulüm bulutlarını dağıtmış, insanlık ufkunu aydınlatmış, insanlığı küfür bataklığında boğulup helak olmaktan kurtarmış, ebedi saadet ve mutluluğa kavuşturmuştur. İnsanlık, İslamiyet sayesinde derin bir nefes almış, hak- hukuk nedir öğrenmiş, beşeri münasebetlerini düzene koymuştur. Komşu komşusunun hakına riayet etmiş, mü’minler birbirerini sevmiş ve İslam sayesinde kardeş olmuşlardır. İslam’ın tam anlamıyla tatbik edildiği Saadet Asrı’nda komşu

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-35 AKRABALARINIZI GÖZETİN!

Sevgili Gençler! Allah’ın, inanç bağı ile birleştirdiği ve kardeş yaptığı insanlar, birbirlerini sevip saymak, iyi ve faydalı işlerde yardımcı olmakla görevli kılınmıştır. Hiçbir müslüman, kendisini bu manevi sorumluluğun dışında tutamaz. İslam Dini’ndeki bu sevgi, yardımlaşma ve dayanışma anlayışı, durgun suya atılan bir taşın meydana getirdiği halkalar gibi yakından uzağa doğru genişler ve bütün insanlığı içine alır. Gerçek bir müslüman, önce anne ve babasına iyilik yapar, saygılı olur, onları sevindirir, sağlık, huzur ve mutluluk içinde yaşamaları

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-34 MUTLULUĞUN TEK ŞARTI!..

Sevgili Gençler! Mü’min, kelime olarak “inanan, iman eden ve bir şeyi tasdik eden kimse”dir. İslami bir terim olarak mü’min, ‘Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere inanan kimseye verilen isimdir. Mümin, Allah’ın yarattıklarını Allah için sever. Yunus Emre’nin diliyle, “Yaratılanı sev, Yaratan’dan ötürü”. Yaratılanları sadece Yaratan yani Allah için sever. Kur’an-ı Kerim, imandan yoksun olan kalpleri, taşa benzetmektedir. Hatta taşı bile, imansız kalplerden daha üstün kabul etmektedir. Kısaca imandan yoksun olan bir kalp, taştan

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-33 GÖZLERDEKİ ENERJİ (2)

Sevgili Gençler! Dikkatli bakışlar, bir kişi üzerinde yoğunlaştığında muhatap konumunda olan kişi huzursuz olur. Yoğun ilgi ve dikkat, kişinin cesaretini kırabilir. Kişiye eleştiri gözüyle bakılması onun dengesini yitirmesine ve sınırlamalarının farkına varmasına neden olabilir. Böylece korku ve ürperme olayı meydana gelir. Kin, nefret, kıskançlık ve çekememezlik duygularıyla dolu olan bakışların hedefi haline gelen kişide korku ve ürperme, yüzünde sararma, kalp atışlarının hızlanması gibi belirtiler görülür. Korku ve ürperti, yapılmaması ve söylenmemesi gereken şeyleri yaptırır ve

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-32 GÖZLERDEKİ ENERJİ (1)

Sevgili Gençler! Bir gün, İstanbul-Bakırköy ilçesinin meşhur Özgürlük Meydanı’ndan geçiyordum. Meydan cıvıl cıvıldı. Sanki insan seli. Yüzlerce insan hareket halindeydi. Kimi insan, evine yetişebilmek için otobüs, minibüs kuyruğuna koşuyor… Kimileri, hızla gelmekte olan banliyö trenine yetişebilmek için istasyona inen merdivenleri ikişer-üçer atlayıveriyor. Bir kadın, çocuğunun elinden tutmuş, çekiştirerek yürümeye çalışıyor… Gözleri görmeyen bir ihtiyar, elindeki bastonu bir sağa, bir sola sallayarak yol almaya uğraşıyor… Saatine baka baka hızla ilerleyenler… Randevusuna geç kaldığı için insanları ite-kaka

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-31 SAYGILI OLUN!…!

Prof. Dr. Bayram Altan’ın, 1979 yılında Üstadı Seyyid M. Avni ( Avnullah) Özmansur’a hitaben yazdıği uzun şiirini Ünlü Sanatçı Ahmet Akbaba besteledi. Sevgili Gençler! İnsan topluluklarının en küçük birimi ailedir. Diğer bir ifadeyle, Aile; insanın içinde doğup büyüdüğü küçük bir topluluğun adıdır. Bu topluluk, kadın ile erkeğin anlaşıp “Nikah Akti” ile biraraya gelmesinden teşekkül eder. Toplumun temeli aile ocağıdır. Bu ocak, kendine özgü kuralları içinde toplumun devamını sağlayan saygın bir yuvadır. Bu yuvanın devamlılığı, aileyi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-30 İYİLİK YAPIN!…

Sevgili Gençler! İnsan iradesini kullanmada serbest bırakılmış ama sorumluluktan uzak tutulmamıştır. İnsanın sorumluluğu, davranışlarını kontrol altına alabilmesi içindir. Herkes her aklına geleni istediği yerde ve istediği şekilde yapmaya kalkarsa, orada ne huzur, ne güven ve ne de nizam kalır. İnsan davranışlarından sorumlu tutulmamış olsaydı iyilikle kötülüğün, doğru ile yanlışın hiçbir anlamı ve değeri kalmazdı. İnsan, aklı erdiği günden itibaren hep mutlu olmak için çalışır. Ancak gerçek mutluluk; inanç, sevgi ve iyilikten geçer. Dinimize göre olgun bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-29 MÜSLÜMANIN ASALETİ YETER!…

Sevgili Gençler! Bir insanın Müslüman olabilmesi için, Kelime-i Tevhid’i yani “Lailahe illallah Muhammedün Resulullah” sözünü bilerek ve kalbiyle tasdik ederek diliyle söylemiş olması gerekir. Kelime-i Tevhid’in içindeki “Lailahe illallah Muhammedün Resulullah” sözünün mânâsı ise “Allah’tan başka İlâh yoktur, Hz. Muhammed (s.a.v.) Allah’ın elçisidir” demektir. Ancak bu sözün iyice anlaşılabilmesi için, Arapça olan “İLAH” kelimesinin mânâsının iyice bilinmesi zaruridir. Arapça, veciz bir lisandır. Diğer lisanlardan üstünlük arz eden meziyetleri yanında Arapça lisanının veciz bir lisan olmasının

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-27 NİÇİN YARATILDIK?…

Sevgili Gençler! Bir insanın yağmur yağarken şemsiyesini alıp da dışarı çıkması doğru bir harekettir. Ama yağmur yağmadığı halde şemsiyesini açarak dışarı çıkması yanlış bir harekettir. Dolayısıyla, Türkçemizde kullanılan doğru ve yanlış kelimeleri şarta bağlı olarak isabetli olan şey veya olmayan şey mânâsındadır. Halbuki iki kere iki dört eder. Yağmur yağsa da dört eder, güneş açsa da dört eder, bir hafta önce de dört eder, bin yıl önce de dört eder. İşte hiçbir şarta bağlı olmaksızın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-25 İSLAMİ TERBİYE !…

Sevgili Gençler! Bir gün evleneceksiniz. Çocuklarınız olacak. Birer anne veya baba olacaksınız inşaallah. Onun için aile hayatından, anne ve babanın görevlerinden ve özellikle de istikbalimizin bekçileri olacak nesillerimizin terbiyesinden bir nebze bilgi vermek istiyorum. İslam aile hayatında, anne ve babanın görevi sadece çocuk dünyaya getirmek değildir. Anne – babalar, çocuklarının eğitim ve öğretiminden, ruhi ve bedeni sağlıklarını korumak ve kollamaktan sorumludur. Sevgili Gençler! İnsanın iyi ve kötü kişilik kazanmasında ailenin tutumu çok önemlidir. Gerçekten de

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-24 İSLAM’A KOŞUN!

Sevgili Gençler! Günümüzde ilim ve teknik, önceki asırlara göre çok gelişti ve her geçen gün baş döndürücü bir hızla daha da gelişiyor… Hergün yeni bir buluş, insanlığın hizmetine giriyor. Gelişmiş araç ve gereçlerle artık kıt’alar arası mesafeler yakınlaşıyor, bilinmeyen diyarlara gidiliyor… Seyahat imkanları artıyor ve haberleşme hızlanıyor…. Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir olay, aynı gün televizyon ekranlarında seyredilebiliyor, hatta anında izlenebiliyor…. Çeşitli ülkelerin yaşayışları, inançları, gelenek ve görenekleri, yaşam tarzları evlerimizin içinden görünüyor….

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 23 ÖFKENİZE HÂKİM OLUN!

Sevgili Gençler, Yaratılışımızın gereği bir toplum içinde yaşamak zorundayız. Bu ortaklaşa yaşayışta, istesek te istemesek te bazı kurallara uymak zorundayız. Bunlar, birlikte yaşamanın değişmez kurallarıdır. Hayatımız boyunca farklı kişi ve topluluklarla ilişkilerimiz olur. Bu ilişkilerde hep benim dediğim, hep benim arzum yerine gelsin dersek, toplumun huzuru bozulur. Halbuki anlaşmış, kaynaşmış, huzurlu bir toplum olmanın yararını kimse inkar edemez. Toplum içinde birlikte yaşarken her yerde ve her zaman sözümüzü, düşüncemizi ve davranışlarımızı mantıki olmaktan uzak tutmazsak,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 22 MANEVİ BAĞLARINIZI GÜÇLENDİRİN!

Sevgili Gençler, İnsanları bir dava etrafında toplayan, aralarındaki kin, haset, husumet, kıskançlık ve düşmanlık duygularını izale eden, öz kardeşlikten daha ileri bir kardeşlik anlayışına sahip kılan, düşman karşısında tek vücut olmalarını sağlayan iksir, şüphesiz manevi bağlardır. Gücünü İlahi inanç esaslarından, etkisini kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’den alan, Allah ve Resulü’nün rızasından başka hiçbir maddi menfaate dayanmayan manevi bağlar, daimidir, ebedidir. Manevi değerlerle ilgisi olmayan ve tamamen çıkara dayalı maddi bağlar ise, geçicidir ve günün birinde küçücük

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 21 MUTLULUĞUN KAYNAĞI CÖMERTLİKTİR!…

Sevgili Gençler, Allah tarafından mükemmel bir şekilde yaratılan ve sayısız nimetlere mazhar olan insan, zamanla bazı özellikler kazanır. Bu özellikler, insanın manevi yapısına göre şekillenir ve farklı isimler alır. Bazı insanlar “cömert”, bazı insanlar ise “cimri” olur. Allah’ın kendisine lütfettiği nimetleri Allah’ın kullarıyla paylaşır. İkramda bulunur, ihtiyaç sahiplerine yardım eder, ihtiyaçlarını giderir. Sadaka-i Cariye’de bulunur. Yol yaptırır, çeşme yaptırır, köprü yaptırır, cami yaptırır, okul yaptırır, ağaçlar diker… Kısacası geride insanların yararlanacağı kalıcı eserler bırakır. Kazancının

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-20 ULUSLARARASI SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIMIZ

Bütün gelişmiş toplumların yapısında, Demokrasinin sigortası sayılan ulusal ve uluslararası Sivil Toplum Kuruluşlarının etkileri vardır. Her şeyi devletten beklemek yerine münferit çabaları birleştirerek belirli alanlarda topluma faydalı olma gayreti, tarih boyunca hep var olmuş ve günümüze kadar gelmiştir. Sivil Toplum Kuruluşları, gönüllü insanlar tarafından kurulan, topluma hizmet sunmak amacıyla hareket eden, siyasi yönü bulunmayan ve kâr amacı gütmeyen resmi kuruluşlardır.. Sivil toplum kuruluşları, pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de, genellikle toplumun dinamik, değişime öncülük

Devamını Gör »

2020 yılı Mevlid Kandili Münasebetiyle… SEVGİLERİN EN YÜCESİ !…

Bu gece idrak edeceğimiz “ Mevlid Kandiliniz” Mübarek Olsun!… Allah ve Resulü Hz. Muhammed (s.av)in sevgisi, sevgilerin en güzeli ve en yücesidir. Asırlardan beri müslümanlar, bu sevgiye nail olabilmek için büyük gayret ve fedakarlıllarda bulunmuşlardır. Bu ulvi sevgiyi tâ küçük yaşlarda kazanan (geçen yıl aramızdan ayrılıp ebedi hayata göç eden ) Üstadım Seyyid M. Avni (Avnullah) ÖZMANSUR, Allah ve Resulü’nün yolundan yürürken en büyük şiarı, Sevgili Peygamberimiz (s.av) Efendimizin sünnetine sarılmak ve onun eşsiz ahlakını

Devamını Gör »

Gençlere sesleniyorum–19 CAMİ VE MESCİDLER, KUDSİYETİNİ KÂBE’DEN ALIR!..

Sevgili Gençler! İnsan, bazı özellikleri ile daha fazla değer kazanır, çok sevilir ve toplumda büyük saygı görür. Bazı özellikleriyle de şeytani bir hâl alır. Hiç kimsenin sevgisini ve saygısını kazanamaz. Aksine toplumdan tecrid edilir. Yalnızlığa itilir. Çevresinde sadık dostlar bulunmaz. Mevki, makam, rutbe ve servet nedeniyle yalakalar sarar etrafını. Onlar da sadık değil, menfaat devam ettiği müddetçe dost görünürler. Menfaat bittiği anda, dostlukları da biter. Bir gün sahip olduğu mevki, makam, şöhret ve servet elinden

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-18 İNSANCA YAŞAMA ZEVKİ…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! Bizler bu dünya hayatına yaşamak için geldik. Ancak, istikbalden güzellikler ve mutluluklar umarak, yaşama azmini kaybetmeden, niçin yaratıldığımızın  bilincinde olarak yaşamak çok daha güzel ve anlamlı. Ümitsizliğe, karamsarlığa ve  istikbal endişesine kapılmadan, geleceğin aydınlığının yakalanacağını umarak yaşamak; hayatı kolaylaştırır, büyük bir  zevk ve keyifle yaşanır  hâle getirir. Yaşama zevki, huzur ve mutluluğu ancak umut olduğu zaman tadılabilir. Umutlar kaybolunca, yaşama sevincini, mutluluğunu ve zevkini de beraberinde götürür. Sevgili gençler!

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-17 ZOR BİR GÖREV!…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsan hayatı, şerefle geçirilmesi gereken zor bir görevdir. Bundan dolayı bir lokma ekmek için şeref ve haysiyetinizi ayaklar altına almaya, bir anlık zevk için namusunuzu kirletmeye, geçici bir zaman için makam sevdasıyla el öpmeye ve ufak çıkarlar uğruna şahsiyetinizi yitirip hayatınızı karartmaya değmez!… İkinci Murat(1451) şöyle söylüyor; “Bu dünyada üç sınıf insan vardır: Birincisi, aklı ve fikri yerinde, geleceği görebilen, düşünebilen ve  hiçbir anormalliği olmayan kimselerdir. İkincisi, yolların doğru

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-16 ZAMANINIZI GÜZEL DEĞERLENDİRİN!…

Prof. Dr. Bayram Altan Bir toplumun huzurlu ve onu oluşturan insanların da mutlu olabilmesi için bazı özelliklerin  ön planda olaması gerekir. Bu özelliklerin en önemli ve etkili olanları ise; inanç ve maneviyattan sonra  karşılıklı sevgi, saygı, hoşgörü ve güvendir. İnsanlar, toplumun özüdür. Öz iyi olursa toplum da iyi olur. İnsanlar, bayrak direği gibi dosdoğru olmak zorundadır. Bir insanın yaptığı ile söylediği çelişkili olmamalı,  sözü ile özü  bir olmalıdır. İnsanlar, toplumun birer ferdidir. Toplumu meydana getiren

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-15 BAYRAK DİREĞİ GİBİ DOSDOĞRU OLUN!…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsan, maddi ve manevi yönüyle bir bütündür. Dünyaya ilk defa gözlerini açan insanın; ne kadar masum, sevimli ve temiz olduğu bilinen bir gerçektir. Bu nezahat ve masumiyet, zamanla insanın içinde bulunduğu ortamın durumuna göre değişiveriyor… İnsanın bu nezahat ve masumiyeti içinde fiziki yapısı, düşünce tarzı, hayata bakış açısı da gelişiyor, değişiyor… Büyük bir hızla meydana gelen bu değişiklikler; ortama, çevredeki yaşam biçimine , gelenek ve göreneklere, yetişme tarzına, aile

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-14 AHLAK VE MÂNEVİYAT

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsanı olgunlaştıran, yüzünü gülümseten, gönlünü huzurla dolduran, toplumda sevilen ve sayılan, itibar edilen, güvenilen bir   konuma yükselten  özellik şüphesiz, “Ahlak Güzelliği” dir. Bir insanın ahlakı ne kadar güzel olursa, onun kemalatı ve toplum içindeki derecesi de aynı ölçüde güzel ve üstün olur. Ahlakı güzel, davranışları örnek olan insanlar, toplumun en değerli, en seçkin, en saygın kişileridir. Bunlar; her yerde özlenen, söz ve sohbetleri dinlenen, birarada bulunmaktan  zevk duyulan dünyanın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-13 SELAMLAŞMANIN EN GÜZELİ…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsanlarla güzel, samimi ve kalıcı iletişim kurmanın ilk şartı, “Selam” dır. Selam, insanlar arasında sevgi ve barışı sağlamaya rehberlik eden, dostluk ve samimiyeti arttıran güzel ve etkili bir sözdür. Selamın dili ve şekli bölgeden bölgeye, ülkeden ülkeye göre değişiklik gösterebilir. Bazı insanlar, “günaydın, tünaydın” diyerek birbirlerini selamlar…. Bazı insanlar, “ iyi günler, iyi geceler” diye birbirine selam verirler…. Bazı insanlar, “Subh bikhayr,  şeb bikhayr” diyerek birbirlerine hayır tenenni ederler

Devamını Gör »

Savaşın Kaynağı ve Barış – Prof. Dr. Remzi Kaya®

Din insanlığın yaratılmasıyla başlamıştır. Buna fıtrat ismi verilir. Yüce Allah insanlığı da ilk insanla başlatmış, tanışmaları ve bir arada yaşamaları için farklı ırk ve kabilelere ayırmıştır. Yaratıcı insanları dünyaya göndermekle kalmamış, mutlu olmaları için, peygamberleri aracılığı ile gerekli bilgileri vermiştir. İnsanların barış ve huzur içinde olmaları, bu kuralları yerine getirmeleri ile mümkün görülmüştür. İnsanlar yaratılış itibariyle bir ve aynı temel haklara sahiptirler. İnanma veya inanmama kişinin kendisinin vereceği karardır. Temel haklara sahiptir.  Temel haklar olarak bilinenler; akıl, din, nesil, can ve

Devamını Gör »

İlk İslâmcı Dergilerden Sırat-ı Müstakim ve Sebilürreşad Dergileri Örnekliğinde İslâm Birliği İdeali – Prof. Dr. Âdem EFE

Meşrutiyet’in veya Hürriyet’in ilanı olan 10 Temmuz 1324/24 Temmuz 1908 tarihinden itibaren Osmanlı-Türk siyasal, kültürel, entelektüel ve düşünsel alanında büyük değişim ve dönüşümler yaşanmıştır. Bu dönemde Milli Kütüphane, Hazine-i Evrak, Milli Musiki, Milli Filmcilik Türk Gücü, Türk Ocağı, Hilal-i Ahmer, Himaye-i Etfal, Müdafa-i Milliye ve Donanma gibi birçok dernek kurulmuş, kadın hakları konusunda iyileştirmeler yapılmış, eğitim konusunda büyük atılımlar görülmüştür. Evkaf, İtibar-ı Milli ve Ziraat gibi bankalar kurulmuştur. Yine II. Meşrutiyet‟in ilan edilmesiyle birlikte Türk basınında yeni

Devamını Gör »

Bir Dini Grup Olarak Tarikatlara Yönelimin Psikososyolojik Nedenleri – Prof. Dr. Muammer Cengil

Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam toplumlarında yüzyıllardır maddi hayatın kıskacında sıkışan insanlar için dini yaşantının bir boyutu olarak çıkış yolları sunan tasavvuf ekolleri vb. dini oluşumlar günümüzde de aynı şekilde dini hayatın bir boyutu olarak varlığını devam ettirmektedir.  İslam toplumunda karşımıza çıkan ilk dini grup formu tasavvuf ekolleri olarak ifade edilebilir. IX. Yüzyılın başlarında ortaya çıkan ve İslam mistisizmi olarak tanımlayabileceğimiz tasavvuf hem dinin bir yorumu, hem de bizatihi kendisi olarak geniş kitleler tarafından kabul

Devamını Gör »

KONU: İSLAM ÜLKELERİNİN ORTAK HAREKET ETMESİNDE VE KALKINMASINDA AKADEMİSYENLER VE AKADEMİK KURULUŞLARIN ROLÜ

KAZIM DALKIRAN Dr. Emekli General İslam Ülkeleri Akademisyenler (İSAK) Vakfı Temsilcisi                                                                          ÖZET             Bu makalede İslam Ülkelerindeki inanan insanların daha fazla refah ve huzur içerisinde yaşaması için ülkelerin ve ortak olarak ihtiyaç duyulan konulalarında akademik çalışmaların yapılması incelenmiştir.’’ Bir elin nesi var iki elin sesi var’’ atasözümüzde olduğu gibi gayretlerin birleştirilmesinden sinerji doğacaktır. Akademisyenler ve Akademik kuruluşların ortak hareket etmesinin nasıl sağlanabileceği, uluslararası kurum ve kuruluşların birleştirici ve kurumsal yapılarının kullanılması imkanları değerlendirilmiştir. BM,

Devamını Gör »

İSRAİL YAKTIĞI ATEŞTE YANACAK!…

Barbar Siyonistler, bugün de Hamas Lideri İsmail Heniye”yi şehid etti. İsrail’in, kutsal aylar, günler ve geceler demeden Filistinli müslümanlara yönelik en acımasız saldırıları, dünyanın dört bir yanından gelen tepkilere rağmen 1948’den bu yana bütün şiddetiyle devam ediyor!… İsrail Başbakanı Netenyahu, İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant, İsrail Genel Kurmay Başkanı General Herzi Halevi ve bazı askeri yetkililer biraraya gelerek silahsız ve savunmasız Gazzeli müslümanlara saldırma, hatta saldırı şiddetini artırma ve hızlandırma kararı alıyor…. İngiliz Daily Mail

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-103 KURTULUŞ İNKARDA DEĞİL, İSLAMDADIR!…

Sevgili Gençler!… İnkâr, imanın zıddıdır. “Tanımama, kabul ve tasdik etmeme, inanmama, reddetme” anlamlarına gelir. Daha geniş anlamıyla inkâr,” Allah’ın varlığına inanmayı reddetmek, kendisini yaratmış olan Yüce Varlığa karşı gelmek” demektir. İslam, insanlığa eşi bulunmayan üstün bir nizam sunmuştur. İnsanı sonsuz mutluluğa ulaştıracak, onun dert ve ızdıraplarını dindirecek, bütün problemlerini çözecek tek kurtuluş yolu, İslamdır, Kur’anın hükümleridir. Bu nedenle, İslamı kabul etme şerefine ermeyen, Kur’anın hükümlerini inkâr eden inançsız, inkârcı bir kalp; inanç, ibadet, ahlak, fazilet,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-102 CEHENNEM MAHKÛMLARI OLMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Kur’an-ı Kerim karşısında inanç bakımından üç gruba ayrılan insanlardan bir grubu da “İnkârcılar”dır. İnkârcı, “Hakkı kabul etmeyen, Allah’ı inkâr eden, dinsiz,” iman esaslarını kabul etmeyen veya bazılarını kabul edip bazılarını, ya da birini inkâr eden kimse”dir. Cehennem mahkûmları, inançsızdırlar. Maneviyata inanmazlar. İmani esasları inkâr ederler. Gelecek hayatı kabul etmezler. Allah ve Peygamber tanımazlar. Manevi değerlere saygı göstermezler. Mü’minlerin olduğu yerde duramaz ve inanan insanların yanında barınamazlar. Onlar; küfrü, karanlığı, zulmeti, kötülüğü ve çirkin

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-101 GÖSTERİŞ YAPMAYIN!…

Gösteriş, “başkalarını aldatmak,  şaşırtmak,  korkutmak veya kendini beğendirmek için yapay davranmak” tır. Bu inançtaki insanlar, çevreleri için giyinir, konuşur, ev döşer, meslek seçer veya kitap okurlar. Tüm yaptıklarında en büyük hedefleri, insanların takdirini toplayabilmektir. Örneğin kitapçıya gidip bir kitap seçerken en merak ettikleri konuya değil, en çok satan kitaba bakarlar. Hangi kitabı okuduklarında daha “havalı” ve günün modasına daha uygun olacağını düşünürler. Çünkü burada kitap okumanın amacı görgü, bilgi veya kişiliğini geliştirmek değil, çevresine karşı

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-100 REENKARNASYON SAFSATASINA İNANMAYIN!

Reenkarnasyon;  “kişinin öldükten sonra ruhunun hayvan veya bitki de dâhil insan veya insan dışı varlıklara geçmesi” anlamına gelir. Yine bu görüşü savunanlar tarafından reenkarnasyon şöyle tanımlanır: “Tekâmül etmekte olan her varlık, madde içinde deneyim ve görgüsünü artırmak için çeşitli bedenler ve kimlikler içinde, sayısız kereler maddesel âlemlerde doğarlar. Tekrar tekrar doğma, tam ilâhî bir yasadır.” Dilimizde bu kelimenin karşılığı olarak “yeniden doğuş, tekrar doğuş” terimleri kullanılmaktadır. Tenâsüh ise: Ruhun bir bedenden ayrıldıktan sonra, başka bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-99 BAŞKALARI HAKKINDA KÖTÜ DÜŞÜNMEYİN!…!

Sevgili Gençler!… İslam’a göre büyük günahlardan olan sû-i zan, “Başkasını kötü sanmak”tır. Zan, kesin bilgiye dayanmaz. Kesin bilgi olmadan bir kimse hakkında hüküm vermek, söz söylemek yanlış olur. Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Hakkında bilgin bulunmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak,  göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra Suresi, Ayet: 36) Bu konuda şöyle bir menkıbe anlatılır: Bir âlim talebelerine (Şafii mezhebinde alametlere bakarak kesin karar verilmez. Mesela bir köpeğin burnunda yoğurt bulaşığı varken

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-98 KALPLERİNİZDE KİN VE DÜŞMANLIK OLMASIN!

Sevgili Gençler!… Kin, “Öç alma duygusu, kalbe yerleşen şiddetli düşmanlık”tır. Kin, İslam’ın hoş görmediği, uzak durulmasını istediği kötü duygulardandır. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de, kinin şeytanın hilelerinden birinin sonucu olarak ortaya çıktığını şöyle beyan buyuruyor:  “Şeytan içki ve kumar yoluyla ancak aranıza düşmanlık ve kin sokmak; sizi,  Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?” (Maide Suresi, Ayet: 91) Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri, oğluna hitaben; “Oğlum! Eğer Cennette olmak istersen, herkes ile dost geçin,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-97 YALAN SÖYLEMEYİN VE YALANCI ŞAHİTLİK YAPMAYIN!

Sevgili Gençler!… Yalan, “olanın aksini haber vermek, düşündüğünün ve bildiğinin aksini söylemek” demektir. Yalan söylemeye “yalancılık”, yalan söyleyene de “yalancı” denir. Yalancılık, bir insanın güvenini kötüye kullanmak, onu kandırmaktır. Onun için bu davranış, insanlık ve müslümanlık açısından hoş görülecek bir davranış değildir. Her devirde ve her toplumda kötü huylu insanlar daima olagelmiştir. Çevresine zarar vermekten hoşlanan bu tip insanlar, yaptıkları fenalıkların cezasından kurtulmak için çoğu kez yalana sığınmışlardır. Ama böylelerinin foyası uzun sürmemiş ve gerçek

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-96 BÜYÜYE VE FALA İNANMAYIN!

Sevgili Gençler!… Büyü(Sihir), “Gözbağcılık,  göz boyacılık, hile, aldatma, haktan uzaklaştırma, batıl şeyi hak diye göstermeye çalışma” gibi anlamlara gelmektedir. Genel anlamda büyü,” bazı güçler kullanarak canlı ve cansız varlıkları, özellikle insanları istenilen yönde etkilemek amacıyla yapılan eylem”dir. Büyünün tarihçesi çok eskilere dayanmaktadır. Yeryüzünde yaşamış olan insanlardan bazıları, sihri(büyüyü) öğrenmiş ve onunla meşgul olmuşlardır. Büyü ve büyücülük, öteden beri birçok milletlerde Araplarda, Rumlarda,  Hindlerde, Acemlerde, Mısırlılarda görülegelen tarihi bir hadisedir. Dehhak bin Ulvan, Babil tarafına gelip

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-95 BORÇLANMAK TEHLİKELİDİR

Sevgili Gençler!… Borç, “geri verilmek üzere alınan para veya eşya; bir veya birkaç kişiye yahut bir kuruma karşı yerine getirilmesi gereken yükümlülük, ödünç”gibi anlamlara gelir. Dini bir terim olarak borç,”genellikle borçlunun ödemeyi taahhüt ettiği nakit veya borçlunun zimmetinde bulunan mislî eşya; yani ölçü, tartı vb. yollarla benzeri ile ödenebilen eşya”dır. Dinimiz ödünç vermeyi teşvik etmekle birlikte, ödünç almayı ise ancak hayatî zarûretler karşısında onaylar. Nafaka temini için iş kurma, mesken edinme ve tedâvi gibi sebepler

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-94 BOZGUNCULUK YAPMAYIN!

Sevgili Gençler!… Bozgunculuk, “Yeryüzünde fitne, fesad ve karışıklık çıkarmak, zulüm ve taşkınlık yaparak haddi aşmak” gibi anlamlara gelir. İnsan, fıtratındaki “nankörlük” ve “zalimlik” özellikleriyle, zaman zaman isyan ederek, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmış, savaşlar çıkarmış ve kanlar dökmüştür. İslâm dini, tarih içinde yaşanan felaketlerin, perişanlıkların ve acıklı olayların bir daha yaşanmaması için, yeryüzünde fitne, fesad ve bozgunculuk çıkarmayı yasaklamıştır. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “…fitne; katl  (adam öldürme)’den daha kötüdür…” (Bakara Suresi, Ayet: 191) “Sizden önceki asırlarda

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-93 KUMARIN MANYETİK ALANINA YAKLAŞMAYIN!…

Sevgili Gençler!…      İnsanın maddi ve manevi yapısında büyük yıkımlar meydana getiren, aile düzenini alt üst eden, huzurunu bozan, insanlar arasında sevgi ve kardeşlik bağlarını koparan, kin, nefret ve intikam duygularını körükleyen, huzursuzluğun ve kargaşanın, kavga ve gürültülerin kaynağını teşkil eden zararlı şeyler İslam Dininde kesin olarak yasaklanmıştır. İnsan için zararlı olan kötü alışkanlardan biri de “kumar”dır. Kumar, ”Karşısındakini ütmek amacıyla para karşılığı oynanan her türlü oyun”dur. Kumar, gayri meşru bir kazanç yoludur. Oynayanlara fayda yerine

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-92 KİBİRLENMEYİN!

Sevgili Gençler!… Kibir, “kendini büyük görme, büyüklük taslama, kendini başkalarından üstün görerek insanları aşağılama” anlamlarına gelir. İslam Ahlakına göre kibir, Şeytana, Firavun’a ve aynı inançta olanlara özgü bir özelliktir. Gurur ve kibir şu yedi özellikten kaynaklanır: 1-İlimden, 2-İbadetten, 3-Nesebten, 4-Güzellikten, 5-Zenginlikten, 6-Kuvvetten, 7-Mahiyetindekilerle övünmekten. Bunlardan birine veya bir kaçına sahip olan kimse, onu Allah’ın emrettiği şekilde muhafaza eder, tevazu gösterirse, gurur ve kibir gibi manevi hastalıklara yakalanmaz. Manevi zehirlere (hastalıklara) karşı panzehir hükmünde olan güzel

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-91 KAZANÇ HIRSINA KAPILMAYIN!…

Sevgili Gençler!… İslam’ a göre; para kazanma ve zengin olma hırsıyla satılan bir malın ayıbını, kusurunu gizleyerek insanları aldatmak aldatmak haramdır. Alınan malın kıymetini gizleyerek aldatmak da faiz olur ki, haramdır. Mesela, bir kimse, sattığı malın kıymetini bilmiyor. On bin liralık malı, beş bin liraya satıyor. Ona, “Bu mal, her yerde 4 bin liradır.” diyerek kandırmak haramdır. İnsanlar, İslam ahlakına uyarsa, ne kandıran, ne de kandırılan olur. Arz ve talebe göre, mallar kıymetlenir veya ucuzlar.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-90 Nefsinizin Esiri Olmayın!..

Sevgili Gençler!…  Nefis, kelime olarak “bir şeyin varlığı, kendisi, zatı, hakikati” demektir. Nefis, kötü huyların; ruh da iyi huyların barınağıdır. İkisi de bedene tevdi edilmiştir. Bu tıpkı görme organının göz, işitme organının kulak, koku alma organının burun olup hepsinin de bir bedende bulunması gibidir. İnsanın kötü özellikleri iki kısma ayrılır: Birincisi, kendi iradesiyle işlediği günahlar, yani mekruh ve haram olan şeylerdir. İkincisi ise, nefsin aşağı ve bayağı huylarıdır. Bunlar; kibir, kin, hased, yalan, huysuzluk, tahammülsüzlük

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-89 Allah Yolunda Harcayın!…

Sevgili Gençler!… İslam Dini’nin her emri hikmet ve faydalarla doludur. Sadaka da bunlardan biridir. Samimi ve ihlasa dayalı olarak, ölçülerine uygun bir şekilde verilen sadaka; Yüce Allah katında kabule mazhar olur, vereni İlahi affa erdirir, Müslümanlar arasında birlik, beraberlik, huzur, sükûnet, maddi ve manevi dayanışmayı, sevgi ve saygıyı kuvvetlendirir. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah’a güzel bir ödünç verenlere, verdiklerinin karşılığı kat kat ödenir ve onlara değerli bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-88 Ahirete İmanın Hayatımıza Etkileri!..

Sevgili Gençler!… İman esaslarından biri de “Ahiret Gününe İnanmak”tır. Ahiret inancı, İslam’dan önceki İlahi dinlerin hepsinde de vardı. Çünkü bu konu, insanın duygu, düşünce, vicdan ve davranışları üzerinde en çok etki yapan temel bir inanç ilkesidir ve çok önemlidir. Ahirete iman, aslında Allah’ın varlığına, birliğine, yüce kudretine inanmak, O’nun buyruklarına ve iradesine teslim olmak demektir. Ahirete iman, İlahi adaletin gerçekleşmesi ve “ İnayet-i İlahiyenin” tamamlanması için gereklidir. Bu nedenle Ahirete iman,”Ba’s-ü ba’de’l Mevt”e yani öldükten

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-87 Haram Kazanç Edinmeyin!..

Sevgili Gençler!… Allah, insanı şerefli ve üstün varlık olarak yaratmıştır. Ayı, güneşi, geceyi, gündüzü insanoğlunun emrine vermiş, yeryüzünde ve gökyüzünde olan her şeyi insanın istifadesine sunmuştur. Bu sebeple insan, bütün bu yaratıklardan faydalanacaktır. Yeni buluşlarla hayatını daha iyi bir şekilde, huzur ve saadet içinde geçirmeye gayret edecektir. Bu bakımdan insan, önce kendisini yoktan var eden ve sayısız nimetlerle donatan Allah’a inanmak, O’na layık bir kul olmak, emirlerini yerine getirmek, yasaklarından kaçınmak, dünyayı imar etmek, insanlığın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-86 Açgözlü Olmayın!..

Sevgili Gençler!… Hırs, “Açgözlülük, aşırı tutku, sonu gelmeyen istek” gibi anlamlara gelir. Eğer insan bu duyguya kapılırsa mal, mülk, makam, mevki hırsı kendini sarar. Bu konuda Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: “Kişiden mal hırsının, şeref ve mevkiye düşkünlüğünün dinine yaptığı zarar, iki aç kurdun sürüye yaptığı zarardan daha büyük olur.” (Kamus-i Türki, C.1,S. 544) Hâlbuki bu duygu insana, iyilik yolunda, hayır için ve hak yolunda kullanmak, İmanda, İslam’da ve hakta sebat etmek için verilmiştir. Özellikle ebedi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-85 15 Asırdır Değişmeyen ve Asla Değişmeyecek Olan KUTSAL KİTABIMIZ KUR’AN-I KERİM

v İlahi dinlerin sonuncusu İSLAM DİNİ’dir. Tek Allah’ın varlığını kabullenme ve O’na inanma esasına dayanır. “Allah’tan başka İlah olmadığına, Hz. Muhammed’in O’nun kulu ve Resulü olduğuna inanmak” İslam’ın temel inanç kuralıdır. Bu kurala kalp ile bağlanmak, söz ile ifade etmek her müslümanın görevidir. Zira müslüman; İslamı kabul deden, Allah’a, Peygamberine ve Peygamberin haber verdiği İlahi buyruklara yürekten teslim olan kimse demektir. İnsana doğru inanç yolunu göstermek, onu kötülüklerden uzaklaştırarak yararlı yaşayışa yönlendirmek İslamın ana hedefidir.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-84 HER ZERRE ALLAH’IN VARLIĞINI HAYKIRIYOR!…

v İnsanlık tarihi boyunca bütün Peygamberler, ümmetlerine öncelikle Allah  inancını ve O kudretin bir tek olduğunu öğretmişlerdir. Bütün semavi dinler, tevhid esasına yani Allah’ın bir tek olduğu ilkesine  dayanır. Bu inancı, en akli delillerle anlatan ve gerçekleştiren din ise İSLAMİYET’tir. İslam’ın öğrettiği esaslara göre; Allah vardır ve tektir. O’nun eşi, ortağı,  örneği, benzeri ve dengi yoktur. Allah doğmamış ve doğurmamıştır. Sonradan da olmamıştır. Allah’ın  bulunmadığı zaman yoktur. Allah’tan başka ne varsa, hepsi sonradan O’nun  dilemesi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-83 İNSAN SORUMLULUK BİLİNCİYLE YAŞAMALIDIR

Yaratılmışlar içinde en güzel bir şekilde olanı şüphesiz insandır. İnsan, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’e göre topraktan yaratılmıştır. Ona  canlılığını ruhu verir. Bu ruhu, Yaratan yüklemiş ve insanı onurlandırmıştır. İnsanın ruhu olmazsa hiçbir işe yaramaz. Ruhsuz insan, toprak ve su karışımından yapılmış cansız bir heykeldir. Şeklen  insana benzer ama insanın görevlerini yerine getiremez. Oysa insan, canlıdır. Yürür, gezer, düşünür, konuşur, bazen yerinir, bazen  sevinir… Varlığını devam ettirmek için evlenir, aile oluşturur. Toplum halinde  yaşar, medeniyet kurar.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-82 İNSANLIĞIN SON DİNİ

İlahi dinlerin en sonu İslamdır. İslam Dinine “İSLAM” adı Allah tarafından verilmiştir. Kur’an-ı Kerimde bunu  bildiren ayetler vardır. Bunlardan biri Maide suresinin 3. Ayetidir. Cenab-ı  Hak bu ayette şöyle buyuruyor: “….bugün size dininizi ikmal ettim,  üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı  seçtim”. Al-i İmran Suresi 19. Ayette ise:” Allah nezdinde hak din İslam’dır…” Ayrıca Kur’an-ı Kerimin pek çok ayetinde “İslam”, “Müslimin” ve “Esleme”  kelimeleri geçer. İslam kelime anlamı bakımından “İtaat etmek, boyun eğmek,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-81 MANEVİ DEĞERLERİMİZİ KORUYALIM !…

Sevgili Gençler!… İlim ve teknik geçmiş yıllara göre çok gelişmiştir. Hemen her gün yeni bir buluş, insanlığın hizmetine sunulmaktadır.  Gelişmiş araç ve gereçlerle artık kıt’alar arası mesafeler yakınlaşmış,  bilinmeyen diyarlara gidilir hale gelmiştir. Seyahat imkanları artmış,  haberleşme hızlanmıştır. Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen olay, aynı gün  televizyonlardan seyrediliyor… Hatta anında izleniyor… Çeşitli ülkelerin  yaşayışları, inançları, gelenek ve görenekleri evimizden görülüyor… Bu  gelişmelerin elbette pek çok yararının olduğu muhakkaktır. Ancak bu durum, bazı insanların duygu,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-80 DÜNYA BİR MİSAFİRHANEDİR!…

Sevgili Gençler!… Dünyayı, dinlenmek için eğlenip-göçeceğin bir menzil veya uykunda elde edip, kalktığında ise elinde olmayacak bir mal gibi kabul edin. Bir şeyi ele geçirmeye ihtiraslı olup, onu ele geçirdiğinde de bedbaht olan niceleri olduğu gibi, bir şeyin peşine gitmedikleri halde onu elde ederek mutlu olan nice insanlar vardır Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Nefsani arzulara, (özellikle) kadınlara, oğullara, yığın yığın biriktirilmiş altın ve gümüşe,  salma atlara,  sağmal hayvanlara ve ekinlere karşı düşkünlük insanlara

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-79 HIRSIZLIK YAPMAYIN!

Sevgili Gençler!… Hırsızlık, “Başkalarına ait bir malı, sahibinden habersiz ve gizlice, almak, çalmak”tır. İnsanda hırs, israf, lüks hayat, mal-mülk sahibi olmak gibi doymak bilmez duygular vardır. Bunları meşru yolla elde edemeyenler veya bu menfi duygularını dizginleyemeyenler, başkasının mal ve servetine göz diker, hırsızlık ve soygunculuğa yeltenirler. İnsan emeği ve malının dokunulmazlığı vardır. Kimse, başkasının malını haksız yere çalamaz, gasp edemez. İslam mal emniyetini mühim bir esas kabul etmiş, malını müdafaa ederken öldürülenin şehid olacağını bildirmiştir.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-78 Siz de ‘BİLİM ve TEKNOLOJİ’ Öğrenin (2)

Sevgili Gençler!… Müslümanlar, yaşadıkları şehirleri medeniyet merkezleri haline getirmişlerdi. Bunlardan biri de Kurtuba’dır. Kurtuba; hastaneleri, kütüphaneleri ve Orta Avrupa’dan öğrencilerin eğitim görmek üzere geldiği okulları ile Avrupa’nın en modern şehri olarak bilinmekteydi. Kültürel ve sosyal alanda meydana gelen atılımlara paralel olarak ilerleyen bilim ve teknoloji, Osmanlı devleti döneminde doruğa ulaşmıştır. Hazerfen Ahmet Çelebi, Lagari Hasan Çelebi gibi âlimler, alanlarında tarihin ilk örnek çalışmalarını gerçekleştirmişlerdir. 14. Yüzyıl’da matbaanın icadı ile 1400-1500 yılları arasında, Arapçadan ve Eski Yunancadan

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-77 Siz de ‘BİLİM ve TEKNOLOJİ’ Öğrenin (1)

Sevgili Gençler!… Yaşadığımız yüzyılda dünya tarihini etkileyecek önemli gelişimlere ve değişimlere vesile olan Bilim ve Teknoloji, insanların yaşam koşullarını da köklü ve süratli bir şekilde etkilemektedir. Dünyanın bugünkü medeniyet seviyesinde büyük payı olan bilim ve teknolojinin tarihi gelişimi de son derece hızlı olmuştur. Dokuzuncu yüzyıldan on dördüncü yüzyıla kadar uzanan dünya tarihini incelediğimiz zaman görürüz ki; dönemin en ileri medeniyeti “İslam Medeniyeti”dir. Özellikle bu tarihler arasında bütün hayatlarının temelini Kuran ayetlerine dayandıran Müslümanlar, o dönemde bile

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-76 KİMSEYE ZULÜM VE HAKSIZLIK YAPMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Zulüm, “boyutu ve önemi ne olursa olsun herhangi bir hakka tecavüz etmek”tir. Bu kelime, küçük günah hakkında da büyük günah hakkında da kullanılır. Said ibn-i Abdülaziz(r.a) diyor ki: “İyilik eden sevap beklesin, kötülük edense, cezasını (bu nereden geldi diyerek)  inkâr etmesin. Haksız yere bir izzet (yücelik, şan ve şeref) kazanana,  Allah’û Tealâ haklı olarak bir zillet (alçaklık, rezillik, rüsvaylık) verir Zulüm ederek mal toplayana ise, Allah’û Tealâ, zulüm etmeden fakirlik verir” Zulüm; insanlık

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-75 GAFİLLERDEN OLMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Gaflet, kelime olarak “dikkatsizlik, vurdumduymazlık ve dalgınlık” gibi anlamlara gelir. İslami anlamı ise, “Allah’ı unutmak ve dini vecibeleri yerine getirmede sorumluluklarının farkında olmama hali”dir. Çoğu İnsan, Allah’ın emir ve yasaklarından habersizce yaşayıp, sadece kendi istek ve arzuları peşinde koştukça, dünyanın fani ve bir imtihan yeri olduğunu unutup geçici mutluluklar,  eğlenceler, nefsanî istek ve arzuların peşinden koşuyor ve bu duyguları tatmin etmekten başka bir amaçlarının olmadığını düşünüyor. Çünkü gaflet içerisinde yaşayan insanlar, sadece dünyanın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-74 BÜYÜK GÜNAHLARDAN SAKININ!

Sevgili Gençler!… Yüce Rabbimiz, bizim için maddi ve manevi faydaları olan, bizi huzura, dünya ve ahret mutluluğuna erdiren, iyilikler ile; bizi felaketlere sürükleyen, bela ve musibetlere duçar eden, huzursuzlukların kaynağını teşkil eden kötülükleri Kur’an-ı Kerim’de açık olarak beyan buyurmuştur. Allah’ın emirlerini yerine getiren, iyi ve güzel hareketlerde bulunan, tek kelime ile İslam’ın icaplarını yerine getiren insanlar, bu dünya hayatında huzur ve mutluluk içinde yaşadıkları gibi ahret gününde de ebedi mutluluğa ereceklerdir. Allah’ın haram kıldığı ve

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-73 ASILSIZ ŞEYLERE İNANMAYIN!

Sevgili Gençler!…  Batıl, sözlükte, “aslı olmayan, boş şey, yanlış, bir değer taşımayan,  gerçek olmayan şey” demektir. Aydınlığın olduğu yerde karanlık, ilmin olduğu yerde cehalet, adaletin  olduğu yerde zulüm barınamadığı gibi Hakkın olduğu yerde de batıl  barınamaz, tutunamaz. Yok olup gider. Yok olmaya da mahkumdur. Cenab-ı Hak, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Hak geldi, batıl zail oldu. Şüphesiz batıl, zeval bulmaya (yok  olmaya) mahkûmdur.” (İsra Suresi, Ayet: 81) İslam Dini, İlahi nuruyla kâinatı aydınlatınca her türlü batıl inanışları, 

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-72 DÜNYA HAYATI GEÇİCİDİR!….

Sevgili Gençler!…  Allah, insanı şerefli ve üstün bir varlık olarak yaratmıştır. Ayı, güneşi, yıldızları, gezegenleri, geceyi, gündüzü, yeryüzünde ve  gökyüzünde olan her şeyi insanın istifadesine sunmuştur. İnsan, kendisine hizmet için yaratılan bütün mahlukattan yararlanacak,  her geçen gün İlahi rızaya uygun olan yeni bilgiler ve faydalı buluşlarla  hayatını daha iyi bir şekilde, huzur ve saadet içinde geçirmeye gayret  edecektir. Bu bakımdan insan, önce kendisini yoktan var eden ve sayısız nimetlerle  donatan Allah’a inanmak, O’na layık bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-71 Düşündüren Mekanlar

Sevgili Gençler!… Türkiye, her yönüyle dünyanın en güzel ülkelerinden biridir. Güney yarımküreyi, kuzey yarımküreye, Asyayı Avrupaya, Akdeniz’i Karadeniz’e bağlayan köprü konumunda şirin bir ülkedir. Üç tarafı denizlerle çevrili muhteşem bir ülkedir. Dört mevsimin doyasıya yaşandığı, bol güneşli havası, birbirinden güzel sahil şeridi, zengin bitki örtüsü, yemyeşil ormanları, fiziki yapısı, tarihi ve kültürel varlıkları, dini ziyaret yerleri ve doğal güzellikleriyle ünlü, insan ruhunu okşayan, huzur ve mutluluğun buram buram teneffüs edilip yaşandığı güzel bir ülkedir. Bu

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 70 MANEVİ TERBİYE MEKANLARI TEKKE VE ZAVİYELER

Sevgili Gençler!… Tekke’nin sözlük anlamı; “Dayanılacak yer”dir. Terim olarak tekke, “Tarikat  mensuplarının oturup kalktıkları ve Allah’ı zikrettikleri yer”dir. Tekke’nin aslı, “Tekye”dir. Dergâh ve zâviye ile eş anlamdadır. Genel olarak; Tarikat Piri’nin türbesinin bulunduğu tekkeye “Pir Evi”;  tarikat büyüklerine ait türbelerin olduğu tekkelere “Asitâne; asitânelerin  küçüklerine “Tekke” veya “Dergâh”; tarikat mensuplarının yolculuk sırasında  konaklayıp ibadet yaptıkları yerlere de, “Zaviye” adı verilir. Zâviye; tekkenin küçüğüdür. Daha ziyade şehir ve kasabaların ücra  semtlerinde bulunur. Zâviye, “küçük oda, hücre”

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 69 İLİM VE İRFAN KAYNAĞI MEDRESLER

Sevgili Gençler!… Medrese, Arapça bir kelimedir. Medrese’nin sözlük anlamı, “Ders görülen veya ders okutulan yer” dir. Terim olarak medrese, “İslâmî ilimleri tahsil eden öğrencilerin yatıp kalktıkları ve tahsil için çalıştıkları (öğrenim gördükleri) vakıf odalarının bulunduğu yapı”dır. İslâm’ın ilk yıllarında medreseler yoktu. Eğitim ve öğretim evlerde yapılıyordu. Özellikle Sevgili Peygamberimiz (S.A.S.) Efendimizin evi, bir ilim ve irfan merkezi, nur ve feyiz kaynağı, şifa ve kurtuluş sığınağı idi. Risâlet ( Peygamberlik) görevine başlamasından sonra yaklaşık dört yıl,

Devamını Gör »

GENÇLERE SESLENIYORUM-68 Kararan Gönülleri Aydınlatan İlk İlahi Emir

Sevgili Gençler!… Günümüzden 15 asır önceydi. Hak yoldan uzaklaşan, nefsi ve şehevi ihtiralarına esir olan insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyor, Allah’ a şirk koşuyor, iman yerine küfrü tek Allah inancı yerine putperestliği tercih ediyorlardı. Kuvvetli zayıfı eziyor, mallarını gasbediyor, kolundan tutup ‘‘ bu benim kölemdir ’’ diyerek pazarda satıyordu. Kadına hiç bir hak tanınmıyor, kız çocukları diri diri kızgın kum çöllerinde göğüslerine kadar kazılan kızgın kum çukurlarına gömülüp diri diri ölüme terk ediliyordu. O

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-67 İslam’ın İlk Üniversitesi Ve MUS’AB BİN UMEYR (R.A) (3)

Sevgili Gençler!… Mus’ab Bin Ümeyr ‘in hayatı böyle devam edip giderken Uhud Muharebesi çıktı ve Mus’ab yine Resulullah’ın sancağını alarak cihat meydanına koştu. Allah ve Resulü’nün emrettiği yerde İslam sancağını dalgalandırmaya başladı. Uhud Muharebesinde Müslümanların mevzilendikleri yerden çıkıp ganimet malları toplamaları, Resulullah’ın talimatına uymamaları, savaş meydanından kaçan müşrikleri( düşmanı) yenilen alana dönmeye mecbur etti. Allah Resulü’nün talimatına uymayan Müslümanlar derin yaralar aldılar. İslam Sancağını taşıyan Mus’ab bin Ümeyr’in durumu ise çok üzücüydü. Çünkü O, Resulullah’ın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-66 İslam’ın İlk Üniversitesi ve MUS’AB BİN UMEYR(R.A) (2)

Mus’ab bin Umeyr,  aradığı evin kapısı önünde durup kapıyı hafifçe çaldı. Kapı açılınca içeri girdi ve selam verip bir yana oturdu. Mus’ab’ ın göz alıcı güzelliğini ve özellikle nadide elbisesini ve güzel görünüşünü seyreden cemaatin içinde şu arzu canlandı: “ Allah şu gösterişli ve zengin gence hidayet ihsan etse de Müslümanların arasına katılsa, kendileri gibi İslamiyet’ in sonsuz nimetlerinden istifade etse ve Allah ile Resulü olan Muhammed(S.A.S)’ e inanmak saadetine mazhar olsa da İslam cemaatinin

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-65 İslam’ın İlk Üniversitesi ve MUS’AB BİN UMEYR(R.A) (1)

Sevgili Gençler!.. İnşasına bizzat Peygamber (S.A.S) Efendimizin katıldığı, “Mescid-i Nebi’ nin yapılış tarzında yeni bir dönemin başladığına işaret vardır. Dikdörtgen şeklinde kerpiçten yapılan ve üzeri hurma dallarıyla örtülen Medine’deki bu ilk mescidin yanına bir SUFFE, bir de Resulullah’ın ailesi için birkaç küçük oda ilave edilmiştir. Mescidin bitişiğindeki Suffe’de kalanlar, yalnız ilim tahsil ederlerdi. Öğretmenliğini bizzat Peygamberimiz (s.a.v) Efendimizin yaptığı bu medresede ilk olarak 40 sahabinin (Ashab-ı Suffenin) ilim tahsil etttiği ve zamanla bu sayının 400’ü

Devamını Gör »

Hoş Geldin Ey Sevgili Peygamberim!…

Bundan 1450 sene önce Rebiülevvel ayının 12. Gecesi (pazarı pazartesiye bağlayan gece) tan yeri ağarmaya başlarken Cenab-ı Hakkın: “Ey Peygamber, biz seni hakikaten bir şahit, bir müjdeci ve bir korkutucu ve Allah’a O’nun emri (ve tesiri) ile bir davetçi ve nur saçan bir kandil olarak gönderdik.” buyurduğu Sevgili Peygamberimiz  bu dünyayı şereflendirdiler. Hoş geldin ya Resulallah!… Hoş geldin ya Habiballah!… Hoş geldin ya Hayru’l Alemin!… Hoş geldin ya Rahmeten Li’l Alemin!… Hoş geldin ya Hatemü’l-Enbiya!….

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-64 KUL HAKKINA DİKKAT EDİN!…

Sevgili Gençler, Dinimiz, hukuk kavramına büyük değer vermiş, hakların kaybolmaması için de gerekli  kuralları koymuştur. Bu sebeple hak mefhumu Müslümanlıkta önemli bir yer işgal eder. Bunlardan üzerinde en çok durulanı da “kul hakkı” dediğimiz insanların kendi aralarında olan haklardır. O halde, her Müslüman kendi hakkının sınırını bilmeli ve diğerlerinin hukukuna saygılı davranmalıdır. Yani kendi haklarını başka insanların tespit edilmiş hukukunun sınırında bittiği şuuru içinde olmalıdır. Bu kural vazgeçilmesi mümkün olmayan karşılıklı esas bir prensiptir. Nitekim

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-63 İNSANLIK İSLAM AHLAKINA MUHTAÇTIR…

Sevgili Gençler, İslam dinin temel amacı, insan aklını ve kalbini ıslah ederek onu faziletli kılmak, böylece duygu ve davranışlarını en güzele ulaştırarak kişiyi, dünya ve ahirette mutlu etmektir. İslam dini bunu sağlamak için hükümlerini üç ana grupta toplamıştır. Bunlardan ilki; insanın inanç yönünü doygun hale getirecek olan imanın esaslarıdır. Bunlara “İtikadi Hükümler” denilmektedir. İkincisi ise; insanların işlerini, davranışlarını, birbiriyle olan ilişkilerini ve Allah’a karşı yapılacak kulluk görevlerini bildiren “Ameli Hükümlerdir”. Üçüncüsü; davranışların gözlemlenmesi, vicdanın gelişmesi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-62 CAMİLER HAFTASI

Sevgili Gençler!… Her toplumun kendine has önemli bazı gün ve haftaları vardır. Müslüman-Türk toplumunun da önemli gün ve haftaları birbirini takip ederken 1 Ekim 1986 tarihinde bunlara bir yenisi daha eklendi: CAMİLER HAFTASI!… Diyanet İşleri Başkanlığı 1-7 Ekim tarihleri arasını “Camiler Haftası” olarak kutlamayı kararlaştırmış ve bu kararını Valiliklere gönderdiği bir genelge ile de duyurmuştur. Cami, Arapça bir kelimedir. Sözlük anlamı,”Toplayan, buluşturan, birleştiren”dir. Dinî bir terim olarak Cami, “İçerisinde minaresi, mihrabı ve minberi olan, mü’minlerin

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-61 BÜTÜN İNSANLARA SESLENİŞ

Sevgili Gençler!… Cenab-ı Hakk’ın: “Habibim, şüphesiz biz seni alemlere rahmet olarak gönderdik”(Enbiya suresi,107) buyurduğu Peygamberimiz (S.A.S) Efendimiz’in Mekke’den Medine’ye hicret buyurmalarından tam 10 yıl sonra idi. Mekke fethedilmiş, Kabe putlardan temizlenmiş, etrafa nurlar saçılmış, bütün Arap Yarımadası baştan başa İslam’ın nuruyla aydınlanmıştı. Zulüm ve haksızlıklara, küfür ve işkencelere, cahiliye adetlerinin tümüne birden artık son vermişti. İslamiyet’in bütün esasları artık olduğu gibi tatbik ediliyor… Huzursuzluğa, vurgunculuk ve soygunculuğa artık rastlanmıyordu. İslamiyet’in tam olarak hakim olduğu ve İslam

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-60 ETKİLİ GÖZLER

Sevgili Gençler, Nazar, “bakmak, görmek ve göz atmak” gibi anlamlara gelen Arapça bir kelimedir. Dilimizde ise bu kelime daha çok “göz değmesi ve bakma neticesinde bakılan şeyi maddi ve manevi yönden etkileme” manasında kullanılır. Nazar Arapça bir kelime olmasına rağmen dilimizde Arapçadaki, “İsabetü’l-ayn” kelimesinin karşılığı olarak kullanılıyor. Halk arasında söylenen “nazardan gitti rahmetli… nazarı ne kadar da keskinmiş… nazar etme nolur… onun nazarından Allah’a sığınırım…” gibi sözler de bu manayı teyit etmektedir. Sevgili Gençler, Her

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 59 Bir Şarkının Düşündürdükleri!..

Sevgili Gençler!… Yoğun ve yorucu çalışmalarımdan arta kalan zamanım olursa; dini musiki yanında, bazen, büyük anlam yüklü, dinleyenin ruhunu okşayan ve tefekkür alemine sevk eden şarkı ve türküler de dinlerim. Bir gün bu düşüncelerle bir şarkı dinledim televizyondan. Hafızamda kalan şu sözleri gecenin bir vaktinde terennüm etmeye başladım: Gecenin en siyahında, Umudun bittiği yerdeyim. Köşeyi dönsem ölüm, Düz gitsem Hayat; Gölgeler içindeyim. Bu sözler beni çok etkilemişti. Burada önemli bir mesaj vardı. Dinleyenleri bazı şeyleri

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 58 PEYGAMBERİMİZİN ÖRNEK AHLAKI

Sevgili Gençler, Yüce Rabbimiz Kur’ an-ı Kerim’de Peygamberimiz (S.A.S) Efendimize hitaben şöyle buyuruyor: “(Habibim), biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.”(Enbiya suresi, 107) “(Habibim) biz seni ancak müjdeci, bir korkutucu (ve) bütün insanlara Peygamber olarakgönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.” (SebeSuresi,28) “(Habibim) hiç şüphesiz sen, büyük bir ahlak üzerindesin.” (Kalem Suresi, 4) Peygamberimiz, eşsiz bir ahlaka sahipti. O, alemlere rahmet olarak gönderilen, ilim ve hilimde, şefkat ve merhamette, kemalatta asla eşi olmayan bir insandır. O Allah’ın en

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 57 HAYATIMIZI KUR’AN İLE AYDINLATALIM

Sevgili Gençler!… Yüce Rabbimiz, Kur’ an-ı Kerim’ de mealen şöyle buyuruyor: “Ey insanlar, size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine şifa olan bir kitap geldi ki müminler için Rahmet ve hidayettir.” (Yunus Suresi,85) “Gerçek bu Kur’ an(insanları) öyle bir şeye(yola) doğrultup götürür ki o, en adil ve en doğru bir (yol)dur. Güzel güzel amel(ve hareket)lerde bulunan müminlere kendileri için muhakkak bir ecir olduğunu da müjdeler O.” (İsra,9) “Eğer biz Kur’an’ ı bir dağ başına indirmiş olsaydık muhakkak ki o dağı Allah

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 56 HER GELECEK YAKINDIR

Sevgili Gençler, Çok uzaklarda zannettiğimiz günler, karanlıkları yırtarak zaman tünelini yıldırım hızıyla geçip bize doğru geliyor… Çoğu insan, “zaman” adı verilen bu nimetin kıymetini idrak edemediği için geçen günlerine “ah,vaah!” ederek üzülüp durur. Giden zaman geri gelir mi hiç? İmkansız! Güneşin batışıyla kaybolan o gün, artık bir daha geri dönmeyecek şekilde bize ve bütün dünyaya veda ediyor, ömür takvimimizden bir yaprak kopararak geçip gidiyor… Akşam karanlığı çökerken batıda dağları aşıp ufukları kızıla boyayarak batan güneşe

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-55 SABIRLI OLUN!..

Sevgili Gençler!… Sabır, “Acıya katlanmak, sıkıntı ve meşakkatlere karşı, soğukkanlılıkla mukavemet etmek, aklın ve dinin gösterdiği yolda sebat etmek” tir. Sabır, ruhun bir melekesidir. Güzel bir huydur. Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabır ile olur. Bir hakkı müdafaa ve muhafaza etmek için gösterilen sebat, sabretmekle mümkündür. Bütün faziletlerin anası, hayatta muvaffak olmanın ve kemale ermenin sırrı, bu güzel huydur. Her türlü rezaletin altında sabırsızlık veya gerektiği gibi sabır göstermemek yatmaktadır. Sabır,

Devamını Gör »

BÜYÜK YOLCULUK

Bugün miladi takvime göre  09 Ağustos 2021… Hicri takvime göre ise 01 Muharrem 1443 Yani Yeni bir yılın ilk günü… 1399 senen beri  büyük  bir sevinç ve mutlulukla karşıladığımız  hicri yeni yılımız kutlu olsun!… Hicri yeni yılın başladığı gün çok önemli tarihi bir olay gerçekleşti. Büyük yolculuk!… Bunu bilmeden hicri yeni yıl anlaşılamaz. Deve sırtında, yakıcı güneşte ve  gözleri dönmüş düşman takibinde yapılan 450 km.lik büyük ve tarihi yolculuk 1399 sene önce  bugün gerçekleşti. Risalet

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-54 FİTNELERDEN KORUNUN!…

Sevgili Gençler!… Fitne, “azgınlık, azdırmak, sapıklık, kavga, iç isyan, karışıklık, ayrılık, kavga, bela ve azap” anlamlarına gelir. Bunlardan ayrı olarak fitneyi, “insanları bir fayda olmaksızın ızdıraba, ihtilale, ihtilafa, mihnet ve belaya düşürmek” şeklinde açıklayanlar da olmuştur. Uykuda olan fitneyi uyandırana lanet edilmiştir. Ayrıca fitnenin katl (adam öldürmek)den beter olduğu belirtilmiştir. Kalpleri hasta olanlar, Kur’an-ı Kerim’i kendi akıllarına göre açıklarlar. Allah kimi fitneye düşürürse, onu bertaraf etmeye kimsenin gücü yetmez. Fitneciler, o kadar kötü kimselerdir ki,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-53 UMUDUNUZU YİTİRMEYİN!…

Sevgili Gençler!… Bir toplumu teşkil eden, fertlerini birbirine bağlayan ve ortak bir inanç etrafında birleştiren faktörler sadece maddi değildir. Fert ve toplum için manevi değerlere bağlılık, en az maddi güçler kadar gereklidir. Hatta toplum hayatının devamında manevi değerler, maddi güçlerden daha etkilidir. Çünkü manevi değerler, bir toplumun benliğini teşkil eden temel taşlarıdır. Temelden bu taşlar çıkarıldığı zaman o toplum yıkılmaya mahkumdur. Din, insan için bir ihtiyaçtır. Bir ümit kaynağıdır. En önemli bir sığınaktır. Din duygusu,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-52 YETİMLERİ SEVİNDİRİN!…

Sevgili Gençler!… Yetim, sözlükte “yalnız olmak, tek başına kalmak” anlamına gelir. Terim olarak, “babası ölmüş erginlik çağına gelmemiş çocuk” demektir. Erginlik çağına girdiği halde, rüştünü ortaya koymamış çocuğa da “yetim” denir. İslam Dini, yetimlere iyi davranılmasına, onların mallarının korunmasına son derece önem vermiştir. Yetimlik, Allah’ın takdiri ile olmaktadır. İlahi irade ile gerçekleşen bu olay karşısında maddi ve manevi olarak büyük desteklerinden mahrum bir yaşam sürmeye mecbur kalan yetimlerin, hem kendilerini, hem de ailesinden kalma mallarını

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-51/DOSTLUK ve SEVGİ

Dostluk, “İnsanlar arasında sevgi ve samimiyet duygularına dayanan bağlılık”tır. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin…” (Nisa Suresi, Ayet:144) Bir diğer Ayet-i Kerime’de ise şöyle buyuruyor: “Ey iman edenler! Yahudileri de Nasranîleri de kendinize dost(ve üstünüze hâkim)  edinmeyin. Onlar (ancak) birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden kim onları dost (ve hâkim)  edinirse o da onlardandır. Şüphesiz Allah o zalimler güruhuna muvaffakiyet vermez” (Mâide Suresi, Ayet:51) Bizim dostumuz; bizleri yoktan var eden ve yaratılmışların en

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-50 KAİNATI AYDINLATAN GÜNEŞ!..

Sevgili Gençler!… Günümüzden 15 asır önceydi. Tevhid inancından sıyrılan, Hak yoldan uzaklaşan, nefsi ve şehevi ihtiralarına esir olan insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyor, Allah’ a şirk koşuyor, iman yerine küfrü tek Allah inancı yerine putperestliği tercih ediyorlardı. Kuvvetli zayıfı eziyor, mallarını gasbediyor, kolundan tutup ‘‘ bu benim kölemdir ’’ diyerek pazarda satıyordu. Kadına hiç bir hak tanınmıyor, kız çocukları diri diri kızgın kum çöllerinde kazılan çukurlara gömülüyordu. O gün, huzur, saadet ve mutluluk gibi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-49 DÜNYA ZİNETLERİNE ALDANMAYIN!…

Sevgili Gençler!… Dünya, “üzerinde yaşadığımız yer yuvarlağı, ahiretin zıddı, doğduğumuz, yaşadığımız ve öldüğümüz küre”dir. Kur’an-ı Kerim’de dünya hayatının inançsızlara süslü ve cazip gösterildiği, oysa bu dünya hayatının aldatıcı olduğu, asıl güzelliklerin ahiret hayatında bulunduğu anlatılmaktadır. Çünkü bu dünya hayatı geçicidir. Ahiretteki hayat ise süreklidir. Kur’an, bu dünya hayatının cazibesine aldanıp heva ve heveslerine kapılanları kınamakta ve mü’minlerin dünya ve ahret hayatının güzelliklerini birlikte istemelerini tavsiye etmektedir. Peygamberimiz (s.a.v) Efendimiz de Müslümanların asıl ahiret için hazırlık

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-48 O EŞSİZ İNSANI ÇOK SEVİN!..

Sevgili Gençler!… Peygamberimiz Hazreti Muhammed (s.a.v), alemlere rahmet olarak gönderilen, ilim ve hilimde, şefkatte, merhamette ve kemalatta eşi ve benzeri olmayan bir insandır. Cenab- Hak şöyle buyuruyor: “Allah ve melekleri, Peygamber’e çok salavat getirirler. Ey mü’minler! Siz de ona salavat getirin ve tam teslimiyetle selam verin. (Ahzab Suresi, Ayet: 56) Allah’ın salavatı, rahmet etmek ve kulunun şanını yüceltmektir. Meleklerin salavatı, Peygamberin şanını yüceltmek, mü’minlere bağış dilemek anlamınadır. Mü’minlerin salatı ise, dua anlamına gelmektedir. Allah, bütün mü’minlere,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 47 Hayatımızı Etkileyen Tehlike: RUHSAL BUNALIM!…

Sevgili Gençler!… Çağımızın en yaygın hastalığı olan “Ruhsal Bunalım”, hayatımızı  saran bir tehlike haline gelmiştir. Hızla ilerleyen teknoloji… Yerleşim merkezlerinde göze çarpan yapısal değişiklikler… Motorlu vasıtaların egzozlarından ve fabrika bacalarından yükselen zehirli gazlar… Gürültülü, hareketli ve hızlı bir yaşam… Monoton bir çalışma temposu… Başdöndürücü  hızla ilerleyen zamanla yapılan yarış… İşte ruhsal bunalıma davetiye çıkaran faktörler: Gün gelir insan, hiçbir şeyden zevk alamaz. Pek çok şey anlamsız gelmeye başlar. Bazen insan, yaşamak bile istemez. Başını iki

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-46 MUTLU OLMAK İSTEYENLER OKUSUN!…

Kıymetli Okuyucularım!… Bu dünya hayatında mutlu olmak için; Yüzünüz ve yüreğiniz birlikte gülümseyecek! Ümitle korku arasında yaşayacaksınız! Olduğunuz gibi görünecek veya göründüğünüz gibi olacaksınız! Bukalemun gibi renk değiştirmeyecek, iki yüzlü olmayacaksınız! Doğruluktan ve dürüstlükten ayrılmayacaksınız!… Yüksek itibar sahibi “saygın birer insan” olacaksınız! Düşman değil, dost olacaksınız!… Cimri değil, cömert olacaksınız!…. Güler yüzlü, tatlı dilli, sevimli, şefkatli ve merhametli olacaksınız! Her zaman mazlumdan, haktan ve haklıdan yana tavır alan “adil birer insan” olacaksınız! Sevgide güneş gibi

Devamını Gör »

İSTANBUL’UN FETHİ VE GÖNÜL SULTANLARI

29 Mayıs, İslam tarihinde büyük ve anlamlı bir gündür. Sevgili Peygamberimizin müjdesine nail olabilmek için hemen her dönemde büyük taarruzlar gerçekleştirildiği halde bu tarihten önce hiç kimseye ve hiçbir orduya nasip olmayan büyük Fetih, 568 yıl önce bugün gerçekleşti. Ülkemizin kalbi, en güzel ve tarihi bir kenti olan İstanbul; zor bir mücadele sonunda Osmanlı Padişahı Sultan Mehmet’ in üstün kabiliyeti sonucu Bizanslıların elinden bugün alındı. Bu yolda yüzlerce şehid verdiği halde azminden ve kesin kararından

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-45 DÜŞMANLARINIZI İYİ TANIYIN!

Sevgili Gençler!… Düşman, “dostun zıddı”dır. Kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’de ve Hadis-i Şeriflerde bize, dostlarımız ve düşmanlarımız tanıtılmıştır. Bizim birinci düşmanımız; Allah’ın rahmetinden uzaklaştırılan, cennetten kovulan, Allah’ın lanetine uğrayan, insanları doğru yoldan uzaklaştıran, zihinleri bulandıran, kalplerden imanı çalmak isteyen, insanları Allah’a isyana zorlayan “Şeytan” dır. Bizim düşmanımız; bir zamanlar kısır aklıyla, küçücük beyniyle İlah’lık davasında bulunan, Musa(a.s)a karşı gelen, Onun Peygamberliğini yalanlayan ve O’na isyan eden “firavun ve günümüzdeki yoldaşları” dır. Bizim düşmanımız; bir zamanlar, “ben

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-44 HUZUR VE MUTLULUK İÇİN İSLAM’A KOŞUN!..

Sevgili Gençler! İslam; “Allah’ın, Hz. Muhammed (s.a.v) e, insanlara tebliğ etmesi için vahy ettiği, insan hayatını bütünüyle kuşatan emir ve yasaklar manzumesi” dir. Allah’ın, “İslam” adını verdiği ve Hak dinlerin son halkası olması sebebiyle bu isim, sadece bu zincirin tahrif edilmemiş ve kemal (olgunluğun zirve) noktasına erişmiş olan bu emir ve yasaklar manzumesine has kılınmıştır. Böylece akide (inanç), ahlak, ibadet, muamelat, ahkâm, kısacası Kur’an’daki bütün hükümler ve bu hükümlerin Allah Resulü tarafından açıklamaları, İslam(Müslümanlık) Dini’ni

Devamını Gör »

Jeo Biden’ın Gölgesine Sığınan ERMENİLER YALAN SÖYLÜYOR!…

Amerika Birleşik Devletleri’nin, uçak merdivenlerinde olduğu gibi dünya siyasetinde de tökezleyen Başkanı Joe BIDEN, büyük bedeller ödeyerek onun gölgesine sığınan Ermeniler ve kendilerine şirin görünmek için yalakalık yapan ülkeler; Türkiye’nin Savunma Sanayiinde Dünya Liderliğine yükselişi, İslam Ülkeleri’nin tek umudu haline gelmesi, “Osmanlı Torunları Geliyor!…”haberinin duyulması karşısında hafakanlar geçiriyorlar… Ermeniler, her yıl 24 Nisan tarihi yaklaştıkça; yıpranmış kişilikleri, yılan gibi zik zak yapan karakterleri, pörsümüz fikirleri ve habis düşünceleri ile aylar öncesinden sinsi planlar yapmaya, temcit

Devamını Gör »

Ortadoğu’nun Başbelası İSRAİL ATEŞLE OYNUYOR!…

İsrail’in, kutsal aylar, günler ve geceler demeden Filistinli müslümanlara yönelik en acımasız saldırıları, dünyanın dört bir yanından gelen tepkilere rağmen 10 mayıs 2021 tarihinden bu yana bütün şiddetiyle devam ediyor!… İsrail Başbakanı Netenyahu, İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz, İsrail Genel Kurmay Başkanı Aviv Kochavi ve bazı askeri yetkililer biraraya gelerek silahsız ve savunmasız Gazzeli müslümanlara saldırma, hatta saldırı şiddetini artırma ve hızlandırma kararı alıyor…. İngiliz Daily Mail gazetesinde yer alan ve “İsrail’in en yoğun saldırısı”

Devamını Gör »

RAMAZAN BAYRAMI

Bayram günleri, İslam nurunun camileri tıklım tıklım dolduran müminlerin yüzlerinde bütün güzelliği ile parladığı, İlahi feyizlerin iman dolu kalplerde çağladığı ulvi günlerdir. Çünkü bir ay boyunca azgınlaşan, insanı isyana zorlayan nefis, mücadele sonunda artık mağlup edilmiştir. Okunan ayetler, kılınan namazlar, verilen zekatlar, sadakalar ve yapılan yardımlarla kalplerden günah kirleri silinmiş, kulakların pasları giderilmiş, gözlerden gaflet perdeleri kaldırılmıştır. Artık kalpler, aşk-ı İlahi ve aşk-ı Muhammedi ile dolmuştur… Ramazan Bayramı, bir ay boyunca Allah rızası için yemeden,

Devamını Gör »

BİN GECEYE BEDEL TEK GECE !…

Değerli Okuyucularım, Asırlar önce yeryüzünde yaşayan insanların üzerine küfür bulutları bir kabus gibi çökmüştü…. Tek Allah inancı tamamen yok olmuş, Hak Dinler tahrif edilmişti… Adalet mefhumu kalmamıştı… Kuvvetli zayıfı eziyor, onun her türlü mallarını gasp ediyordu… Kadına hiçbir hak tanınmıyor, kadın bir ticaret metaı gibi alınıp satılıyordu… Hiçbir acıma hissi duyulmadan kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu… Böylece hiçbir hayvanın dahi yapamayacağı vahşilikler yapılıyordu… İman yok, saadet yok, huzur ve mutluluk yoktu… Eşitlik duygusu, kardeşlik

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-43 HAYIRDA YARIŞIN

Sevgili Gençler!… Hayır alanında yarışmak, hem insanın kendi kişiliğini yüceltmesine, hem de toplumun daha nitelikli olmasına yardımcı olur. Bu erdemli davranış, insandaki aşırı isteklerin, olumsuz duyguların dizginlenmesini sağlayarak, akli ve ruhi melekelerin olumlu yönde gelişmesine ve ahlaki değerlerin güçlenmesine katkıda bulunur. Bunun için Kur’an, insanları hayır alanında yarışa teşvik ederek, onların daha duyarlı, anlayışlı, özverili ve daha olgun kimseler haline gelmelerini istemektedir. “…O halde hayır işlerine koşun,  nerede olursanız, Allah sizi bir araya getirir… ” (Bakara

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-42 ALLAH’IN HİMAYESİNE SIĞININ!..

Sevgili Gençler!… İnsanlar, Hz. Âdem ve Havva’dan çoğalmaları veya her biri bir anne ve babadan doğmaları itibariyle yaratılışta eşittirler. Bu açıdan soylarıyla övünmeleri yersizdir. Çünkü gerçek ve yegâne üstünlük, takva iledir. Takva, İslami bir terimdir. Takva, “Korkmak, sakınmak, Allah korkusuyla günahtan kaçınmak, Allah’ın emir ve yasaklarına İslam’ın istediği şekilde gerekli hassasiyeti göstererek uymak. Allah’ın himâyesine girmek, emrini tutup azabından korunmak” anlamlarına gelir. Bu şekilde hassas davranan bir insana, “muttaki” denir. Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de takva

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-40 RUHUNUZU ARINDIRIN!

Sevgili Gençler! Gerek İlahi, gerekse beşeri dinlerin hangisini incelersek inceleyelim, hepsinin bir iman, bir de ibadet ve ahlak yönleri bulunduğunu görürüz. Kişi, önce kendini aşan yüce bir güce inanıyor, sonra da bu inancını söz ve hareketlerle açıklıyor. İşte buna “İbadet” diyoruz!… Ancak şurası da bir gerçektir ki; bilinçsiz ibadet insana hiçbir manevi kazanç sağlamaz. Çünkü İnancın ve ibadetlerin insan hayatı ve ahlakı üzerinde çok büyük etkisi vardır. Allah’a iman, her şeyden önce insana kendini tanıtır.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-39 BİLMEDİKLERİNİZİ ÖĞRENİN!

Sevgili Gençler! Cehalet, “bilgisizlik”demektir. Cehalet, arapça bir kelime olup asırlardan beri kullandığımız kelimelerden birisidir. İnsanı, diğer varlıklardan ayıran ve üstün bir dereceye yükselten özellik, Allah’ın lütfettiği AKIL ve BİLGİ’dir. Aklı olmayan bir insan ile sohbet yapılmaz. Anlatılanları anlamaz. Allah, aklı olmayanı muhatap kabul etmemiş, ona bir takım sorumluluklar yüklememiştir. Bilgisiz (cahil) bir insan ile de sohbet edilmez. Bilgisiz insan, bilmediği halde bildiğini iddia eder. Ağzından çıkan sözlere dikkat etmez. Tavırlarını kontrol altına almaz. Kırıcı olur.

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-38 İSTİŞARE EDİN!

Sevgili Gençler! Bir insan, ne kadar bilgili, kültürlü olursa olsun verdiği yalnız kararlarda yanılma payı yüksektir. Ancak teşebbüs edeceği işleri, bilen ve konusunda uzman olan kişilere danışarak, onlarla istişare ederek yapanların yanılma payı oldukça azdır. Önemli kararlarda mutlaka ama mutlaka istişare etmek gerekir. İstişare, belli bir konuyu bilen güvenilir birisiyle değerlendirmekdir. Tek kişinin karar vermesinin güç olduğu durumlarda, konunun istişare edilmesi gerekir. İstişare, önemli bir konuyu farklı görüş açılarına sunmak ve başkalarının görüşlerini almaktır. İstişare

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-37 DOSTLARINIZI İYİ SEÇİN!…

Sevgili Gençler! İnsanlar arasında sevgi ve samimiyet duygularına dayanan bağlılığa, “Dostluk” denir. Sevgili Gençler! Arada hiçbir maddi menfaat olmaksızın sırf Allah rızası için kazanılan dostlara Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle “Sadık Dost” denilir. Bu dostluğun başlangıcı da, geliştirilmesi de, devamı da hep Allah rızası içindir. Bu dostlara, “kara gün dostu” da denilir. Yani sıkıntılı anların, yalnızlığa terk edilmiş günlerin ve ilgi beklenen demlerin ‘can dostu’durlar. Temeli İlahi Rıza’ya dayanan dostluklar, kalıcı ve daimidir. Bu tür dostluklar, babadan, anneden

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-36 KOMŞULARINIZLA İYİ GEÇİNİN!

Sevgili Gençler! İnsanlık, küfür ve zulüm denizinde inim inim inleyerek boğulmak üzere iken;can kurtaran bir kuvvet olarak yetişen İslam, küfür ve zulüm bulutlarını dağıtmış, insanlık ufkunu aydınlatmış, insanlığı küfür bataklığında boğulup helak olmaktan kurtarmış, ebedi saadet ve mutluluğa kavuşturmuştur. İnsanlık, İslamiyet sayesinde derin bir nefes almış, hak- hukuk nedir öğrenmiş, beşeri münasebetlerini düzene koymuştur. Komşu komşusunun hakına riayet etmiş, mü’minler birbirerini sevmiş ve İslam sayesinde kardeş olmuşlardır. İslam’ın tam anlamıyla tatbik edildiği Saadet Asrı’nda komşu

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-35 AKRABALARINIZI GÖZETİN!

Sevgili Gençler! Allah’ın, inanç bağı ile birleştirdiği ve kardeş yaptığı insanlar, birbirlerini sevip saymak, iyi ve faydalı işlerde yardımcı olmakla görevli kılınmıştır. Hiçbir müslüman, kendisini bu manevi sorumluluğun dışında tutamaz. İslam Dini’ndeki bu sevgi, yardımlaşma ve dayanışma anlayışı, durgun suya atılan bir taşın meydana getirdiği halkalar gibi yakından uzağa doğru genişler ve bütün insanlığı içine alır. Gerçek bir müslüman, önce anne ve babasına iyilik yapar, saygılı olur, onları sevindirir, sağlık, huzur ve mutluluk içinde yaşamaları

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-34 MUTLULUĞUN TEK ŞARTI!..

Sevgili Gençler! Mü’min, kelime olarak “inanan, iman eden ve bir şeyi tasdik eden kimse”dir. İslami bir terim olarak mü’min, ‘Allah’a, meleklerine, kitaplarına, Peygamberlerine, ahiret gününe ve kadere inanan kimseye verilen isimdir. Mümin, Allah’ın yarattıklarını Allah için sever. Yunus Emre’nin diliyle, “Yaratılanı sev, Yaratan’dan ötürü”. Yaratılanları sadece Yaratan yani Allah için sever. Kur’an-ı Kerim, imandan yoksun olan kalpleri, taşa benzetmektedir. Hatta taşı bile, imansız kalplerden daha üstün kabul etmektedir. Kısaca imandan yoksun olan bir kalp, taştan

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-33 GÖZLERDEKİ ENERJİ (2)

Sevgili Gençler! Dikkatli bakışlar, bir kişi üzerinde yoğunlaştığında muhatap konumunda olan kişi huzursuz olur. Yoğun ilgi ve dikkat, kişinin cesaretini kırabilir. Kişiye eleştiri gözüyle bakılması onun dengesini yitirmesine ve sınırlamalarının farkına varmasına neden olabilir. Böylece korku ve ürperme olayı meydana gelir. Kin, nefret, kıskançlık ve çekememezlik duygularıyla dolu olan bakışların hedefi haline gelen kişide korku ve ürperme, yüzünde sararma, kalp atışlarının hızlanması gibi belirtiler görülür. Korku ve ürperti, yapılmaması ve söylenmemesi gereken şeyleri yaptırır ve

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-32 GÖZLERDEKİ ENERJİ (1)

Sevgili Gençler! Bir gün, İstanbul-Bakırköy ilçesinin meşhur Özgürlük Meydanı’ndan geçiyordum. Meydan cıvıl cıvıldı. Sanki insan seli. Yüzlerce insan hareket halindeydi. Kimi insan, evine yetişebilmek için otobüs, minibüs kuyruğuna koşuyor… Kimileri, hızla gelmekte olan banliyö trenine yetişebilmek için istasyona inen merdivenleri ikişer-üçer atlayıveriyor. Bir kadın, çocuğunun elinden tutmuş, çekiştirerek yürümeye çalışıyor… Gözleri görmeyen bir ihtiyar, elindeki bastonu bir sağa, bir sola sallayarak yol almaya uğraşıyor… Saatine baka baka hızla ilerleyenler… Randevusuna geç kaldığı için insanları ite-kaka

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-31 SAYGILI OLUN!…!

Prof. Dr. Bayram Altan’ın, 1979 yılında Üstadı Seyyid M. Avni ( Avnullah) Özmansur’a hitaben yazdıği uzun şiirini Ünlü Sanatçı Ahmet Akbaba besteledi. Sevgili Gençler! İnsan topluluklarının en küçük birimi ailedir. Diğer bir ifadeyle, Aile; insanın içinde doğup büyüdüğü küçük bir topluluğun adıdır. Bu topluluk, kadın ile erkeğin anlaşıp “Nikah Akti” ile biraraya gelmesinden teşekkül eder. Toplumun temeli aile ocağıdır. Bu ocak, kendine özgü kuralları içinde toplumun devamını sağlayan saygın bir yuvadır. Bu yuvanın devamlılığı, aileyi

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-30 İYİLİK YAPIN!…

Sevgili Gençler! İnsan iradesini kullanmada serbest bırakılmış ama sorumluluktan uzak tutulmamıştır. İnsanın sorumluluğu, davranışlarını kontrol altına alabilmesi içindir. Herkes her aklına geleni istediği yerde ve istediği şekilde yapmaya kalkarsa, orada ne huzur, ne güven ve ne de nizam kalır. İnsan davranışlarından sorumlu tutulmamış olsaydı iyilikle kötülüğün, doğru ile yanlışın hiçbir anlamı ve değeri kalmazdı. İnsan, aklı erdiği günden itibaren hep mutlu olmak için çalışır. Ancak gerçek mutluluk; inanç, sevgi ve iyilikten geçer. Dinimize göre olgun bir

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-29 MÜSLÜMANIN ASALETİ YETER!…

Sevgili Gençler! Bir insanın Müslüman olabilmesi için, Kelime-i Tevhid’i yani “Lailahe illallah Muhammedün Resulullah” sözünü bilerek ve kalbiyle tasdik ederek diliyle söylemiş olması gerekir. Kelime-i Tevhid’in içindeki “Lailahe illallah Muhammedün Resulullah” sözünün mânâsı ise “Allah’tan başka İlâh yoktur, Hz. Muhammed (s.a.v.) Allah’ın elçisidir” demektir. Ancak bu sözün iyice anlaşılabilmesi için, Arapça olan “İLAH” kelimesinin mânâsının iyice bilinmesi zaruridir. Arapça, veciz bir lisandır. Diğer lisanlardan üstünlük arz eden meziyetleri yanında Arapça lisanının veciz bir lisan olmasının

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-27 NİÇİN YARATILDIK?…

Sevgili Gençler! Bir insanın yağmur yağarken şemsiyesini alıp da dışarı çıkması doğru bir harekettir. Ama yağmur yağmadığı halde şemsiyesini açarak dışarı çıkması yanlış bir harekettir. Dolayısıyla, Türkçemizde kullanılan doğru ve yanlış kelimeleri şarta bağlı olarak isabetli olan şey veya olmayan şey mânâsındadır. Halbuki iki kere iki dört eder. Yağmur yağsa da dört eder, güneş açsa da dört eder, bir hafta önce de dört eder, bin yıl önce de dört eder. İşte hiçbir şarta bağlı olmaksızın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-25 İSLAMİ TERBİYE !…

Sevgili Gençler! Bir gün evleneceksiniz. Çocuklarınız olacak. Birer anne veya baba olacaksınız inşaallah. Onun için aile hayatından, anne ve babanın görevlerinden ve özellikle de istikbalimizin bekçileri olacak nesillerimizin terbiyesinden bir nebze bilgi vermek istiyorum. İslam aile hayatında, anne ve babanın görevi sadece çocuk dünyaya getirmek değildir. Anne – babalar, çocuklarının eğitim ve öğretiminden, ruhi ve bedeni sağlıklarını korumak ve kollamaktan sorumludur. Sevgili Gençler! İnsanın iyi ve kötü kişilik kazanmasında ailenin tutumu çok önemlidir. Gerçekten de

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-24 İSLAM’A KOŞUN!

Sevgili Gençler! Günümüzde ilim ve teknik, önceki asırlara göre çok gelişti ve her geçen gün baş döndürücü bir hızla daha da gelişiyor… Hergün yeni bir buluş, insanlığın hizmetine giriyor. Gelişmiş araç ve gereçlerle artık kıt’alar arası mesafeler yakınlaşıyor, bilinmeyen diyarlara gidiliyor… Seyahat imkanları artıyor ve haberleşme hızlanıyor…. Dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen bir olay, aynı gün televizyon ekranlarında seyredilebiliyor, hatta anında izlenebiliyor…. Çeşitli ülkelerin yaşayışları, inançları, gelenek ve görenekleri, yaşam tarzları evlerimizin içinden görünüyor….

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 23 ÖFKENİZE HÂKİM OLUN!

Sevgili Gençler, Yaratılışımızın gereği bir toplum içinde yaşamak zorundayız. Bu ortaklaşa yaşayışta, istesek te istemesek te bazı kurallara uymak zorundayız. Bunlar, birlikte yaşamanın değişmez kurallarıdır. Hayatımız boyunca farklı kişi ve topluluklarla ilişkilerimiz olur. Bu ilişkilerde hep benim dediğim, hep benim arzum yerine gelsin dersek, toplumun huzuru bozulur. Halbuki anlaşmış, kaynaşmış, huzurlu bir toplum olmanın yararını kimse inkar edemez. Toplum içinde birlikte yaşarken her yerde ve her zaman sözümüzü, düşüncemizi ve davranışlarımızı mantıki olmaktan uzak tutmazsak,

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 22 MANEVİ BAĞLARINIZI GÜÇLENDİRİN!

Sevgili Gençler, İnsanları bir dava etrafında toplayan, aralarındaki kin, haset, husumet, kıskançlık ve düşmanlık duygularını izale eden, öz kardeşlikten daha ileri bir kardeşlik anlayışına sahip kılan, düşman karşısında tek vücut olmalarını sağlayan iksir, şüphesiz manevi bağlardır. Gücünü İlahi inanç esaslarından, etkisini kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’den alan, Allah ve Resulü’nün rızasından başka hiçbir maddi menfaate dayanmayan manevi bağlar, daimidir, ebedidir. Manevi değerlerle ilgisi olmayan ve tamamen çıkara dayalı maddi bağlar ise, geçicidir ve günün birinde küçücük

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum – 21 MUTLULUĞUN KAYNAĞI CÖMERTLİKTİR!…

Sevgili Gençler, Allah tarafından mükemmel bir şekilde yaratılan ve sayısız nimetlere mazhar olan insan, zamanla bazı özellikler kazanır. Bu özellikler, insanın manevi yapısına göre şekillenir ve farklı isimler alır. Bazı insanlar “cömert”, bazı insanlar ise “cimri” olur. Allah’ın kendisine lütfettiği nimetleri Allah’ın kullarıyla paylaşır. İkramda bulunur, ihtiyaç sahiplerine yardım eder, ihtiyaçlarını giderir. Sadaka-i Cariye’de bulunur. Yol yaptırır, çeşme yaptırır, köprü yaptırır, cami yaptırır, okul yaptırır, ağaçlar diker… Kısacası geride insanların yararlanacağı kalıcı eserler bırakır. Kazancının

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-20 ULUSLARARASI SİVİL TOPLUM KURULUŞLARIMIZ

Bütün gelişmiş toplumların yapısında, Demokrasinin sigortası sayılan ulusal ve uluslararası Sivil Toplum Kuruluşlarının etkileri vardır. Her şeyi devletten beklemek yerine münferit çabaları birleştirerek belirli alanlarda topluma faydalı olma gayreti, tarih boyunca hep var olmuş ve günümüze kadar gelmiştir. Sivil Toplum Kuruluşları, gönüllü insanlar tarafından kurulan, topluma hizmet sunmak amacıyla hareket eden, siyasi yönü bulunmayan ve kâr amacı gütmeyen resmi kuruluşlardır.. Sivil toplum kuruluşları, pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de, genellikle toplumun dinamik, değişime öncülük

Devamını Gör »

2020 yılı Mevlid Kandili Münasebetiyle… SEVGİLERİN EN YÜCESİ !…

Bu gece idrak edeceğimiz “ Mevlid Kandiliniz” Mübarek Olsun!… Allah ve Resulü Hz. Muhammed (s.av)in sevgisi, sevgilerin en güzeli ve en yücesidir. Asırlardan beri müslümanlar, bu sevgiye nail olabilmek için büyük gayret ve fedakarlıllarda bulunmuşlardır. Bu ulvi sevgiyi tâ küçük yaşlarda kazanan (geçen yıl aramızdan ayrılıp ebedi hayata göç eden ) Üstadım Seyyid M. Avni (Avnullah) ÖZMANSUR, Allah ve Resulü’nün yolundan yürürken en büyük şiarı, Sevgili Peygamberimiz (s.av) Efendimizin sünnetine sarılmak ve onun eşsiz ahlakını

Devamını Gör »

Gençlere sesleniyorum–19 CAMİ VE MESCİDLER, KUDSİYETİNİ KÂBE’DEN ALIR!..

Sevgili Gençler! İnsan, bazı özellikleri ile daha fazla değer kazanır, çok sevilir ve toplumda büyük saygı görür. Bazı özellikleriyle de şeytani bir hâl alır. Hiç kimsenin sevgisini ve saygısını kazanamaz. Aksine toplumdan tecrid edilir. Yalnızlığa itilir. Çevresinde sadık dostlar bulunmaz. Mevki, makam, rutbe ve servet nedeniyle yalakalar sarar etrafını. Onlar da sadık değil, menfaat devam ettiği müddetçe dost görünürler. Menfaat bittiği anda, dostlukları da biter. Bir gün sahip olduğu mevki, makam, şöhret ve servet elinden

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-18 İNSANCA YAŞAMA ZEVKİ…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! Bizler bu dünya hayatına yaşamak için geldik. Ancak, istikbalden güzellikler ve mutluluklar umarak, yaşama azmini kaybetmeden, niçin yaratıldığımızın  bilincinde olarak yaşamak çok daha güzel ve anlamlı. Ümitsizliğe, karamsarlığa ve  istikbal endişesine kapılmadan, geleceğin aydınlığının yakalanacağını umarak yaşamak; hayatı kolaylaştırır, büyük bir  zevk ve keyifle yaşanır  hâle getirir. Yaşama zevki, huzur ve mutluluğu ancak umut olduğu zaman tadılabilir. Umutlar kaybolunca, yaşama sevincini, mutluluğunu ve zevkini de beraberinde götürür. Sevgili gençler!

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-17 ZOR BİR GÖREV!…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsan hayatı, şerefle geçirilmesi gereken zor bir görevdir. Bundan dolayı bir lokma ekmek için şeref ve haysiyetinizi ayaklar altına almaya, bir anlık zevk için namusunuzu kirletmeye, geçici bir zaman için makam sevdasıyla el öpmeye ve ufak çıkarlar uğruna şahsiyetinizi yitirip hayatınızı karartmaya değmez!… İkinci Murat(1451) şöyle söylüyor; “Bu dünyada üç sınıf insan vardır: Birincisi, aklı ve fikri yerinde, geleceği görebilen, düşünebilen ve  hiçbir anormalliği olmayan kimselerdir. İkincisi, yolların doğru

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-16 ZAMANINIZI GÜZEL DEĞERLENDİRİN!…

Prof. Dr. Bayram Altan Bir toplumun huzurlu ve onu oluşturan insanların da mutlu olabilmesi için bazı özelliklerin  ön planda olaması gerekir. Bu özelliklerin en önemli ve etkili olanları ise; inanç ve maneviyattan sonra  karşılıklı sevgi, saygı, hoşgörü ve güvendir. İnsanlar, toplumun özüdür. Öz iyi olursa toplum da iyi olur. İnsanlar, bayrak direği gibi dosdoğru olmak zorundadır. Bir insanın yaptığı ile söylediği çelişkili olmamalı,  sözü ile özü  bir olmalıdır. İnsanlar, toplumun birer ferdidir. Toplumu meydana getiren

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-15 BAYRAK DİREĞİ GİBİ DOSDOĞRU OLUN!…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsan, maddi ve manevi yönüyle bir bütündür. Dünyaya ilk defa gözlerini açan insanın; ne kadar masum, sevimli ve temiz olduğu bilinen bir gerçektir. Bu nezahat ve masumiyet, zamanla insanın içinde bulunduğu ortamın durumuna göre değişiveriyor… İnsanın bu nezahat ve masumiyeti içinde fiziki yapısı, düşünce tarzı, hayata bakış açısı da gelişiyor, değişiyor… Büyük bir hızla meydana gelen bu değişiklikler; ortama, çevredeki yaşam biçimine , gelenek ve göreneklere, yetişme tarzına, aile

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-14 AHLAK VE MÂNEVİYAT

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsanı olgunlaştıran, yüzünü gülümseten, gönlünü huzurla dolduran, toplumda sevilen ve sayılan, itibar edilen, güvenilen bir   konuma yükselten  özellik şüphesiz, “Ahlak Güzelliği” dir. Bir insanın ahlakı ne kadar güzel olursa, onun kemalatı ve toplum içindeki derecesi de aynı ölçüde güzel ve üstün olur. Ahlakı güzel, davranışları örnek olan insanlar, toplumun en değerli, en seçkin, en saygın kişileridir. Bunlar; her yerde özlenen, söz ve sohbetleri dinlenen, birarada bulunmaktan  zevk duyulan dünyanın

Devamını Gör »

Gençlere Sesleniyorum-13 SELAMLAŞMANIN EN GÜZELİ…

Prof. Dr. Bayram Altan Sevgili gençler! İnsanlarla güzel, samimi ve kalıcı iletişim kurmanın ilk şartı, “Selam” dır. Selam, insanlar arasında sevgi ve barışı sağlamaya rehberlik eden, dostluk ve samimiyeti arttıran güzel ve etkili bir sözdür. Selamın dili ve şekli bölgeden bölgeye, ülkeden ülkeye göre değişiklik gösterebilir. Bazı insanlar, “günaydın, tünaydın” diyerek birbirlerini selamlar…. Bazı insanlar, “ iyi günler, iyi geceler” diye birbirine selam verirler…. Bazı insanlar, “Subh bikhayr,  şeb bikhayr” diyerek birbirlerine hayır tenenni ederler

Devamını Gör »